Regaib’le başlayıp Mi’rac ve Berat’la devam eden ve Kadir Gecesinde zirveye ulaşan bir manevî yükseliş süreciyle her yıl hayatımızı zenginleştiren eşsiz bir uhrevî ticaret mevsimi olarak Üç Ayları, bu ayların sonuncusu olan Ramazan-ı Şerifi ve bu ayda tuttuğumuz oruçların, kıldığımız namazların, okuduğumuz hatimlerin, verdiğimiz zekât ve sadakaların ve bilumum dua ve ibadetlerimizin verdiği huzuru bayram sevinciyle taçlandırdığımız bir mübarek zaman dilimini daha geride bıraktık.
Cenab-ı Hak daha nicelerine sağlık, afiyet ve huzur içinde erişmeyi nasip eylesin.
Fâni ömür dakikalarını, saatlerini, günlerini, haftalarını, aylarını bâkileştirmenin paha biçilmez fırsatlarıyla dolu bu mevsimi lâyıkıyla değerlendirebilenlere ne mutlu.
Tabiî, bu mevsimde kazanılan ve pekiştirilen güzel hasletleri, sonrasında devam ettirebilmek de başlı başına bir mazhariyet.
Bugünden itibaren, baştan sona imtihanlar silsilesi olan hayatımızın bir sonraki Üç Aylara kadarki bölümünde bunu başarma sınavı ile karşı karşıyayız.
Tabiî ki, Üç Ayların ve Ramazan’ın manevî atmosferini sair zamanlara da aynen taşımak zor, hattâ mümkün de değil.
Ama burada asıl olan, fâni ömrümüzü bâkileştirme eksenli bir hassasiyeti hayatımızın bütün safahatına hakim kılma niyet ve kararlılığını canlı tutabilmek.
Bu da, bilhassa imanî eserlerle olan irtibatımızı aktif şekilde sürdürmemize bağlı.
Bu hususun, bizler açısından çok özel bir önem ve anlamı daha var.
O da, hizmetlerimizin temel dinamiğini oluşturan şevk, heyecan ve gayreti sürekli canlı tutabilmemiz; hadiselerin ruhumuzda meydana getirdiği kirlenme ve aşınmadan kaynaklanan tortuları temizleyip kendimizi yenileyebilmemiz için gerekli en önemli şartlardan birinin “okumak” olması.
Bu itibarla, şu anda şöyle bir kampanya ve seferberliğe ihtiyacımız var:
Risale-i Nur okuma seferberliği...
***
Cihad: Kalb ve gönüllerin fethi
Yazarımız Mehmet Ali Kaya'nın Yeni Asya Neşriyat arasında çıkan kitabının başlığı, hem eserin muhtevasını özetliyor, hem de cihadın gerçek anlamını ifade ediyor.
Kitaptaki konu başlıklarından ve cevabı verilen sorulardan bazıları:
* Maddî gelişme ve cihad
* Günümüzün cihad usulü manevî cihad nedir, nasıl yapılır?
* Cihadın amacı nedir?
* Dinde zorlama yoktur. Neden?
* İslâm savaş dini midir, kılıçla mı yayılmıştır?
* Darü’l-İslâm, dârü’l-harp nedir? Ülkemiz dârü’l-İslâm mı, dârü’l-harp mi?
* İntihar bombacılığı cihad olabilir mi?
Bunların ve benzeri birçok sualin âyetler, hadisler ve Bediüzzaman başta olmak üzere büyük İslâm âlimlerinin izahları ışığında cevaplandırıldığı kitabın cihadla ilgili olarak İslâma yöneltilen haksız isnad ve itirazları çürüterek zihinlerdeki istifhamları ortadan kaldırma ve Müslümanların da doğru bir cihad anlayışına sahip kılınmalarına yardımcı olma noktasında faydalı olacağına inanıyor, yazarı kutluyor, çalışmalarının devamını diliyoruz.
15.10.2007
E-Posta:
yeniasyadansize@yeniasya.com.tr
|