"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risâle-i Nur dersi yaparken nelere dikkat edilmeli? - 2

Abdülbakî ÇİMİÇ
05 Şubat 2018, Pazartesi
Risale-i Nur dersleri yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiği ile ilgili geçen hafta başladığımız tesbitlerimizi bu hafta da devam ettiriyoruz.

11- Risâle-i Nur dersi okunurken, dersi yapan kişi okunan bahis ile ilgili yaşanmış hadiseleri ders bütünlüğünü bozmadan ve kısa olarak anlatabilir. Uzun, gereksiz ve tekellüfü izahlardan kaçınılmalıdır. Dinleyicilerin dikkatini toparlamak gayesi ile çok kısa ve öz konuya uygun vecize veya kıssa anlatılabilir. Bu konuda da kişi ehil olmalıdır.

12- Ders yapan kişiye dışarıdan müdahale yapılmamalıdır. Hatalı izahlara faziletli olan ağabeylerin kısaca hatırlatma yapması yeterlidir. Dersi yapan kişiyi zorda bırakacak ve konu bütünlüğünü bozacak sualler sorulmamalı. Eğer daha detaylı bilgi isteniyorsa, ders arası ve sonrasına tehir edilmelidir. Ders okuyan kişi de ders içinde sorulan sualleri, mümkünse ders arasına veya sonrasına tehir ederek dersin insicamını bozmamalıdır.

13. Ders arasında çay ikramı olmalı ve derse katılanların sohbet etmesine imkân verilmelidir; bu samimiyeti ve kaynaşmayı daha da arttırır. Ayrıca uhuvvet ve muhabbeti sağlar. Müfritane irtibatı temin eder. Ayrıca derse yeni gelenlerle yakînen ilgilenilmelidir. Bu ilgi ve âlâka yeni gelenlerde müsbet tesir bırakır.

14- Müzâkereli ve çalışmalı dersler yapılabilir. Bediüzzaman Hazretleri’nin özellikle sabah namazından sonra talebeleriyle uzun Risâle-i Nur dersleri yaptığı biliniyor. Yapılan Mesnevî-i Nuriye derslerini Bediüzzaman Hazretleri izah ederek okutuyor. Meselâ “Üstad: ‘Risâle-i Nur hepimize ders veriyor, Onun dersini beraber dinleyelim’ diyerek orada bulunan bir üniversite talebesine Sözler Mecmuası’ndaki Hüve Nüktesini okuttu. Bazı yerlerini de kendisi izah etti.”1 Görüldüğü gibi müzâkereli ve çalışmalı dersler yapılırken izahlar yapılabilir. Çünkü ilmî ve zor bahisleri anlamak için izaha ihtiyaç duyulabilir. Müzâkereli derse katılacak olanlar öncesinde derse hazırlanmalı ve ders okurken o bahse katkı yapmalıdır.

15- Seminer tarzında belirli konu ve kavramlar Risâle-i Nur Külliyatı’ndan taranarak sinevizyon şeklinde işlenebilir. Bu çalışmalarda metinler Risâle-i Nur’dan seçilmeli ve konu akışına uygun hale getirilmelidir. Konu bütünlüğü bozulmadan görsellerle ve izahlarla se- miner takdimi yapılabilir.

16- Büyük kitaplardan ders yapıldığı gibi, bazen de küçük kitaplardan ders okunmalı. Kitabın küçük olması içindeki hakikatlerin de küçük olduğunu göstermez. Bunun için küçük kitapların içindeki mevzuların da büyük hakikatleri ihtiva ettiği ihsas edilmelidir. Kitaptan okumanın, irticalen konuşmaktan fevkalâde müessir olduğu bilinmelidir.

17- Risâle-i Nur dersi yapılırken önemli cümleler tekrar edilmeli, vurgu ve tonlama yapılarak dikkat çekilmelidir. Gerekirse o cümlenin daha kalıcı olmasını sağlamak için üzerinde durulmalıdır. Gereksiz ve uzun izahlara girilmeden cümle kısaca özetlenebilir.

18- Umûmî dersleri Risâlelere vakıf kişiler yapmalı ve onlar derse ilk gelip en son gitmelidir. Zübeyir Ağabeyin “İki satır okuyup, bir saat konuşmak ders yapmak değildir” ikazına dikkat edilmelidir. Gençlerin yetişmesi için ders okutulmalı ve gençler cesaretlendirilmelidir. Gençlerle özel ilgilenilmeli ve sorularına cevaplar verilerek yetişmeleri konusunda onlara fırsat verilmelidir.

19- Risâle-i Nur dersleri farklı kategorilerde yapılabilir. Derse katılanların yaş seviyesi bu kategorileri belirlemede etkili olur. Bu durumda özellikle alt yaş gurubunda olanlara görsellerle veya faaliyet eksenli dersler yapılarak onların ilgileri çekilebilir. Çünkü “Çocukların tâlimi, ya cebirle, ya hevesâtlarını okşamakla olur.”2 Ayrıca “Çocukla konuşulsa, çocukça tâbirât istimâl edilir.”3 Çünkü çocukların anlama ve algılama seviyesine göre hitâb etmek ve konuşmak gerekir. “Evet, yüksek bir insan, bir çocukla konuştuğu zaman çocukların şivesiyle konuşursa, çocuğun zihnini okşamış olur. Çocuğun fehmi, onun çat pat söylediği sözlerle ünsiyet peydâ eder; söylediklerini dinler ve anlar. Aksi halde, o insanla o çocuk arasında bir ma’lûmât alış verişi olamaz.”4

20. Husûsî meseleler ders bitiminden sonra husûsî olarak ele alınıp dar dairede konuşulmalı. Umûmun içinde münâkaşaya sebep olacak mevzuların medar-ı bahsi yapılmamalıdır. Namaz kılınacaksa ya dersten önce veya dersten sonra kılınmalıdır; ders arasında kılınması dersin insicamını bozabilir.

Dipnotlar:

1- Son Şahitler, 1. Cild, s. 380.

2- Eski Saîd Dönemi Eserleri (Münâzarât,) s. 291.

3- Sözler, s. 629. 

4- İşârâtü’l-İcâz, s. 346.

Okunma Sayısı: 2542
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı