Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 09 Mart 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Lahika

ÂYET-İ KERİME MEÂLİ

Kazandıkları günahların cezası onların başlarına geldi. Şunlardan zulmedenlerin başına da kazandıkları günahların cezâsı gelecektir; onlar da azabı önleyecek değillerdir.

Zümer Sûresi: 51

09.03.2008


HADİS-İ ŞERİF MEÂLİ

İnsanların en çok ibadet edeni Kur'ân'ı ençok okuyandır. Ve en fazîletli ibadet de duâdır.

Câmiü's-Sağîr, c: 1, no: 650

09.03.2008


Laiklik dinsizlik değildir

Eğer faraza, lâik cumhuriyetin mahiyetini bilmeyen bir dinsiz dese: “Senin risalelerin, kuvvetli bir dinî cereyan veriyor, lâdinî cumhuriyetin prensiplerine muâraza ediyor.”

Elcevap: Hükûmetin lâik cumhuriyeti, dini dünyadan ayırmak demek olduğunu biliyoruz. Yoksa, hiçbir hatıra gelmeyen dini reddetmek ve bütün bütün dinsiz olmak demek olduğunu, gayet ahmak bir dinsiz kabul eder. Evet, dünyada hiçbir millet dinsiz olarak yaşamadığı gibi, Türk milleti misilli bütün asırlarda mümtaz olarak, bütün aktâr-ı cihanda ve nerede Türk varsa Müslümandır. Sâir anâsır-ı İslâmiyenin, küçük de olsa yine bir kısmı, İslâmiyet haricindedir. Böyle pek ciddî ve hakikî dindar ve bin sene kadar hak dininin kahraman ordusu olarak zemin yüzünde, mefâhir-i milliyesini milyonlar menâbi-i diniye ile çakan ve kılıçlarının uçlarıyla yazan bir mübarek milleti, “dini reddeder veya dinsiz olur” diye itham eden yalancı dinsizler ve milliyetsizler, öyle bir cinayet işliyorlar ki, Cehennemin esfel-i sâfilîn tabakasında ceza görmeye müstehak olurlar. Halbuki Risâle-i Nur, hayat-ı içtimaiyenin kanunlarını da ihata eden dinin geniş dairesinden bahsetmez. Belki asıl mevzuu ve hedefi, dinin en has ve en yüksek kısmı olan imanın erkân-ı azîmesinden bahseder.

Tarihçe-i Hayat, s. 204

***

..Eğer lâik cumhuriyet soruyorsanız, ben biliyorum ki, lâik mânâsı, bîtaraf kalmak, yani hürriyet-i vicdan düsturuyla, dinsizlere ve sefahetçilere ilişmediği gibi dindarlara ve takvâcılara da ilişmez bir hükûmet telâkki ederim.

Şuâlar, s. 318

***

Evet, inkâr edilmez ki, kâinatta, dinsizlikle dindarlık, âdem zamanından beri cereyan edip geliyor ve kıyamete kadar gidecektir. Bu meselemizin künhüne vakıf olan herkes, bize olan bu hücumunun, doğrudan doğruya dinsizlik hesabına dindarlığa bir taarruz olduğunu anlar. Ekser-i hükemânın Garpta ve Avrupa’da zuhuru ve ağleb-i enbiyânın Şarkta ve Asya’da tulûları kader-i ezelînin bir işaret ve remzidir ki, Asya’da hâkim, galip, din cereyanıdır. Elbette, Asya’nın ileri kumandanı olan bu hükûmet-i Cumhuriye, Asya’nın bu fıtrî hâsiyetinden ve mâdeninden istifade edecek. Ve bîtarafane prensibini, değil dinsizlik tarafına, belki dindarlık tarafına temâyül ettirecektir.

Tarihçe-i Hayat, s. 212

Lügatçe:

anâsır-ı İslâmiyenin: Müslüman milletler.

mefâhir-i milliye: Milli şerefler, milli iftihar vesileleri.

menâbi-i diniye: Dini kaynaklar.

esfel-i sâfilîn: Aşağıların en aşağısı.

erkân-ı azîme: Büyük rükünler, temel direkler.

ekser-i hükemâ: Filozofların çoğunluğu.

ağleb-i enbiyâ: Peygamberlerin çoğunluğu.

tulû: Doğma, doğuş.

09.03.2008


Rahmetli babama

(Rahmetli babamın vefatının sene-i devriyesi

münasebetiyle ruhuna ithafen )

Hayatında bozmadı hiç istikametini.

En sarsıcı hadise sarsmaz metanetini.

Baskılar ve zulümler kırmaz cesaretini.

Hiçbir şeye aldırmaz yapardı hizmetini.

Karakol, hapishane yıldırmadı hiç onu.

Dünya için diyordu; bir imtihan salonu.

Bunu kazanmak ise en önemli bir konu.

Asıl vatana gitti bitirip hizmetini.

Yanına kim gelirse okur Risâle-i Nur.

Tebliğini yapınca duyardı bundan sürur.

Dersleri ihmal etmez hep ilk gelen o olur.

Tebdil-i mekân etti bitirip hizmetini.

Yaşlılık ve hastalık engel olmazdı derse.

Sanki şifa bulurdu dershaneye giderse.

Gıdasını alırdı Nur dersini dinlerse.

Baki Cennete gitti bitirip hizmetini.

Nurun mizanlarıyla ölçer her hadiseyi.

İhlâs havzına atıp eritmişti eneyi.

Şahs-ı mânevîden ayrılmadı hiç reyi.

Âlem-i Nura gitti bitirip hizmetini.

Dünyaya gelişinin bilirdi gayesini.

Hiçbir şeye değişmez şakirtlik payesini.

Nur yolunda kullandı daim iradesini.

Terhis tezkeresiyle bitirdi hizmetini.

Vakit tamam olunca uyuverip fermana.

Fani dünyadan göçüp gitti asıl vatana.

Terhis tezkeresiyle kavuştu yar, yarana.

Lebbeyk diyerek gitti bitirip hizmetini.

İns-ü cânı her zaman Rabbim eder imtihan

Dünyaya bakıyordu dolar boşalır bir han

Sessiz, sakin yaşadı istemedi şöhret, şan.

Dar-ı bekaya gitti bitirip hizmetini.

Kelime-i Tevhiddi söylediği son cümle.

Bunu gördüm işittim kulağımla gözümle.

Ölümsüzlüğe ancak kavuşulur ölümle.

Ücret almaya gitti bitirip hizmetini.

Kader böyleymiş deyip buluyorum teselli.

Rabbim böyle hükmetmiş bu aşikâr besbelli.

Gelen gidecek elbet kalan yoktur temelli.

Rabbim dâvet edince bitirdi hizmetini.

Allah, rahmet eylesin makamı cennet olsun.

Her daim ruhu için fatihalar okunsun.

Kabri, Cennet bahçesi olup nurlarla dolsun.

El-mevtü hakkun hükmü, herkese bir ders olsun.

Mehmet Kovancı

09.03.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

 Son Dakika Haberleri