En tehlikeli inşaat, sınırda yapılandır. Öncelikle hukuk karmaşasına sebep olursunuz, sonra sınır ihlâli suçlamalarına. Hepsinden önemlisi bir aidiyet sorunumuz vardır, nereye aitsiniz siz de bilmezsiniz, sınırında bulunduklarınız da.
Kimse sınırda olsun diye sınırda inşaat yapmaz herhalde. Ya sınırlar sonradan konmuştur oraya ya da sonradan değişmiştir. Aslında kusur inşaat yapanda değil, sınırları çizen ya da değiştirenlerdedir.
En tehlikeli sınır ise eleştiri sınırıdır. Zira ne haritalarda gösterilir, ne de arazinin üzerinde.
Hiçbir şey baştan belli değildir.
Ne zaman eleştiri sınırları içerisinde kalmışsınızdır, ne zaman aşmışsınızdır; bunun kesin bir cevabı yoktur.
Sınırlar eleştiriyi yapanın kim olduğuna göre değiştiği gibi, sınır değerlendirmesini yapanın kim olduğuna göre de değişir.
Bazen aynı nokta bir sınır ihlâli sayılırken, gün gelir aynı yerde bulunan aynı kişi kendisini eleştiri sınırları içerisinde buluverir.
Sizin niyetinizin ya da kastınızın da önemi yoktur. Ağzınızı hakaret için açıp sınırda kaldığınız da olmuştur, eleştirmek için açıp kendinizi sınır dışında bulduğunuz da.
Aslında siz kendinizi hep sınırın içinde görürsünüz, ama değerlendirmeciler için aynı şey geçerli değildir.
Ve aslında ortada bir sınır olup olmadığı da belli değildir. Kimilerince geniş çizilen bu sınırın, kimilerince daraltılması da bundandır. Zira bir sınır yoktur, sonradan çizilmiştir ve öyle kötü çizilmiştir ki sizden sonra o sınırın yerini kimse bilemeyecektir.
Daha önce sınır ihlâliyle ilgili bir problem yaşamanız, sizi sınır konusunda bir uzman yapmaz. Kimseye, “Ben daha önce sınır ihlâli yaptım, demek ki sınır şuradadır” diye yol gösteremezsiniz. Siz olsa olsa sınır değerlendirmecilerin bunu nasıl değerlendirdiğiyle ilgili sübjektif yorumlarda bulunabilirsiniz.
Her konuda emsal kararlar verebilen hukuk, eleştiri sınırı konusunda hiçbir emsal veremez. Zira kim kimi eleştirmiş, ne zaman eleştirmiş, hangi şartlarda, hangi konjonktürde eleştirmiş, neden eleştirmiş, neyle eleştirmiş gibi pek çok değişken vardır işin içinde.
Siz hiç yerinizden kıpırdamadığınız halde eleştiri sınırını aşmış sayılabileceğiniz gibi, günlerce mesafe uzağa gittiğinizde bile sınır içinde kalabilirsiniz.
Mesele belki de eleştiri sınırı değil de, eleştiri siniriyle ilgilidir…
05.05.2008
E-Posta:
murat@yeniasya.com.tr
|