Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 06 Ocak 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Cevat ÇAKIR

Köyümüzün kedileri



Bir aile ortamında; 20 gün önce dünyaya gelmiş bir bebek elden ele dolaştırılıyor ve resimler çekiliyordu. Bu sırada köyden İstanbul'a mecburen gelen annem; "Artık köyümüzde sevecek ne bebek var ne de kedi yavrusu" dedi.

Evet, köylerde kimseler kalmamış. Köyler yazlık ve piknik alanlarına dönmüş. Köyler terk edilince, insanların arkadaşları olan bir kısım hayvanlar da köylerden ayrılmış. O kedi ki, bereket kaynağı: "Belki insanlara arkadaş verilen ve rızıkları dahi insanların rızıkları içinde gönderilen kedi gibi bazı mahlûkların rızıkları dahi bereket suretinde geliyor."1

Geçmiş yıllarda, kış aylarında ve okul tatilinde dahi camisinde çocuk okutulan yerde, bugün ilk okullar kapalı durumda. Yollar genişlemiş, gaz lambaları gitmiş, yerine elektrik gelmiş, telefon gelmiş. Ama insanlar kaçmış, insanların arkasından kediler de kaçmış o köyden ve diğer köylerden.

Kızılderili büyük reis Seattle'nin dediği gibi; "Hayvanlar olmazsa, insanlar nedir ki? Tüm hayvanlar yok olsaydı, insan, ruhunun o büyük yalnızlığı içinde ölüp giderdi. Hayvanlara ne olursa hemen sonra insanlara da aynısı olur."2

İnsanlık bugün elleriyle işlediklerinin sonucunu çekiyor. Arkadaşlarını terk eden insan, ciddî bir yalnızlığı ve bereketsizliği beraber yaşamaktadır.

Nice bayramların yaşandığı, her çalışmanın imeceyle olduğu, arazilerin ekildiği, otların biçildiği, yaylaların hayvanlarla dolduğu köylerimizde; şimdilerde sadece bunların tatlı bir hatırası kalmış durumda. Bayramlarda köyde bütün evler dolaşılır, kesilen kurbanlar sıra ile ziyafet verilirdi. Bugün bayramlar en yakın akrabalardan dahi kaçış zamanı oldu maalesef.

Dün köyümüzde buzdolabı yoktu. Yılda bir defa et görülmesine rağmen tamamı dağıtılırken, bugün çoğu saklanıyor. Bütün işlerin beraber yardımlaşmayla yapıldığı köyde böylesine bir değişikliğin yaşanması insanları ciddî bir yalnızlığa itmiş durumda. Evet fıtrî bir yaşayışa geçmedikten sonra insanlar bu yalnızlığı her gün biraz daha fazla hissederek ömür sürecek.

Kaynak:

1- Lem'alar, 68. 2- Çevre ve Din, 85

06.01.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (25.12.2007) - Bir kazakla 27 yıl

  (11.12.2007) - Millî ağaçlandırma seferberliği

  (29.09.2007) - Duman avcısı Mahmut

  (25.08.2007) - Barajlar otlak olurken

  (15.06.2007) - Mukaddes temizlik emri

  (30.05.2007) - En makbul ikram

  (29.04.2007) - Damlaya damlaya çöl olur

  (23.04.2007) - Ormanlarımız

  (17.02.2007) - Sigarayı boykot

  (08.01.2007) - Sularımız çekilirken

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri