"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sağlıkta gelişirken, sağlıksız olur mu insan?

Abdurrahim ÖZYURT
10 Kasım 2017, Cuma
Sağlık nedir diye sorulduğunda; “Hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı ve kişinin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasıdır” diye tarif edilebilir.

Bu iyilik hali çerçevesinde hayatımızın sağlıklı geçmesini isteriz, hedeflerimizi ve isteklerimizi gerçekleştirmeye çalışırken yapacak olduğumuz bütün işlerimizi bedenen, zihnen ve ruhen sağlıklı yapmaya dikkat ederiz. Sağlıksız olduğumuzu hissettiğimiz anda yapmak istediklerimiz, hatta bazen hedeflerimiz tıpkı isteklerimiz gibi kırılır, bu da insanı ümitsizliğe sevk eder. Bu ümitsizlik içinde yapmış olduğumuz çalışmalarımızı bir kenara bırakıp, eski sağlığımıza kavuşmak için ayrıca bir mücadeleye gireriz. Ne gariptir ki sağlıklıyken kazanır, sağlığımız için harcarız. 

Bu durumda eski sağlığımızı kazanmaya çalışırken bunu gerçekleştirmenin esas müracaat noktası ve en önemli dayanağı sağlık kuruluşları (Hastahaneler) olur. Sağlık kuruluşları demişken, sağlık alanındaki ilerleyişimize dikkat çekmek isterim. Nasıl ki hastalıklar arttıkça hastahaneler ve beraberinde tedavilerin olumlu olarak kısa sürede sonuç vermesi için hastahane içindeki teknolojik gelişmeler artmakta, bununla beraber sağlık ve sağlık teknolojileri yönünden gelişerek ilerlemekteyiz. Bunun sonucu olarak şahsî sağlık problemlerinde anında müdahale ile ölüm oranları en aza inebilmektedir. Bununla beraber sağlık ocaklarında dahi her mahalleye ayrı ayrı hekim tahsis ettirilip şahsî ilgilenmeyi ve oluşabilecek problemlerin en aza indirilmeye çalışıldığı günümüzde, sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanmıyoruz muyuz diye sormak lâzım.  

Bu hizmetlerin yanında ‘’T. C. Sağlık Bakanlığı 2015’’ verilerine baktığımızda ‘’Yıllara ve Sektörlere Göre Yatan Hasta Sayısı’’ sadece devlete ait hastahanelerde 2002 yılında 4.169.779 iken, 2015 yılında bu sayı 7.396.239’a çıktığını, ‘’Hastahaneye müracaat eden hasta sayısı’’ 2002’de 109.793.128 iken,  2015’de bu sayı  292.100.331 olduğunu görmekteyiz.

Bu verilere bakılarak sağlıkta ilerlediğimizi düşünürsek, hastahaneye yatan ve müracaat edenlerin sayısının her geçen yıl arttığını ve üstelik TÜİK’in verilerine göre 2015 yılında ölüm oranının diğer yıllara oranla % 3,6 arttığını görmekteyiz. Bu kadar gelişmeyi varsayıp ve istatistiklere bakarak şu soruyu sormadan geçmek istemiyorum, “Sağlıkta ilerlerliyorsak, nerede geriliyoruz?”

Sağlıkta ilerlememiz hastahaneye gelen insan sayısını azaltacağına tersine arttırıyorsa, sadece sağlık hizmetlerini üst seviyede tutmak da yeterli olmuyor demektir. Tabiîki bu hastahane hizmetlerini üst seviyeye getirilmemesi anlamı taşımıyor. Sadece bu artışın sebebinin asıl kaynağına inilmesi, hastalık etkenlerinin iyi şekilde araştırılıp en aza indirilmeye çalışılması gerektiği kanaatindeyim. 

Her hastalığın oluşumunun kökeninde, sağlıksız ve dengesiz beslenme yattığını ve bunun yanı sıra piyasaya giren bir çok sağlıksız gıdanın günümüz şartlarında rahatlıkla raflarda yerini aldığını ve bunlara olan müdahalenin ne yazık ki yeterli olmadığını görmekteyiz. Bunların bilinçsizce tüketilmesi, özellikle çocukluk çağında alıştırılması, gelecekteki hastalıkların önünü açmakta ve sağlıksız bir toplumun temeli daha çocukluk çağından itibaren atılmasına zemin hazırlanmaktadır. İşte tam da bu noktada olayın sonunu değil başını iyi bilmek ve gerekli tedbirleri zamanında çok iyi almak gerekmektedir.                                   

Okunma Sayısı: 770
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İ. seyda

    10.11.2017 15:38:12

    Tebrik ederim. Yeni yazılarınızı okumak isterim.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı