Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 06 Şubat 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

İsmail TEZER

Yeryüzünün ‘şifa havuzları’: Denizler



“Kanser ilâçlarının yüzde 65’inin deniz

canlılarından ve bitkilerinden yapıldığı bildirildi.”

(aa)

Şâfi-i Hakikînin, şu dünya eczahanesinde, şifaları nerelere koyduğu, gerçekten de sırlar âlemi.

Şifa kaynaklarının saklanmasında, şüphesiz pekçok hikmet var. İnsanoğlu bu kaynakları aramakla, aslında Allah’ın hikmet eczahanesinden devâlar devşiriyor.

Kur’ân’ın herbir âyetinin zahirî mânâsından başka, her asra bakan pekçok işârî mânâsının da olduğuna dikkat çeken Bediüzzaman; Kur’ân’ın, Hz. İsa’ya ait bir ifade olan “Allah’ın izniyle anadan doğma körleri ve alaca hastalığına tutulanları iyileştirir ve ölüleri diriltirim” (Âl-i İmrân Sûresi: 49.) âyetinin şöyle bir mânâya işaret ettiğini söyler:

“En müzmin dertlere dahi derman bulunabilir. Öyle ise, ey insan ve musîbetzede benîâdem! Me’yus olmayınız. Her dert, ne olursa olsun, dermânı mümkündür; arayınız, bulunuz. Hattâ, ölüme de muvakkat bir hayat rengi vermek mümkündür.”

Bu anlamda kanser hastalığına şifa vesilesi olacak ilâçların yüzde 65’inin deniz canlılarından elde edilmesi, insanoğlunun yaptığı araştırmaların ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Ki, zaten mezkûr âyetin işaretiyle, Yaratıcının insanoğlundan istediği gayret de budur.

Aslında daha kimbilir nice devâlar saklıdır denizlerde. Bunların bulunması da hep yapılacak araştırmalara bağlı. Nitekim “Denizleri sizin hizmetinize veren Odur... Bu, Allah’ın size bağışladığı nimetleri arayıp bulmanız içindir; umulur ki böylece şükredersiniz” (Nahl Sûresi: 14) âyeti de buna işaret eder.

Tabiî burada unutulmaması gereken husus, bulunan şifaların, Gerçek Şifa Verici olan Yaratıcı’dan bilinip, O’na şükredilmesidir. Aksi takdirde, şükürden şirke girilmiş ve büyük bir zulüm irtikap edilmiş olacaktır.

Bediüzzaman, Münâcât isimli eserinde, denizleri, dünya misafirhanesinin “rahmet havuzları”; içinde bulunan varlıkları da, insanlığa faydalı özellikleri, güzel ve çekici yaratılışlarıyla, Cenâb-ı Hakk’ı tanıtıp bildiren “deniz hediyeleri” olarak ifade eder.

Dörtte üçü su olan Dünya’nın, denizlerini dahi rahmet havuzu kılan Allah’a, ne kadar hamd etsek az, öyle değil mi?

06.02.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (25.01.2008) - Donmanın sıcak mesajı

  (16.01.2008) - “Messenger” ve Hz. Muhammed (asm)

  (02.01.2008) - 200 yıl yaşayabiliriz

  (29.12.2007) - Cumhuriyet ki, ne Cumhuriyet...

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri