"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Abdülmecid Nursî ve şefkat tokatı

Abdülbakî ÇİMİÇ
04 Aralık 2017, Pazartesi
Bilindiği üzere Abdülmecid Nursî Ağabey büyük bir âlimdir.

O’nun, Üstâd’ı Hudud’a götürülme teklifine red cevabı vermesi bir hiss-i kablelvuku olmalıdır. Çünkü o târîhlere kadar Üstâd’ın ilminin derinliğini ve Eski Saîd Dönemi Eserleri’nin hârikalığını Abdülmecid Ağabey biliyor. Belki de Ağabeyinin müceddid-i ahirzaman ünvanına sahip olduğunu da biliyor. İşârâtü’l İ’câz’ı Diyarbakır’da kalırken tebyiz ettiği kayıtlarda yazılıdır. Şöyle ki “Diyarbekir’de Van Vâlisi Cevdet Bey’in evinde 19 Şubat 1331 [3 Mart 1916] târîhinde Cum’a gecesi bu tefsîrin ilk Arabî nüshasını tebyiz ederken, şu şekl-i garîb1, tevâfukan vâki‘ olmuştur. Ve o gece vukua gelen Bitlis’in sukutuyla müellif Bediüzzaman’ın esâretine rast gelir. Sanki şu şekl-i garîbin, şu mu‘cizeler ve hârikalar bahsinde o gece husûle gelmesi, Müellifin Ruslara esir düştüğüne ve berâberinde bulunan ba‘zı talebelerinin şehid olarak kanlarının dökülmesine hârika bir işârettir. (Sa‘îd’in Küçük Kardeşi, Yirmi Senelik Talebesi Abdülmecîd)2

Üstâd’ın ifadesiyle Abdülmecid Ağabeyin “Hizmet-i Kur’âniyenin daha revaçlı bir yeri olan Hudud’a gitmekliğim için arzumun hilâfına olarak teşebbüs edenlere, içtihadınca, güya menfâatim için iştirak etmedi, rey vermedi”3 hâdisesinin gerekçeleri önemlidir. “Hudud’a gitseydim, hem hizmet-i Kur’âniye siyâsetsiz, sâfi olmayacak, hem onu Van’dan çıkaracak idiler diye iştirak etmedi.”4 noktasının iki ciheti hizmet-i Kur’âniyeye bakıyor; birisi de Abdülmecid Ağabeyin şahsî hayatına bakıyor olması muhtemeldir.

Hizmet-i Kur’âniyeye bakan cihetleri: 1. Hudud’a (İran’a) gidilseydi hizmet-i Kur’âniye siyâsetsiz olmayacak (Yani siyâset bulaşacaktı. Burada İran’ın devlet idaresine talip olunan siyasal İslâm metodu bulaşacak gibi bir mânâ muhtemeldir.), 

2. Hudud’a (İran’a) gidilseydi Hizmet-i Kur’âniye sâfi olmayacak. (Yani netice odaklı olacak ve sırr-ı ihlâs zedelenecekti. Çünkü Risâle-i Nur’un ruhu ve esâsı sırr-ı ihlâsa dayalıdır. Dünyevî rütbeler ve ma’kamlar maksad-ı aslî olamaz!)

Abdülmecid Ağabeye bakan ciheti ise; “Van’da güzel bir evi vardı. İdaresi yerinde, hem muallim idi.”5 Ancak Üstad Hudud’a gitseydi siyâset endişelenecek, belki de “evhamlı hükümet Üstad’ın da Şeyh Saîd gibi menfî bir hareket yapabilir” endişesi ile Abdülmecid Ağabeyi de Van’dan çıkaracak idiler. Bu endişe dolayısıyla şefkat tokatı gelmiş olmalı. Çünkü “Maksadının aksiyle şefkatli bir tokat yedi. Hem Van’dan, hem o güzel evinden, hem memleketinden ayrıldı. Ergani’ye gitmeye mecbur kaldı.”6 Yani Abdülmecid Ağabey, Üstad Hudud’a gitseydi Van’dan çıkarılacak endişesi yaşıyordu. Halbuki Üstad Hudud’a gitmedi, ancak o yine de Van’dan gönderildi. Yani maksadının aksiyle şefkatli bir tokat yedi. Bu şefkat tokatını Üstad Hazretleri “Nefsim gibi telâkki ettiğim Abdülmecid’e vekâleten yazdım.” der. Bu hizmette şahsî rahatını düşünmemek lâzım olduğu hakîkati de, Abdülmecid Ağabeyin yaşadıklarıyla asrımıza ve bizlere bir ders-i ibret olarak aktarıldığı anlaşıyor.

