"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adalet mizanında veyl halleri

Abdullah ŞAHİN
08 Ağustos 2018, Çarşamba
İsm-i azam ve arş-ı âzamın tecelligâhının dört ana direğinden biri ve en ehemmiyetlisi mizan ve adalettir.

“Veyl” kelimesi “Yazıklar olsun” anlamında, çok dehşetli haller anında kullanılan bir kelimedir.

Çünkü veyl, en dehşetli azap yeri olan Cehennemde bir vadinin adı ve irinden müteşekkil Veyl derelerinin ünvanıdır.

İstılâhi karşılığı olarak ise, bir kimse veya topluluğun, işledikleri azim günah ve hataları sebebiyle içine düşecekleri acınacak hallerinin ifadesi karşılığı olarak kullanılır.

İsm-i azam ve arş-ı âzamın tecelligâhının dört ana direğinden biri ve en ehemmiyetlisi mizan ve adalettir.

Bu noktada Allah (cc) Kur’ân-ı Kerîm’de bu veyl kelimesini, arşı ve içindekileri titreten hallerde irat etmiştir.

İşte bununla ilgili âyetlerin meâllerden bir kısmı: “...O Allah’a ortak koşanlara veyl olsun.” (Fussilet Sûresi: 6) Ölçüde ve tartıda hîle yapanlara veyl olsun. (Mutaffifîn Sûresi: 1) “(insanları) Diliyle çekiştiren, kaş ve göz işaretleriyle alay eden bozguncu kişinin vay haline!” (Hümeze, 32/1)

Ayrıca, “Veyl” kelimesinin anlamını Efendimiz (asm) hadislerinde şu şekilde izah etmektedir:

İmam Ahmed ve Tirmizî Ebu Saîd’den şöyle rivayet etmişlerdir: 

Hz. Peygamber (asm) buyurdu ki:

“Veyl, Cehennemde bir vadidir ki, kâfir onun dibine varmadan önce onda kırk yıl yukardan aşağı düşer.” 

Kâinatta mizan ve adalet üzerine kurulu nizam ve intizamı bozmaya matuf her hareket, dahli nispetinde, bu veylden hissesini alacaktır.

İçinde bulunduğumuz ahir zamanın fitne asrının Kur’ân tefsiri Risale-i Nur’da ise mizan ve adalet hakikatinin ehemmiyet ve hakikati şu yüksek ifadelerle tefsir edilmiştir: “İsm-i Adl’in cilve-i âzamından gelen kâinattaki adalet-i tâmme, umum eşyanın muvazenelerini idare ediyor. Ve beşere de adaleti emrediyor. 

Sûre-i Rahmân’da: “Göğü yükseltti ve mizanı koydu. Sakın tartıda taşkınlık etmeyin. Tartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın.” (Rahman Sûresi, âyet: 7-9) âyetindeki dört mertebede, dört nevi mîzana işaret eden dört defa “mîzan” zikredilmesi, kâinatta mîzanın derece-i azametini ve fevkalâde pek büyük ehemmiyetini gösteriyor. Evet, hiçbir şeyde israf olmadığı gibi, hiçbir şeyde de hakikî zulüm ve mîzansızlık yoktur.” (Lem’alar, s. 303-304)

Buradaki mizan ve terazi haşa sıradan bir terazi değil, kâinatın nizam ve intizamının mihengini teşkil eden ve bütün felek çarklarının etrafında döndüğü adalet hakikatidir. Onun içindir ki bu mizan ve terazi, hukuk ve adalet hakikatinin hâkim olduğu hür ve medeni ülkelerde adaletin hem şeklen, hem de muhteviyaten sembolü olmuştur. Haksızlıkların ve zulümlerin hâkim olduğu ülkelerde ise bu terazi adalet dağıtmaktan öte, zulüm ve haksızlıkları çoğaltan sıradan, içi boş şekli bir teraziden öteye gidememiştir.

Bahtiyardır o hukuk ve adalet dağıtıcıları ki bu mizan ve intizamdan hisseleri ziyade olanlardır.

Veyl, yazıklar olsun o adalet dağıtma iddiasında bulunanlara ki, adalet ölçü ve tartısında hile yaparak insanlığı zulüm ve fesada düçar ederler.

Şunu da unutmayalım ki bütün mizan ve adalet terazilerinde tartılanların tekrar tam bir adaletle tartılıp sonuçlandırılacağı terazi ise haşrin en büyük mahkemesi olan Mahkeme-i Kübra’nın adalet terazisidir. Başta hak ve adalet dağıtıcıları olmak üzere, hepimiz daha yaşarken tarttıklarımızı, hiçbir iltimasın olmadığı, diğer bir tabirle: Annenin kızını, babanın oğlunu tanımayıp, peygamberlerin bile “nefsî” diye nida ettiği, bu dehşetli mahkemeyi hesaba katarak tartmalıyız. Elbette son pişmanlık fayda vermez.

Bizim Yunus, tartı ve terazi hallerini şu dizelerinde ne güzel ifade eder: 

“Gülden terâzi yaparlar, / Gül ile gülü tartarlar/ Gül alırlar gül satarlar, / Çarşı pazarı güldür gül...”

Okunma Sayısı: 2085
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı