|
|
|
| |
Ekonomide fevkalâde yüksek risk uyarısı |
ABD’nin ‘’en iyi’’ ekonomik tahmin yapan ekonomisti olarak tanınan The Conference Board Başkan Yardımcısı ve Baş Ekonomisti Gail Fosler, Türkiye’nin fevkalade etkileyici bir büyüme içinde bulunduğunu memnuniyet verici olmasına karşın, küresel ekonomi açısından içinde bulunulan dönemin riskli olduğuna işaret ederek, ‘’Önümüzdeki birkaç yıl fevkalade yüksek riskin olacağı bir dönem olacak’’ dedi.
Baş Ekonomisti Gail Fosler, mevcut faiz oranlarıyla konutun, Türkiye’nin kurtuluşu olamayacağını belirterek, ‘’Konuta bağlı muazzam bir ekonomik gelişme olabilir ama bunu Türkiye’nin dış borç açığından kurtuluşu olarak görmüyorum. Özür dilerim ama konuta olan talebin azalacağını düşünüyorum’’ dedi.
Dünyanın önde gelen üst düzey yöneticilerinin üye olduğu, 90 yılı aşkın süredir iş dünyasına yönelik eğilimleri değerlendiren, araştırmalar yapan ve öngörülerde bulunan global sivil toplum kuruluşu The Conference Board temsilcileri, Eczacıbaşı Topluluğu’nun ev sahipliğinde, Türkiye’deki iş adamları ve bazı gazetecilerle bir araya geldi.
The Wall Street Journal tarafından ABD’nin en iyi ekonomik tahmin yapan ekonomisti seçilen ve son 3 yılda enflasyon oranını, dünyada en iyi tahmin eden iki ekonomistten biri olan Fosler, küresel ekonomi ve Türkiye’nin buradaki konumu hakkında bir sunum yaptı.
Ekonominin son 6-7 yıllık geçmişi düşünüldüğünde, bu dönemin çok önemli bir disiplin ve çalkantılar dönemi olacağı yönünde mesaj veren Fosler, ‘’Son birkaç aydır piyasalarda meydana gelen çalkantılar tesadüfi değildir ve kolayca ortadan kalkmayacaktır’’ görüşünü aktardı.
Fosler, Türkiye’nin fevkalade etkileyici bir büyüme içinde bulunduğunu ifade ederek, bunun en önemli göstergesinin daha verimli ve rekabetçi bir ekonomiye geçiş olduğunu söyledi. Verimliliğin önemine dikkat çeken Fosler, bundan sonraki görevin istihdamın hızını artırmak olduğunu, bunu yaparken de verimlilikten taviz verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Fosler, küresel ekonomi açısından içinde bulunulan dönemin riskli olduğuna işaret ederek, ‘’Önümüzdeki birkaç yıl fevkalade yüksek riskin olacağı bir dönem olacak’’ görüşünü dile getirdi.
KONUT SEKTÖRÜ ZAYIFLIYOR
ABD ve Avrupa konut sektöründe bir zayıflık olduğunu ifade eden Fosler, ancak bunun resesyon olarak değerlendirilemeyeceğini aktardı. Fosler, ‘’Bugün ABD’nin içinde olduğu dönem temkinli olma dönemidir’’ dedi. Fosler, ABD hisse senetleri piyasasında düşüş yaşandığı dönemlerde basında yer alan haberlerden bahsederken de ‘’Böyle zamanlarda gazete başlıklarını okuduğunuzda yatağınızdan dahi kalkmak istemezsiniz’’ değerlendirmesinde bulundu.
Ağustos ayında menkul kıymetler piyasalarında yaşanan en alt noktanın, yıl içindeki en düşük oranlardan 5 puan daha yüksekte olduğuna işaret eden Fosler, ‘’ABD ekonomisinin bağışıklık sistemi zayıflamıştır, ama tamamen çökmemiştir. Birtakım riskler var ama resesyon bunlardan biri değil’’ diye konuştu.
TÜRKİYE AB’DEKİ 15 ÜLKEDEN DAHA İYİ
Fosler, dolar kur tahminine ilişkin olarak da dolarda, tek yönlü olarak aşağıya doğru bir gidiş olduğunu söyledi.
Dışardaki alım satımlarla doların yen karşısında zayıfladığını, TL’nin tek yönlü olmasa bile genel bir yükseliş içinde olduğunu belirten Fosler, ‘’Çünkü Türkiye genel itibariyle avro zonuna girecek ve burada daha çok bağlantı var’’ dedi.
Fosler, Türkiye’nin Brezilya’dan daha iyi bir konumda bulunduğu görüşünü aktararak, ‘’Türkiye muazzam bir büyüme fazında. Türkiye’de menkul kıymet piyasası güçlendikçe Türkiye ile ilgili bir çalkantı ihtimali de düşer’’ diye konuştu.
Türkiye’deki yüksek büyüme performansına dikkat çeken Fosler, bunun AB 15’ten çok daha iyi olduğunu kaydetti.
Fosler, sunumunda Türkiye ile Çin’i kıyasladı. Çin’in istihdamın her şey olduğu ekonomiyle mutlak bir büyümeye geçtiğini aktaran Fosler, ‘’Çin, aslında sürdürülemez bir büyüme içinde. Buna, neredeyse ölüm spirali bile denebilir. Muazzam bir verimlilik var, ama hükümet ekonomiyi sürekli itekliyor’’ görüşünü aktardı. Fosler, Türkiye’nin rekabet gücünün yüksek olduğuna işaret ederek, rekabetin dışında verimliliğinde önemli olduğunu vurguladı.
Türkiye’de çok yüksek bir işsizlik oranı olduğuna değinen Fosler, Türkiye’de mali çalkantıların daha sık yaşanacağı, büyük servetlerin kazanılamayacağı ve büyük risklerle karşılaşılacağı bir dönem içinde bulunulduğunu anlattı. Fosler, ‘’İleriye doğru baktığımızda, sizin için makro ekonomik ve risk açısından daha hassas bir dönem olabilir. Bunun önümüzdeki 2-3 yıl içinde getireceği risklerden kaçınmanız gerekecektir’’ dedi.
|
|
/ İSTANBUL
04.10.2007
|
|
| |
Emekliler: Ayrımcılığa son verilsin |
Türkiye İşçi Emeklileri Derneği (TİED) Genel Başkanı Kazım Ergün, ‘’emekli aylıklarını yükseltme formülü’’ konusunda, bütün emeklilerin aylıkları iptal ettirme şansı olmadığından ‘’yeni bir kaos ortamı meydana getirildiğini’’ öne sürerek, bunun mağdurunun işçi emeklileri olduğunu söyledi.
Ergün, ‘’Bu ayrımcılığa son verecek ve kazanılmış bir hak olarak refah payının tüm emeklilere yansıtılmasını sağlayacak yasal düzenleme yapılmalıdır’’ dedi.Ergün, ‘’emekli aylıklarını yükseltme formülü’’ ve ardından yaşanan tartışmaları, değerlendirdi. Sorunu çözecek formülün, refah paylarının ödenmesini sağlayacak bir düzenlemeden geçtiğini vurgulayan Ergün, 4447 sayılı kanun ile emekli aylıklarının hesabında getirilen, TÜFE ile birlikte kalkınma hızı artış oranı kadar refah payı uygulamasının, aynı şekilde emekli aylıklarının artışında da dikkate alınmasını önerdiklerini kaydetti.
Ergün, şöyle konuştu:’’En adil çözüm budur. Bunun dışındaki seçenekler ve baskılar, emekliler arasında haksız bir ayrımcılığı gündeme getireceğinden, bütün emeklilere büyüyen ekonomiden refah payının verilmesini öngörecek değişiklikler yapılmalıdır. Aksi takdirde, bu haktan yararlananlar için öz evlatlar, yararlandırılmayanlar için ise üvey evlatlar denilecektir. Devletin kurumları vatandaşlara öz evlat, üvey evlat muamelesi yapamaz.’’
|
|
/ ANKARA
04.10.2007
|
|
| |
Doğu Karadeniz’de ihracat arttı |
Doğu Karadeniz İhracatçıları Birliğine (DKİB) bağlı 3 ilden, bu yılın dokuz ayında yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14 arttı.
Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, yaptığı yazılı açıklamada, yetki alanlarında bulunan Artvin, Rize ve Trabzon’dan, bu yılın Ocak-Eylül döneminde toplam 825 milyon 700 bin dolar ihracat gerçekleştirildiğini belirtti.
Geçen yılın aynı dönemindeki ihracat rakamının 726 milyon 839 bin 642 dolar olduğunu ifade eden Gürdoğan, bu yılın ilk 9 ayındaki ihracatta, önceki döneme göre yüzde 14 artış yaşandığını kaydetti.
Gürdoğan, ihracatın 532 milyon 113 bin 681 dolarlık bölümünün Trabzon, 251 milyon 409 bin 826 dolarlık bölümünün Rize, 41 milyon 477 bin 192 dolarlık bölümünün Artvin’den yapıldığını, en çok ihracat gerçekleştirilen ürünlerin ise sırasıyla fındık ve mamulleri, madencilik ürünleri ile yaş meyve ve sebzenin oluşturduğunu bildirdi.
|
|
/ TRABZON
04.10.2007
|
|
| |
Trakya, şaptan arındırılmış bir bölge |
Edirne Tarım İl Müdürü Erdinç Yazıcı, hayvan sağlığıyla ilgili çalışmalarının devam ettiğini belirterek, ‘’Trakya şaptan arındırılmış bir bölge ve yörede şap hastalığına rastlanmadı’’ dedi.
Yazıcı, yaptığı açıklamada, Edirne’de şap hastalığının tesbiti amacıyla şap aşılama kampanyası öncesi survey çalışması yapıldığını söyledi.
Edirne ve ilçelerinde 34 köy, 2 borsa, 2 mezbaha ve 1 canlı hayvan pazarından 2 bin 328 büyükbaştan kan örneği alarak Ankara Şap Enstitüsü’ne gönderildiğini ifade eden Yazıcı, ‘’Bu yıl diğer yıllara nazaran survey çalışmalarına borsa ve pazarların dahil edilmesi çok iyi oldu. Bu sayede ilimize satış için diğer illerden getirilen hayvanlarda şap virüsünün olup olmadığı da daha iyi anlaşılacak. Edirne’de hayvan sağlığıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor’’ dedi.
İlde ilk etapta 119 bin 323 adet büyükbaş ve 215 bin 125 küçükbaşa şap aşısı uygulandığını anlatan Yazıcı, ‘’Küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarda aşı, serum, ilaç ve diğer sağlık taramalarını sürdürüyoruz. Trakya şaptan arındırılmış bir bölge ve yörede şap hastalığına rastlanmadı’’ diye konuştu.
|
|
/ EDİRNE
04.10.2007
|
|
| |
Su faturasında ‘e-tahsilat’ dönemi |
Gelişen teknolojiyi yakından takip eden Kayseri Su ve kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (KASKİ), internet üzerinden ‘E-Tahsilat’ ile fatura yatırma dönemi başladı.
Abonelerin KASKİ’ye olan tüm borçlarını her türlü kredi kartı ile internet üzerinden ödeme yapabileceklerini açıklayan KASKİ Genel Müdürü Ender Batukan, “Bundan böyle müşterilerimiz borçlarını 7 gün 24 saat güvenlik içerinde ödeyebilirler.” dedi.
KASKİ internet üzerinden kredi kartı ile ödeme yapma işleminin, SSL 128 bit şifreleme sistemi güvencesi altında gerçekleştirildiğini ifade eden Batukan, şu bilgileri verdi; “Kredi kartı numarası KASKİ bünyesinde tutulmayıp Banka Kredi Kartları Merkezine şifrelenerek gönderilmektedir. Bu sebeple güvenlik açısından hiçbir problem yoktur. Ödeme yapan müşterilerimiz isterlerse ödeme makbuzlarını yazıcılarından dökebilmekte veya dilerlerse kendi e-posta adreslerine yönlendirebilmektedirler. Yapılan bu işlem için müşteriden herhangi bir komisyon talep edilmemektedir.”
Batukan, E-Belediye aracılığı ile gerçekleştirilen ödemelerdeki güvenlik önlemlerin en yüksek seviyede tutulduğunu sözlerine ekledi.
|
|
/ KAYSERİ
04.10.2007
|
|
| |
TMSF M. Zorlu Holding’e el koydu |
TMSF’nin İzmir’de bulunun Mazhar Zorlu Holding’in EGS Bank ve Toprakbank’a olan 50 milyon YTL’lik borcu nedeniyle İzmir’de çeşitli semtlerdeki şirket merkezlerinde eş zamanlı haciz ve muhafaza işlemi başlattığı öğrenildi.
TMSF yetkilileri, dün Mazhar Zorlu Holding A.Ş., Ege Yıldız Plastik Pazarlama Ticaret ve Sanayi A.Ş., Egeplast Ege Plastik Ticaret ve Sanayi A.Ş., Ege Sökteks Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş., Ege Basteks Tekstil ve Baskı Sanayi A.Ş., Egepamtur Tekstil ve Sanayi Ticaret A.Ş., Ege Sigorta Acenteliği ve Ticaret A.Ş., Alsancak Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş. (Ege Palas Oteli) ve Güçbirliği Holding A.Ş’nin şirket merkezlerinin bulunduğu Çiğli, Alsancak, Çankaya, Buca ve Gaziemir ilçelerinde eş zamanlı haciz ve muhafaza işlemine başladı. Yapılan işlem neticesinde adreslerde tespit edilen menkuller de muhafaza altına alınarak İstanbul’a götürüldü.
Yapılan işlemde Mazhar Zorlu Grubu borçlu firmaları ve kefilleri hakkında yapılan malvarlığı araştırması neticesinde, borçlulara ait olduğu tespit edilen gayrimenkul tapu kayıtlarına, araç trafik kayıtlarına, banka ve şirketlerdeki hisse, mal, hak ve alacaklarına da haciz konulduğu belirtildi.
|
|
/ İZMİR
04.10.2007
|
|
| |
Clarks’dan yeni modeller |
Ayakkabı markası Clarks’ın, 2007 sonbahar-kış koleksiyonunda yer alan ayakkabı, çizme ve botlarda sade çizgilerin yanı sıra kalite ve dayanıklılık ön plana çıkıyor.
Clarks, hem hanımlar hem de erkekler için farklı tarzda kıyafetlerle kullanabilecekleri modeller sunuyor. Clarks’ın ustaların ellerinden çıkmış modelleri, üstün teknoloji ve öncü tasarımlarıyla rahatlığı bir arada sunuyor.
|
|
Yeni Asya
/ İSTANBUL
04.10.2007
|
|
| |
Kivi üretiminin yeni adresi: Rize |
Rize Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Nevzat Paliç, Rize’de bu yıl 4 bin tonun üzerinde kivi rekoltesi beklendiğini vurgularken, yılda 40 bin ton kivi üretecek kapasite bulunduğunu söyledi.
Paliç, yaptığı açıklamada, kivinin Türkiye’de Yalova, Adapazarı, Ordu, Giresun, Trabzon ve Artvin’de üretildiğini, ancak kivi üretimi için en uygun şartların Rize’de bulunduğunu, kivinin yörede çay üreticisi tarafından ek gelir için üretildiğini söyledi.
Yörede kivi üretimine 1990’lı yıllarda deneme amacıyla başlandığını ifade eden Paliç, ‘’Vatandaşların rağbet göstermesiyle Rize’de özellikle son 10 yıldan bu yana yılda ortalama 4 bin ton kivi üretimi yapılıyor. Rize’de üretilen kivinin kaliteli olması nedeniyle de talebi oldukça fazla. Yörede üretilen kivide hiçbir ilaç kullanılmakta, tamamen doğal olarak yetiştirilmektedir’’ dedi.
|
|
/ RİZE
04.10.2007
|
|
| |
Zeytinyağı ithalat talebine tepki |
Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, ihracatçıların ithalat talebinin ‘’piyasada panik meydana getirmek fiyat üzerinde baskı oluşturmak amaçlı’’ olduğunu savundu.
Tariş Zeytin’in Çiğli’deki üretim tesislerinde basın toplantısı düzenleyen Çetin, dünya ve Türkiye’de zeytinyağı rekolte ve fiyatları hakkında değerlendirme yaptı. Türkiye’nin zeytincilik konusunu çok ciddiye aldığını ve devletin dünya ikinciliği hedefi koyarak büyük bir yatırım yaptığını belirten Çetin, dönüme 250 YTL destek, ücretsiz fidan ve zeytinyağı tesislerine yüzde 50 hibe desteği verildiğini, bu yatırımla 15 yıl sonra 700 bin ton üretime ulaşmanın mümkün olacağını kaydetti.
Yapılan desteklerle ağaç sayısının 130 milyona ulaştığını, bu ortamda üreticinin üründen beklentisinin kırılmaması gerektiğini ifade eden Çetin, ‘’Bu heyecan kaybolursa, devletin harcamasına, üreticinin de umutlarına yazık edilir’’ dedi.
Türkiye’de bu yıl 72 bin ton rekolte beklendiğini, stokla birlikte 132 bin ton zeytinyağının bulunduğunu belirten Çetin, bu miktarın iç ve dış piyasa için yeterli olduğunu söyledi.
|
|
/ İZMİR
04.10.2007
|
|
|
|