Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 04 Mayıs 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Nejat EREN

İhlâs, uhuvvet ve samimiyet



Asrın mânevî sultanı Hz. Bediüzzaman deyince akla ilk gelen haslet ve özellik, hiç şüphesiz “ihlâstır”.

“Hayatımın gayesi ve vatanî vazifem” dediği muhteşem Risâle-i Nur Külliyâtındaki yüz otuz parçadan fazla kitaplarından sadece ve sadece “İhlâs Risâlesinin” başına “Lâakal on beş günde bir okunmalıdır” ikaz ve hatırlatması koyması, onu tanıma gayesinde olan herkesin hele bu zamanda daha da iyi anlaması gereken bir durum.

“İmanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkikî yapmanın en kısa ve en kolay yolu Risâletü’n-Nur’dadır” tesbitinden yola çıkarak gidersek, onu muhafaza etmenin de, dünya ve ahiret hayatında rahat ve huzur içinde yaşamanın da yolu yine “ihlâstan” geçtiği aşikârdır.

Bu mukaddes dâvâyı tarihe mal eden “saff-ı evvellerin” o aklı zorlayan, idrakin hacimlerini aşan, duyguların ihata boyutlarını zorlayan; ihlâs, uhuvvet, samimiyet, hasbîlik, himmet, fedakârlık ve gayretlerinin mirasını yerine getirebiliyor muyuz acaba! İnananlar olarak, aramızda bu hasletlerin katıksız yaşadığını iddiâ edebilir miyiz? Ciddî mânâda sorgulanması lâzım gelen bir konu olsa gerek.

“Benlik ve gurura medâr şeylerden çekinmek. Tevâzu, mahviyet ve terk-i enâniyetle hareket etmek. Bu asırda en büyük tehlike benlikten ve hodfüruşluktan ileri geldiğinden, ehl-i hak ve hakîkat, mahviyetkârâne dâimâ kusurunu görmek ve nefsini itham etmek gerektir.” (Tarihçe-i Hayat, Emirdağ Hayatı, s. 418, yeni baskılarda s. 737) ikazını,—aciz nefsim dâhil—herkesin bizzat nefsinde yaşaması gerektiğini düşünüyorum.

“Bütün küre-i arzın bu yangınında ve fırtınalarında selâmet-i kalbini ve istirahat-ı ruhunu muhafaza eden ve kurtaran yalnız hakikî ehl-i iman ve ehl-i tevekkül ve rızadır. Bunların içinde de en ziyade kendini kurtaranlar, Risâle-i Nur’un dairesine sadakatle girenlerdir” müjdesine mazhar olanların, bu muhataplık karşısındaki olumsuzlukları ve mevcut hâlet-i ruhiyesi hizmet sahasına uyuyor mu acaba?

Dünyevî noktada olsun, uhrevî hizmetlerde olsun galibâne yola devam etmenin ve başarıya ulaşmanın anahtarı, sırrı ihlâstan geçiyor.

“Sahabe mesleği” yolunu takip edenlerden beklenen “âlicenaplık, fedakârlık ve diğergamlık” gibi memduh haslet ve meziyetler, tarihin sessiz sayfalarına terk edilecek kadar önemsiz ve dikkate alınamaz değildir.

Her ehl-i hizmet, bu dâvânın, şahsî ve ailevî olarak, kalp, akıl, ruh ve his dünyasına değeri biçilemez katkıları olduğunu düşünüp idrak edememişse kendisini çok ciddî sorgulaması gerek.

Saff-ı evvellerin bile—melek olmadıkları için—yaptıkları hataları, usûlü vechile ikaz ve ihtarlarla, kırmadan, dökmeden, küstürmeden, kaçırmadan düzeltme ve tamir etme metotlarını çeşitli vesilelerle “satırlardan gönüllere” nakşeden “dâvâ sahibini”, meçhul kabrinde rahatsız etmeyi hangi vicdan kabullenebilir?

Çorak toprakları, münbit hale getiren “gönül sultanının” müntesiplerine, “Aziz, sıddık, fedâkâr, sarsılmaz kardeşlerim!” hitabına yüzlerce defa mazhar olan sorumlulara düşen, münbit arazide “diken ve pıtırak sulamak” değildir. Bunun tek telâfisi ve tesellisi ise; “satır aralarındaki o ince ayar ikazları” derinlemesine ve tefekkür deryasına dalarak okuyup mütalâa etmek, gönül ve kalplere nakşederek bir kendine dönme ve nedâmet hissiyle aslına rücu etmekten geçse gerektir.

Dünyevîleşme, tembellik, ülfet, gaflet ve duyarsızlığımıza çare; İhlâs Risâlesinin başındaki, ezberi bozan “Bilirsiniz ve biliniz!” ikazına paralel olarak, Risâleler başta olmak üzere, yeniden “Kendimizi, dünyayı, olayları, dostlarımızı ‘Okursunuz ve Okuyunuz!’” mesajını tam olarak idrak etmekten geçiyor olması, saf ve pak yüreklerin temennisidir.

Nur deryasının ummanlarında okuyup okuduğunu yaşayan günlerde, kardeşlik, hâlisiyet halvetlerinde ve samimiyet vadilerinde buluşmak dilek ve duâlarımla.

04.05.2008

E-Posta: nejateren@saidnursi.de


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (10.05.2008) - Baharı yaşamak

  (04.05.2008) - İhlâs, uhuvvet ve samimiyet

  (27.04.2008) - Dâvâ sahibinin özelliklerine dair

  (20.04.2008) - Varlık âleminin gerçek lideri

  (05.04.2008) - Baharda yaprak dökümü!

  (29.03.2008) - Sorumluluk almak ve prensipli davranmak için

  (22.03.2008) - İnsanlığın Saadet Güneşine...

  (15.03.2008) - Risâle-i Nur’daki engin şefkat ve kardeşliğin gereği

  (08.03.2008) - Yanlışlarımız uzun ömürlü olmasın

  (01.03.2008) - Nuh’un (as) gemisi ve ibret dersleri

 
GAZETE 1.SAYFA
Download

Kutlu Doğum Haftası Pdf

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

© Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır