RTÜK Başkanı Zahid Akman, spor prog- ramını arayıp, “nazikçe” uyardığı için eleştiriliyor.
Peki, aynı durumda Aydın Doğan, spor yorumcusu Ahmet Çakar’ı arasaydı yine “eleştirilir miydi?”
Öyle ya,
Aydın Doğan eski DYP Lideri Tansu Çiller’in katıldığı bir açıkoturum programını ani bir kararla bağlanmış ve şaşırtıcı bir şekilde cevap vermişti. Yani resmen açıkoturuma resmen müdahale edilmişti.
Doğan bunu alışkanlık haline getirdi ve işine gelmeyen programlara adeta “müdahil” kesilmişti.
İlginçtir.
Akşam Yazarı Engin Ardıç da Aydın Doğan’la ilgili şu sözleri yazdı:
“Türkiye’nin ana muhalefet lideri, Sayın Deniz Baykal değil, Sayın Aydın Doğan’dır… Şu farkla ki, Sayın Doğan bu muhalefeti ‘ticari amaçlarla’ yürütmektedir. Dolayısıyla, bu bir muhalefet de değil, köprüyü geçen kadar diklenme politikasıdır.”
Sözlerine şöyle devam ediyor yazar:
“Samimiyetine inanabilirdik, daha önceden ‘sabıkası’ olmasaydı… Doğan Yayın Grubu’nun geçmişi, başbakana (çeşitli başbakanlara) dönem dönem yüklenip dönem dönem de ateşkes ilan etmekle maluldür.”
Demek ki, Akman’ı eleştiren kalemşörler önce kendi patronlarından başlasın.
Tabii cesaretleri varsa!
VAROLUŞUN SIRRI
Harun Kolçak “varoluş”u araştırıyormuş bu sıralar.
Bu değişikliği soran birisine şöyle cevap veriyor:
“Ben varoluşu araştıran biriyim. İki yıldır da Kuantum fiziğiyle ilgiliyim. Kuantum fiziğine geçiş yaptığınız zaman algılarınız farklı çalışıyor. Mistisizmden uzaklaşıp teknolojinin içine daha derinlemesine giriyorsunuz, daha somut şeylerle ilgileniyorsunuz” diyor.
Varoluşun sırrını derinlemesine araştıran Kolçak, acaba içinde bulunduğu Ramazan gününün ne manaya geldiğini de derinlemesine araştırır mı?
Yani “varoluşu” başka ve farklı yollardan aramak için “Kuantum” fiziğini okumaya gerek var mı?
Yahut “kuantum fiziği”ndeki “varoluş”u henüz göremedi mi daha?
BİTMEYEN TARTIŞMA
Gün geçmiyor ki, başörtüsü tartışmaları bitsin. Tam tersine “alevleniyor.”
Hatta alaya alınıyor. Çünkü ciddi tartışmaktan uzak kalanlar, fikir sahibi olamadıkları için işi gırgıra döküyor.
NTV’de yeni programa başlayacak Müjde Ar:
“Ben kapanmak değil, daha çok açılmayı düşünüyorum!”
Sebep?
“Sıhhi” bir durum!
Sözlerin devamında konuyu noktalıyor:
“Kapanmak konusu benim için söz konusu değil. Onu için ben nereye giderim bilmiyorum.”
Biz de bilmiyoruz nereye gideceğini…
Ancak, insanların “inancından dolayı” örtündüğü bir ortamda “alay” etmek hiç kimsenin hakkı olmamalı.
05.10.2007
E-Posta:
davut@yeniasya.com.tr
|