“Hem Risâle-i Nur kazancı mânevîdir. Maddiyattan kaçar. Şunu bilmiş olunuz ki, Risâle-i Nur hiçbir maddî menfâatı kabul edemez. Ve kendisi de böyle muvakkat bir menfâate âlet edemez. Çok yerlerde görüldüğü gibi maddî menfâate hasreden bazı arkadaşlar şefkat tokatları yemişler. Ve bazıları ebedî zararlara maruz kalmışlardır. İşte bizler bu ağır mânevî tokatları gözönünde tutarak, zerre miktar da olsa maddî menfâate tercih şöyle dursun, akla bile getirmemelidir.”7

Şefkat Tokatlarının hikmetleri

Kur’ân-ı Hakîmin hakaik-i imâniyesini tefsîr eden Risale-i Nur’u hiçbir şeye ve şahsî menfâatlere ve mânevî kemâlâtlara âlet yapmamak ve hakikî ihlâsı kırmamak gerekiyor. Tâ ki Nurun en büyük kuvveti olan ihlâs-ı hakîkî zedelenmesin. Yoksa kader-i İlâhinin şefkatli tokatları gelir. 

Bediüzzaman Hazretleri de bu noktaya şöyle işaret eder: “Her ne vakit sırf âhiretime şahsî ibadetle ziyâde meşguliyetim sebebiyle Nur’un hizmetini bıraktığım aynı zamanında, ehl-i dünya bana musallat olup bana azap verdiğine kat’î kanâat getirmişim.”8

Onuncu Lem’a, Bediüzzaman’ın ifadesiyle “Herkes hayır olarak ne işlemiş, kötülük olarak ne işlemişse, kıyamet gününde hepsini önünde hazır bulur. O zaman ister ki, işlediği kötülüklerle kendisi arasında büyük bir mesafe bulunsun ve onu görmesin. Allah sizi Kendisinden gelecek bir azaptan sakındırıyor. Çünkü Allah kullarına çok şefkatlidir.”9 âyetinin bir sırrını hizmet-i Kur’âniyede arkadaşlarımın beşeriyet muktezası olarak sehiv ve hatalarının neticesinde yedikleri şefkat tokatları”nı10 ihtiva eder. Yani “Hizmette halisen çalışanlara fütur geldiği vakit şefkatli bir tokat yerler, intibaha gelerek yine o hizmete girerler.”11 Bu ikazdan sonra intibaha gelip hizmetteki vazifelerine avdet ederler. Meşakkatleri ve sıkıntıları olsa da sonuçta zayiatları yoktur, hizmet-i Kur’âniyeden uzaklaşmamış olurlar.

Dipnotlar:

  1- Ve keza, bu nakış, başı kesilmiş bir yılanın, kuyruğunu müellif Bedîüzzamân’a sarmış olduğuna ve müellifin yaralı olarak otuz saat ölüme muntazıran su arkının içinde kaldığı yere benziyor ve o vaziyeti andırıyor. Eski Said’in Ehemmiyetli Talebesi (Hamza) 

  2- İşârâtü’l İ’câz, s. 288 

  3- Lem’alar, s. 160. 

  4- Lem’alar, s. 160. 

  5- Lem’alar, s. 160.

  6- Lem’alar, s. 160. 

  7- Gayr-ı Münteşir, Kastamonu Lâhikası, Talebe Mektupları 

  8- Nur Âleminin Bir Anahtarı, s. 46.

  9- Âl-i İmran Sûresi: 30 

10- Lem’alar, s. 157. 

11- Lema’lar, s. 158.

Okunma Sayısı: 1530
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı