"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hz. İsâ’nın (as) tabaka-i hayatı

Abdülbakî ÇİMİÇ
30 Temmuz 2018, Pazartesi
Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. İsâ Aleyhimesselâmın Allah katına yükseltildiği ve bir benzerinin, o zannedilerek öldürüldüğü bildirilir.

Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. İsâ Aleyhimesselâmın Allah katına yükseltildiği ve bir benzerinin, o zannedilerek öldürüldüğü bildirilir. Bu hakîkat bir âyette mealen şöyle ifade buyrulur: “Ey İsâ! Şüphesiz, seni ben vefat ettireceğim. Seni kendime yükselteceğim.”1 Başka bir âyet ise şöyledir: “Oysa O’nu (as) öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. O’nun (as) hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. O’nu (as) kesin olarak öldürmediler.”2 Bir diğer âyette de şöyle ifade edilir:

“İnkârcılar O’nu (as) öldürmek için tuzak kurmuşlardır, ama Allah bu tuzağı bozmuştur.”3 Bu âyetlerden de açıkça anlaşıldığı gibi Hz. İsâ Aleyhimesselâm hayattadır. Bediüzzaman Hazretleri’nin ifadesiyle üçüncü tabaka-i hayatta cism-i dünyevîyesiyle bulunur. Allah, Hz. İsâ’yı (as) üçüncü hayat tabakasına almış ve O’nun (as) cesedine farklı bir vaziyet vermiştir. 

Konuyu Birinci Mektup’tan takip edelim:

Üçüncü tabaka-i hayat: “Hazret-i İdris ve İsâ Aleyhimesselâmın tabaka-i hayatlarıdır ki, beşeriyet levazımatından tecerrüdle, melek hayatı gibi bir hayata girerek nurânî bir letâfet kesb eder. Âdetâ beden-i misâlî letâfetinde ve cesed-i necmî nurânîyetinde olan cism-i dünyevîleriyle semâvâtta bulunurlar.” 4 Bir rivayette de, “Dört zat vardır ki, hâlâ hayattadır. 

Bunlardan Hızır ve İlyas  (as) yerde, Hz. İsa (as) ve Hz. İdris de (as) gökte hayat sürmektedirler.”5 buyrulur.

Bilindiği üzere Risâle-i Nur Külliyatı’nda Mektubat adlı eserin Birinci Mektub’unda hayat tabakaları izah edilir. Üçüncü tabaka-i hayat, Hazret-i İdris ve İsâ Aleyhimesselâmın tabaka-i hayatlarıdır. Bu hayat tabakasında bulunan Hazret-i İdris ve İsâ Aleyhimesselâmın hayatlarının mâhiyetleri diğer hayat tabakalarında bulunanlardan farklıdır. Bu hayat tabakasında bulunan İsâ Aleyhimesselâmın hayatının özellikleri şöyledir:

1. Beşeriyet levazımatından tecerrüd: Hz. İsâ Aleyhimesselâm, cism-i dünyevîsiyle semâvâtta üçüncü tabaka-i hayatta bulunur. Beşeriyet itibarıyla insanın yaşaması için elzem olan yemek, içmek, uyumak vb gibi levazımattan sıyrılmış vaziyettedir.

2. Melek hayatı gibi bir hayat: Bilindiği üzere melekler nurdan yaratılmış nurânî varlıklardır. Yemezler, içmezler, uyumazlar ve beşerî ihtiyaçlara ihtiyaç duymazlar. Onların gıdaları yaptıkları nurânî hizmetler ve tesbihlerdir. Demek Hz. İsâ da (as) üçüncü tabaka-i hayatta melek hayatı gibi bir hayata mazhardır.

3. Nurânî bir letâfet kesb eder: Hz. İsâ (as), üçüncü tabaka-i hayatta melek hayatı gibi bir hayat yaşarken cism-i dünyevîyesi meleklerin vücudu gibi nurânî bir letâfet ve tatlılık kazanmıştır. Allah, o tabaka-i hayatın muktezası olan bir nurâniyeti ve letâfeti Hz. İsâ’nın (as) vücuduna nasip etmiştir.

4. Beden-i misâlî letâfeti: Hz. İsâ (as), üçüncü tabaka-i hayatta şeffaf, tatlı ve sırlı bir vücuda sahip kılınarak âdetâ temsili bir bedene kavuşturulmuştur. Bu vaziyet O’nun (as) için maddî vücudun haricinde bir takım işlerin görülmesinde çok kolay ve makul vazifelerin yapılmasına zemin izhar etmiştir. Böyle bir bedene kavuşturulan Hz. İsâ (as), maddî engelleri kolayca aşarak anî ve def’î olarak kısa bir zamanda her yerde bulunabilecek bir vaziyete kavuşmuştur.

5. Cesed-i necmî nurâniyeti: Hz. İsâ (as), üçüncü tabaka-i hayatta cism-i dünyevîyesiyle bulunurken Allah o cismine çok farklı özellikler vermiştir. Bunlardan bir tanesi de yıldız misâl nurânî bir cesettir. Sanki o cesed-i necmî nurânîyetinde olan cism-i dünyevîsi âdeta ışık hızı sür’atinde bir vaziyete mazhar olmuştur.

Şimdi hakikat-i hâl böyle olunca Hz. İsâ Aleyhimesselâmın üçüncü tabaka-i hayatta cism-i dünyevîyesi ile o semâvî tabakadan yeryüzüne tekrar nüzul ederek inmesinin makuliyeti ne kadar muknî olduğu anlaşılır. Artık O’nun (as) hayatına ve vücuduna bizim hayatımız gibi çok kayıtlarla mukayyet bir hayat olarak bakamayız. O’nun (as) hayatı ve cesedi beşeriyet ihtiyaçlarından sıyrılmış, melek hayatı gibi bir hayata kavuşmuştur. Bu hayat tabakasının zarureti olan cism-i dünyevîyesi misâli bir bedene kavuşarak tatlı, nurlu, lâtif ve ışık hızına yakın bir hâl kesbetmiştir. Öyleyse Hz. İsâ Aleyhimesselâmın ahirzamanda tekrar yer yüzene inmesi ve son bir kudsî vazife yapması aklen, ilmen, hadsen ve tevatüren makul bir durumdur. Çünkü Hz. İsâ (as), bir anda anî ve def’î olarak üçüncü tabaka-i hayattan yeryüzüne iner ve tekrar aynı tabaka-i hayatında bulunabilir. Bu vaziyetin makuliyetine hiçbir engel yoktur. Bediüzzaman Hazretleri de bu makuliyete şöyle işaret eder: “Evet, her vakit semâvâttan melâikeleri yere gönderen ve bazı vakitte insan suretine vaz’ eden (Hazret-i Cibril’in Dıhye suretine girmesi 6  gibi) ve ruhanîleri âlem-i ervahtan gönderip beşer suretine temessül ettiren, hattâ ölmüş evliyaların çoklarının ervahlarını cesed-i misâliyle dünyaya gönderen bir Hakîm-i Zülcelâl, Hazret-i İsâ Aleyhisselâmı, İsâ dinine ait en mühim bir hüsn-ü hâtimesi için, değil semâ-i dünyada cesediyle bulunan ve hayatta olan Hazret-i İsâ (as), belki âlem-i âhiretin en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi, yine şöyle bir netice-i azîme için ona yeniden ceset giydirip dünyaya göndermek, o Hakîmin hikmetinden uzak değil. Belki onun hikmeti öyle iktiza ettiği için vaad etmiş ve vaad ettiği için elbette gönderecek.” 7

Dipnotlar:

1- Âl-i İmran Sûresi, 3/55.

2- Nisa Sûresi, 4/156-157

3- Âl-i İmran Sûresi, 3/54

4- Mektubat, s. 16.

5- Bilmen, Ömer Nasuhi, Tefsir, 4/203.

6- Buharî, Menakıb: 25; Müslim, Fezailü’s-Sahabe: 100; Heysemî, Mecmeu’z-Zevaid, 9:276.

7- Mektubat, s. 95.

 

Okunma Sayısı: 2094
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı