Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 17 Ağustos 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Murat ÇETİN

Yazmak ve yaşamak



Biz böyleyiz işte, yazarız, hep yazarız.

Üzülür, yazarız; sevinir yine yazarız.

İnsanlar doğsa da, ölse de eksilmez, hatta artar yazacaklarımız.

Ne akan kandan, ne esen fırtınadan, ne yakıp kavuran yangından etkilenir yazdıklarımız.

Savaş başlayacak gibidir, “olası savaş” diye yazarız. Savaş başlar, çatışmaları; savaş biter “barış”ı yazarız.

Kim haklıdır, kim haksızdır; kim zalim, kim mazlum; bizim yazdıklarımızda vardır. Kim kazanmıştır, kim kaybetmiş; kelimelerimizde saklarız.

Deprem olmadan, fay hatlarından fal bakar; deprem olunca, rihter ölçeğini tartışır; enkazların ardından, alçak müteahhitleri ve cahil halkımızı yazarız.

İnsanlar okumuyordur, oturur, bu önemli meseleyi yazarız. İnsanlar bir kitabı çok okuyordur, “Hıh, popülizm işte, azizim” diye yazarız.

Ekonomi iyi gidiyordur, kötü gidiyordur; önümüzü görüyoruzdur, görmüyoruzdur; hepsini, ama hepsini yazarız. Cari açıktan da, ödemeler dengesinden de, faiz dışı fazladan da anlarız.

“İnternet ne mühim nimettir”, “Aman canım, pek de teknolojinin esiri olmuşuzdur”, “Tabiattan kaçmışızdır, temiz hava, bol gıda ne güzeldir”; yazarız.

Sağlıklı beslenmeden de anlarız. Fazla kilolardan ve sunî beslenmeden yakınır, her şeyin naturelinin iyi olduğundan dem vurup, kalemimize sarılırız.

Tarih tartışılırken, tartışmaya katılır; gerektiğinde bir padişahı, gerektiğinde bir sadrazamı savunur veye aleyhlerinde atıp tutarız.

Gelecek öngörüleri yapılırken, tezimizi ortaya koyar, “Atış serbest” kuralına uyarız.

Böyleyiz işte, yazarız, hep yazarız.

“Türkiye’nin kendine özgü şartları” der, onu yazarız. “Azizim, halkımız da çok bilinçsiz” der, onu da yazarız.

Bazen minik bir kuş gönderir yazacaklarımızı, bazen bir internet sitesinden kopyala-yapıştır yaparız. Bazen “Filancanın da dediği gibi” der, öyle yazarız.

Bazen o filancanın dediğine canımız sıkılır, onun hakkında yazar; o bize yazınca cevap verip, polemik alemlerine doğru akarız.

Her zaman yaşadıklarımızı mı yazarız? Evet bazen. Meselâ emniyet şeridinde giden adamın plakasını yayınlarken, trafik polisiyle şehrin trafiği hakkında konuştuklarımızı anlatırken, yediğimiz yemekten, gittiğimiz faaliyetten bahsederken…

Ama bazen hiç yaşamadıklarımızı da yazarız. Belki öyle gerektiğini düşündüğümüz için, belki “Ah keşke öyle olsaydı” diye iç geçirdiğimiz için, bazen sırf yazmak için…

Sonuçta yazmadan da yaşanmaz ki…

17.08.2006

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (14.08.2006) - Bağışlar lütfen

  (10.08.2006) - Yangın var

  (07.08.2006) - Bölünmüşlüklerimiz

  (03.08.2006) - A-politik olmayan yazı

  (31.07.2006) - Günahı kadar sevmek

  (27.07.2006) - Büyümek ve büyütmek

  (25.07.2006) - Kurtarma operasyonları

  (24.07.2006) - San’atçı hassasiyeti

  (20.07.2006) - Söz ola kese savaşı

  (17.07.2006) - Güzel sözlere ihtiyacımız var

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004