Yıllardan beri, yanlışlarda ısrar etmenin faturasını ödüyoruz. Dünya nezdinde ‘fatura’ ödediğimiz bir konu da TCK 301. madde idi. Bu madde sebebiyle bu güne kadar çok sayıda kişi yargılandı, bazıları mahkûm oldu, bazıları da beraat etti.
Herkesin kabul ettiği bir gerçek var: Asrımız, bir anlamıyla ‘cilalı imaj’ devri. Kişiler ve ülkeler, (iyi) ‘imaj’larını korumak için bazen servetlerini feda ediyorlar. Haklılar, çünkü kaybedilen imajı elde etmek, servet elde etmekten daha zor, bazen de imkânsızdır.
Türkiye’nin pek çok konuda ‘imaj’ının bozuk olduğu bir vakıa. Bunun pek çok sebebi olmakla birlikte, önemli bir sebebi de ‘yanlış’lardaki mânâsız ısrardır. TCK 301. madde de bunlardan biriydi. Bakınız, bir kaç hafta önce değişen bu maddeyi, 3-5 ay ya da yıl önce hükümet mensupları canhıraş bir gayretle savunuyorlardı. Öyle ki, bu maddeyi değiştirmeyi teklif edenlere her türlü tepkiyi gösteriyorlardı. Bir anlamda bu konuda ‘taş’a dişlemiş haldeydiler.
Aradan zaman geçti, çok eksik de olsa TCK 301. maddede kısmî bir değişiklik oldu ve meselâ bugün itibarıyla dahi olsa kıyamet kopmadı. Hiç kimse, “TCK 301. madde değişti” diye ‘fırsatı değerlendirme’ gayretine girmedi, birilerine hakaret etmeye çalışmadı. O halde sormak lâzım: TCK 301’deki bu anlamsız ısrar niçin bu güne kadar sürdü?
Sürdü, çünkü yanlışta ısrar ve inat etmek Türkiye’yi idare edenlere; birilerinden miras kalmış. Israr edilen yanlış bir değil, bindir. Millet bunun da farkında. Şu anda ısrar edilen ‘başörtüsü yasağı’ da bu yanlışların şahı, hatta padişahıdır. Yanlışta ve yasakta ısrar edenlerin iddiasına göre bu yasak kalkarsa Türkiye ‘geri’ye gider, kaos olur, kargaşa yaşanır. İnşaallah yaşayan görecek ve bu anlamsız yasak bir gün kalkacak. Yine görülecek ki ne Türkiye ‘geri’ye gidecek, ne de kaos ve kargaşa yaşanacak. Aksine, ülkemize huzur ve sükûn gelecek.
Bu tesbitler elbette ‘temenni’dir, ama Türkiye ve dünya şartlarına uygun bir temennidir. Nasıl ki TCK 301. maddedeki mânâsız ısrar sona erdi, çok yetersiz de olsa bir değişikliğe gidildi, yarın bir gün; kanunsuz başörtüsü yasağı da fiilen sona erecek.
Her fırsatta, 301. maddedeki değişikliğin ‘yetersiz’ olduğuna vurgu yapmamız boşuna değil. Çünkü 301. maddede sadece bir iki ‘kelime oyunu’ yapıldı. Aslında tamamen kalkması gereken bu madde, kısmen değiştirilmek şartıyla varlığını sürdürüyor. En belirgin değişiklik, ceza üst sınırının 2 yıla indirilmesidir ki bu şekilde verilen cezaların ertelenmesi ya da para cezasına çevrilmesi mümkün olacak. Bir de soruşturma açılması öncesinde Adalet Bakanından ‘izin’ alma şartı getirildi.
Bütün bunlar ‘kâğıt üzerinde’ki değişiklikler. Asıl merak konusu, uygulamanın nasıl olacağı. Çok ‘iyi’ kanunlar, yanlış yorumlar ve ‘konjonktür’ gereği hatalı uygulanabileceği gibi, ‘kötü’ kanunlar da adil hakimlerce ‘iyi’ şekilde uygulanabilir. Bu bakımdan, içeriden ve dışarıdan dile getirilen; “TCK 301. madde değişti, ama önemli olan uygulama. Uygulamayı bir görelim” temennisi haksız değil.
Madde değişikliğini, uygulama değişikliğinin takip etmesini dileriz.
05.05.2008
E-Posta:
cakir@yeniasya.com.tr
|