"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tefsir nedir, ne için yapılır?

17 Mayıs 2018, Perşembe 01:51
Çağdaş bir Kur’ân tefsiri: Risale-i Nur...

Tefsir kelimesi Arapça “fesr, veya fesere” kelimesinden türemiştir. Lügatte, “beyan etmek, keşf etmek, izhar etmek ve üzeri kapalı bir şeyi açmak” anlamlarında kullanılır. Dinî literatürde ise, Kur’ân âyetlerini açıklamak, yorumlamak ve izah etmek demektir. 

Bazıları, “Bizim kitabımızda her şey açıkça yazılmıştır. Tefsire ne gerek var” diye Kur’ân tefsirlerine karşı çıkıyorlar. Halbuki Kur’ân-ı Kerîm, ilk nazil olduğu günden beri tefsir edilmektedir. Peygamber Efendimiz (asm) ilk müfessir olarak, inen âyetleri sahabelerine açıklamış, onlara örnek olarak uygulamasını da kendi hayatı ile göstermiştir. Cenâb-ı Hak da, “Sana da, ey Resulüm, bu Zikri indirdik ki kendilerine indirileni insanlara açıklayasın” (Nahl 44) âyeti ile, “indirileni açıkla” diye emretmektedir.

Evet, Kur’ân-ı Kerîm’i Arapça bilen ve her okuyan anlayabilir. Fakat, okuduğu âyetin yalnızca bir veya bir kaç cephesini anlar. Halbuki, bir âyetin her zamana, her kültüre, her anlayışa hitap eden bir kitaptır. Sonsuz bir okyanus gibidir. İnsanlık ilim ve san’atta ilerledikçe, bazı âyetlerin yeni anlaşılmaktadır. Bediüzzaman Hazretleri’nin dediği gibi, “ilim ihtiyarladıkça Kur’ân gençleşiyor.” 

Her asrın ihtiyaçları ayrı olduğundan, Kur’ân âyetlerinin o asrın ihtiyacına cevap veren yüzünü ortaya çıkartıp insanlara izah eden âlimlere ihtiyaç vardır. Onun için her asırda bir müceddid gelmiş, Kur’ân’ı o asrın idrakine uygun bir şekilde tefsir etmiştir. 

Zamanın ihtiyaçlarına göre tefsir yazmak, dinî güncellemek demek değildir. Aksine, dinin aslına dönerek, Âyetlerin bugüne kadar açığa çıkmamış manalarını izah etmek demektir. 

İmam-ı Rabbânî Hazretleri Mektubat’ında, “Hakaik-i imaniyeden bir meselenin inkişafını, binlerce ezvâk, mevâcid ve kerâmâta tercih ederim” diyerek, iman hakikatlerinin anlaşılmasının önemini ifade etmiştir.

İşte tefsir, bu hakikatlerin ortaya çıkması, inkişaf etmesi, anlatılması ve anlaşılması için yapılır. Bir ihtiyaçtır.

Etiketler: risale-i nur
Okunma Sayısı: 1328
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı