Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 05 Mayıs 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Murat ÇETİN

Eleştiri sınırı



En tehlikeli inşaat, sınırda yapılandır. Öncelikle hukuk karmaşasına sebep olursunuz, sonra sınır ihlâli suçlamalarına. Hepsinden önemlisi bir aidiyet sorunumuz vardır, nereye aitsiniz siz de bilmezsiniz, sınırında bulunduklarınız da.

Kimse sınırda olsun diye sınırda inşaat yapmaz herhalde. Ya sınırlar sonradan konmuştur oraya ya da sonradan değişmiştir. Aslında kusur inşaat yapanda değil, sınırları çizen ya da değiştirenlerdedir.

En tehlikeli sınır ise eleştiri sınırıdır. Zira ne haritalarda gösterilir, ne de arazinin üzerinde.

Hiçbir şey baştan belli değildir.

Ne zaman eleştiri sınırları içerisinde kalmışsınızdır, ne zaman aşmışsınızdır; bunun kesin bir cevabı yoktur.

Sınırlar eleştiriyi yapanın kim olduğuna göre değiştiği gibi, sınır değerlendirmesini yapanın kim olduğuna göre de değişir.

Bazen aynı nokta bir sınır ihlâli sayılırken, gün gelir aynı yerde bulunan aynı kişi kendisini eleştiri sınırları içerisinde buluverir.

Sizin niyetinizin ya da kastınızın da önemi yoktur. Ağzınızı hakaret için açıp sınırda kaldığınız da olmuştur, eleştirmek için açıp kendinizi sınır dışında bulduğunuz da.

Aslında siz kendinizi hep sınırın içinde görürsünüz, ama değerlendirmeciler için aynı şey geçerli değildir.

Ve aslında ortada bir sınır olup olmadığı da belli değildir. Kimilerince geniş çizilen bu sınırın, kimilerince daraltılması da bundandır. Zira bir sınır yoktur, sonradan çizilmiştir ve öyle kötü çizilmiştir ki sizden sonra o sınırın yerini kimse bilemeyecektir.

Daha önce sınır ihlâliyle ilgili bir problem yaşamanız, sizi sınır konusunda bir uzman yapmaz. Kimseye, “Ben daha önce sınır ihlâli yaptım, demek ki sınır şuradadır” diye yol gösteremezsiniz. Siz olsa olsa sınır değerlendirmecilerin bunu nasıl değerlendirdiğiyle ilgili sübjektif yorumlarda bulunabilirsiniz.

Her konuda emsal kararlar verebilen hukuk, eleştiri sınırı konusunda hiçbir emsal veremez. Zira kim kimi eleştirmiş, ne zaman eleştirmiş, hangi şartlarda, hangi konjonktürde eleştirmiş, neden eleştirmiş, neyle eleştirmiş gibi pek çok değişken vardır işin içinde.

Siz hiç yerinizden kıpırdamadığınız halde eleştiri sınırını aşmış sayılabileceğiniz gibi, günlerce mesafe uzağa gittiğinizde bile sınır içinde kalabilirsiniz.

Mesele belki de eleştiri sınırı değil de, eleştiri siniriyle ilgilidir…

05.05.2008

E-Posta: murat@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (21.04.2008) - Yedek

  (14.04.2008) - Be insan!

  (01.04.2008) - Senin baban bir teferruattı yavrum

  (31.03.2008) - Sana, bana ve ülkeme dair

  (25.03.2008) - Aferin!

  (17.03.2008) - Parti mezarlığından geçerken Onuncu Yıl Marşını söylemek

  (11.03.2008) - Bir vatanı sevmek

  (10.03.2008) - Ve sorunuz geliyor, hazır mısınız?

  (03.03.2008) - Ben halkım, peki sen kimsin?

  (18.02.2008) - Sızlayan vicdanların prospektüsü

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT