Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 05 Mayıs 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Cevher İLHAN

Hatalar zincirinin son halkası



Ankara’nın ikircikli hali, tam bir çelişkiler yumağı. Bir yandan yetersiz de olsa eleştiri hakkını suç sayan kısıtlamalar kaldırılırken, diğer yandan 1 Mayıs gösterilerinin engellenmesiyle ortaya çıkan tablo, tam bir karmaşa meydana getiriyor.

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Joost Lagendik’in hafta sonu İzmir’deki açıklamaları, dikkat çekici.

“CHP ve MHP AB ve reformlara karşı; CHP bir felâket, Avrupalı sosyal demokratlar CHP’den utanç duyuyor” diyen Lagendik’in, iktidar partisine açılan “kapatma dâvâsı” hakkındaki “AKP kapatılacak; Türkiye AB’den yana partilerle yola edecek” yorumu ise oldukça enteresan.

Cumhurbaşkanı seçim sürecine müdahâle edilmesine ve 27 Nisan gece yarısı “e-muhtıra”ya atıfla, bunun yüzde 47 oydaki etkisini nazara veren Lagendik’in, çarpıcı değerlendirmeleri, AKP’nin bu süreçte yaptığı hatalarla ilgili. Lagendik’in analizleri, hatalar zincirini gözler önüne getiriyor. AKP’nin “kapatılması”nda dair güçlü işâretler bulunduğunu, buna rağmen siyasî iktidarın göz göre göre Anayasa’yı değiştirerek bunun önünü alamadığını ve başta başörtüsü olmak üzere ciddî stratejik hataları yaptığını söylüyor…

Lagendik’in de belirttiği gibi, iktidar partisinin bu dönemdeki en baş hatası, seçimlerden güçlü çıktığı son seçimlerden sonra ortaya attığı “yeni anayasa”yı askıya alması. Bilindiği gibi baştan beri iktidarı destekleyen mâlûm medyanın marifetiyle “yeni anayasa”nın “din dersleri”ne ve “başörtüsü”ne odaklandırılması üzerine, büyük bir iddia ile ortaya attığı, komisyonlar kurup taslaklar hazırladığı “yeni anayasa” çalışmadan vazgeçti. Cemil Çiçek’in ifâdesiyle, “yeni anayasa” sivil toplum kuruluşlarına havale edildi. Her defasında olduğu gibi “tıkanan” noktada bırakılarak rafa kaldırıldı.

Siyasî iktidar, başta inanç ve ifâde hürriyeti olmak üzere, AB müktesebatının üstlenmesine ilişkin Ankara’nın taahhüd ettiği demokratikleşme ve özgürlükleri bir bütünlük içinde sağlayacak düzenlemelerin arkasına irâdesini koyamadı. Milletin haklı taleplerine millet adına sahip çıkmaktan çekindi, caydı…

301’deki makyaj tâdilatın dışında şimdiye kadar bir iyileştirme yapılmadı. İçinde “parti kapatmayı zorlaştırmayı” hedefleyen değişikliklerin bulunduğu 10-15 maddelik “yeni anayasa paketi” benzerî tasarılar, AKP’lilerce bile sakıncalı bulunuyor. Zira bu tür “yamalı demokratikleşme” taktikleri, Lagendik’in de söylediği gibi “AKP’nin genel reformlarda değil, sadece kendi gündemiyle ilgilendiği izlenimi”ni oluşturmaktan başka bir işe yaramıyor.

Lagendik, son dönemde en vâhim yanlışın, başörtüsü konusunda “AKP’nin MHP’nin tuzağına düşerek” Meclis’te tartışmadan, karşıt görüşlerle uzlaşman Meclis’te tartışmadan geçirdiğini sayıyor.

Gerçek şu ki, insan haklarının en başından gelen bir inanç hakkı olan ve hakkında hiçbir yasaklayıcı yasa bulunmayan, yasadışı tepeden inme yasaklarla yasaklanan başörtüsünün yasayla serbest bırakılması, yanlışlar zincirinin son halkası oldu.

Hükûmetin, bir “dinî vecîbe” olduğu Diyanet’in fetvalarıyla sabit olan başörtüsünü tartışma konusu yapması, meseleyi daha da çıkmaza sürükledi. Gelinen noktada Anayasa Mahkemesi’nin iki maddelik düzenlemeyi “iptal”inin çarpıtılarak yasağı “yasallaştırma”da istimal edileceği tedirginliği sürüyor. “Velev ki siyasî simge” çıkışıyla, bir inanç hakkı olan başörtüsü, yine en temel hakların başında yer alan eğitim hakkının engellenmesinde kullanıldı; yasak yaygınlaştırılıp azdırıldı…

AKP iktidarı, diğer mânevî meselelerde de güçlü bir irâde ortaya koyamadı. Başörtüsü bir yana; mevhum “irtica” ile mücadeleyi “birinci vazife” edinen 28 Şubat “postmodern darbe”den kalma Kur’ân kurslarındaki “yaş yasağı”na dair yasayı düzeltemedi. İmam hatipleri hedef alan ve yüzbinlerce meslek okulu mezununu mağdur eden “katsayı yanlışı”nı tashih edemedi. 12 Eylül ihtilâlinin ürünü YÖK yasasını çıkaramadı…

Doğrusu son beş yıla dönüp bakıldığında Lagendik’in dışarıdan yaptığı tesbitleri, Türkiye bütün ağırlığıyla yaşıyor. Siyasî iktidar, milletten aldığı desteğin hakkını vermedi, veremedi. Ve ne yazık ki bu siyasî ve stratejik yanlışların faturası da yine millete ve demokrasiye ödetiliyor.

05.05.2008

E-Posta: cevher@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (29.04.2008) - “Savunma stratejisi” ve kırılmalar…

  (28.04.2008) - Oyalama oyunu nereye kadar?

  (26.04.2008) - “Stratejik ortak”tan vefâsızlık…

  (25.04.2008) - Ermenilerle dostluk ve diaspora ile mücadele

  (24.04.2008) - Yine “Ermeni meselesi”

  (23.04.2008) - 23 Nisan düşünceleri ve İstanbul siyaseti

  (22.04.2008) - Ankara’da olup bitenler…

  (21.04.2008) - Küresel gıda krizinin sorumluları

  (19.04.2008) - Gündemin satır araları

  (18.04.2008) - Bilmece…

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT