03 Temmuz 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Hukuk

Dünyanın yaşadığı mânevî yangını İslâm söndürür

Mısırlı meşhur âlim ve Uluslararası Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Yusuf el Karadavi: “Bu din, insanlığın yolunu aydınlatacak güçtedir. Şu anda dünyanın yaşadığı yangını söndürecek gücü elinde bulunduran bir medeniyettir. Yaşanan iktisadî, sosyal bunalımları çözecek bir dindir. Kendi elimizde ‘elmas’ var. Bu mirasa iyi sahip çıkmalıyız.”

İKTİSADÎ, SOSYAL BUNALIMLARIN ÇARESİ

İSLÂM’DA

İslâm Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB), İstanbul Grand Cevahir Kongre Merkezi’nde “Avrupa Fetva ve Araştırma Komisyonu 19. Dönem Toplantısı” ve “Uluslararası Âlimler Birliği Genel Kurulu Toplantısı” münasebetiyle bir “açılış programı” icrâ etti.

Yarına kadar basına kapalı bir şekilde devam edecek toplantının, açılış programı, İDSB Genel Sekreteri Necmi Sadıkoğlu’nun konuşmasıyla başladı. “Âlimler peygamberlerin varisidirler” hadisini hatırlatarak konuşmasına başlayan Sadıkoğlu: “Alimler ümmete hep yol gösterici olmuşlardır. Doksan dokuzluk tespihin tanelerini birarada tutan bir tespih imamesi gibi insanları bir arada tutmuşlardır. Bu toplantı da, âlimlerimizin istişare ve birlik toplantısıdır. Eğer onlar birlik ve selâmet içerisinde olurlarsa, ümmet de birlik ve selâmet içerisinde olur. Müslümanların her sahada birlik içerisinde olması lâzımdır. Bizi birbirimize bağlayan bağlar, ihtilâfa düşüren sebeplerden daha çok, daha büyük ve çok daha önemlidir. Müslümanlar olarak en büyük vazifemiz, ittihaddır. Allah’ın ipine hep birlikte sarılmamız lâzım. İşte, Allah’ın yardımı, vaad ettiği günler de o zaman gelecektir” dedi.

DÂVETTE ‘KOLAYLAŞTIRMA’ VE

‘MÜJDELEME’ ESAS OLMALI

Sadıkoğlu’ndan sonra kürsüye gelen Avrupa Fetva ve Araştırma Komisyonu (AFAK) Genel Sekreteri Şeyh Hüseyin Muhammed Halâva ise, Komisyonu’nun dört önemli görevinden söz etti: ‘Orta yolu’ (sırat-ı müstakim) takip etmesi, her türlü şiddetin karşısında durması, fetvada kolaylaştırma / dâvette müjdeyi esas alması ve bunu da olanı mazur görmek için değil, doğrunun tesbiti için yapması.

Halâva, ayrıca, dünyanın değişik ülkelerinde azınlık konumunda bulunan Müslümanların ihtiyaç ve problemlerinin giderilmesinde, dört mezhebin de dikkate alınması, bunun fıkhî bir zenginlik olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

ÜMİTVARIZ, İSTİKBAL

İSLÂMIN OLACAK!

Bir diğer konuşmacı Rotterdam İslâm Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz ise şöyle konuştu: “Müslüman olmayanlarla yapıcı bir diyalog kapısı açmalıyız. Çünkü Kur’ân onlarla tek bir kelimede (Kelime-i Tevhid) buluşmaya dâvet eder. Müslümanlarla Hıristiyanların ortak düşmanı materyalizm, ateizmdir. Allah’ı inkâr eden bu yaklaşımlara karşı ittifak etmeliyiz. Geçenlerde görüştüğüm bir kaç papaz ‘Hıristiyanlık bitmiştir. Biz dünyayı da, âhireti de kaybettik. Esasında Kur’ân’ın, Tevrat ve İncil’in kaynağı da aynı; yani İlâhî vahiy’ demişlerdi.”

Prof. Akgündüz, Avrupa Kiliseler Birliği Genel Başkanı olan 91 yaşındaki bir papazın kendisine gelerek şöyle dediğini de aktardı: “1984’te Avusturya’da toplandık ve bir takım kararlar aldık. Bunlardan ikisini ifade edeyim: Birincisi, ‘Hz. Muhammed de Allah’ın bir peygamberidir, peygamberler zincirinin bir halkasıdır’ dedik. İkinci olarak da, biz Kur’ân’ı Hz. Muhammed’in sözü olarak düşünürdük. Ama şimdi İlâhî bir kelâm olarak kabul ettik.”

Prof. Akgündüz, konuşmasını şu sözleriyle noktaladı:

“Batı dünyası ve toplumu, olumlu olarak değişmeye başladı. Bunun iki sebebi var: 11 Eylül olayları, Irak ve Afganistan savaşları; diğeri de ekonomik kriz. Batı, bu savaşlar ve kriz yüzünden Müslümanları dikkate almaya başladı. Bu hadiseler, İslâm dininin Avrupa’da daha fazla yayılmasına ve tanınmasına sebep oldu. Ayrıca İslâm kardeşliğini de arttırdı. Bu bir rahmettir. Ümitvâr olunuz, istikbal İslâmın olacaktır.”

İKTİSADÎ, SOSYAL BUNALIMLARIN ÇÂRESİ İSLÂM’DA

Son olarak kürsüye gelen, Mısırlı meşhur âlim ve Uluslararası Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Yusuf el Karadavi ise şunları söyledi:

“İslâm ümmeti, dinî bir topluluktur. Tabiî bunu teolojik anlamda söylemiyorum. Şunu demek istiyorum: İslâm, din ile dünyayı; mescid ile hayatı birleştirir. Hem ahiret, hem dünyadır o.

“Batı, bugün İslâma ihtiyaç duymuştur. Azınlık konumundaki Müslümanların, diğer çoğunluk üzerinde hakları vardır. Avrupa’da yaşayan Müslümanların, çözüm bekleyen bir takım problem ve ihtiyaçları var. Müslümanlar, Avrupa’ya vizeyle girmişlerdir. Dolayısıyla oradaki nizamı da bozmamaları gerekir.

“Bu yüzyıl, küreselleşme ile dünyanın birbirine yaklaştığı bir zamandır. Dünya artık ‘küçük bir köy’ olarak ifade ediliyor. Bir köy ahalisi nasıl her an birbirinden haberdar oluyorsa, dünyadaki insanlar da medya iletişim vasıtalarıyla her an birbirinden haberdar hâle geldi. Hatta dünya küçük bir aile gibi oldu. Hem mekân, hem de siyasî bakımdan... Avrupa kendine bir yol buldu ve AB’yi kurdu. Bu konsey, Müslümanları Avrupa’ya yaklaştırmaya çalışıyor. Dünya bir araya geliyor, biz ise ihtilâf için bahane arıyoruz.

“Mezhepler birer ekoldür, farklı bakış açılarıdır, dinimizin bir zenginliğidir. Hepimiz tek bir kıblenin ehliyiz. Zamanın ve mekânın değişmesine göre bazı fıkhî hükümler de değişebilir. Kolaylaştırmayı dikkate almalıyız. Burada kesinlikle nassları değiştirmek mânâsı yok. Haramları helâl hâle getirmek istemiyoruz hâşâ. Biz sünnetten, Kur’ân’dan yola çıkarak ve bütün mezhepleri dikkate alarak çözümler getirmek istiyoruz. Zengin bir ümmetiz biz, fıkhî bir zenginliğimiz var. Zengin, dilencilik yapmaz. İslâm, fethettiği her ülkenin problemlerini ‘fetva’ ile çözmüştür. Birilerinin gönlünü hoş etmek için değil bu çaba. Zira gerçek müftinin (fetva verenin) derdi, birilerini hoşnut etmek değil, Allah’ı razı etmektir. Ve müfti bunu yaparken de ‘Bu benim içtihadımdır’ der, ‘Allah’ın hükmüdür’ demez.

“Avrupa Fetva ve Araştırma Komisyonu, Müslüman azınlıkların bir çok problemini çözmüştür. İslâmın gücü herbir sorunun cevabını vermeye, her bir asrın ihtiyacını gidermeye yeter. Bu din, insanlığın yolunu aydınlatacak güçtedir. Şu anda dünyanın yaşadığı yangını söndürecek gücü elinde bulunduran bir medeniyettir. Yaşanan iktisadî, sosyal bunalımları çözecek bir dindir. Kendi elimizde ‘elmas’ var. Bu mirasa iyi sahip çıkmalıyız. Bu ümmet içinde kıyamete kadar her zaman hakkı savunan bir topluluk olacaktır.

“Celâl ile Cemâli, dağlar ile nehirleri, Asya ile Avrupa’yı bir araya getiren bu güzel İstanbul’un sâkinlerine de, bu toplantı vesilesiyle güzel bir mânâya ev sahipliği yaptıkları için teşekkür ediyoruz.”

FARUK ÇAKIR / İSMAİL TEZER

03.07.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

Başlıklar

  Dünyanın yaşadığı mânevî yangını İslâm söndürür

  Endülüs'te yüksek İslâm medeniyeti (2)

  POLLYANNA VE BATI MEDENİYETİ

  ‘Bana sevgiyi anlatmanız, tanıtmanız mümkün mü?’ (!)

  Taş yarıklıkları

  Duâ nedir?

  İki meşhur: Michael Jackson ve...

  Çalışmak için en verimli saat

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.