"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur lisan-ı şer’i’ye uygun (mu)dur?

Abdussamed Avcı
16 Mart 2017, Perşembe
Risale-i Nur’un bazı yerlerinde geçen lisan-ı şer’i “şeriata uygun dil” anlamına gelir.

Yani bahsedilen meselelerdeki ifadelerin kaynağı, şeriatın da kaynağı olan Kur’ân-ı Kerîm ve Hadis-i şerifte geçen ibarelerden mülhem olmasıdır. Barla Lâhikası’nda geçen ve başına “…Şamlı Hafız Tevfik’in Risale-i Nur’un hakkaniyetine dair istihraci bir fıkrasıdır” notu düşülen mektubun haşiyesinde yer alan “Demek nass-ı hadis ile Risale-i Nur eczaları tecdid ve takviye-i din vazifesini görüyorlar” ifadesine istinaden Risale-i Nur’un takviye-i din vazifesini ifa ederek lisan-ı şer’i ye uygun yazıldığını birkaç başlık altında incelemeye çalışalım.

Birincisi: Risale-i Nur’da çokça kullanılan kavramların çoğu Kur’ân’ın lâfzından alınmıştır. Meselâ; Üstad Hz. “Muhakkak ki biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.” âyet-i kerimesine dayanarak yaratılışla ilgili konularda bu âyette geçen “ahsen-i takvim” ifadesini Risale-i Nur’un birçok yerinde zikretmiştir.

Bunun yanında Fatır-ı Zülcemal, Hakîm-i Zülcelâl, Fail-i Muhtar, Sâni-i Hakim, gibi sayıları çok daha arttırılabilir küllî hakikatleri bulunduran bu kavramların çokça zikredilmesi de Risalelerin Kur’ân lâfzına uygun yazıldığını gösteriyor. 

(NOT; Küllî hakikatleri ihtiva eden bu tür kavramaların Risale-i Nur da çok olduğunu düşündüğümüzde neden sadeleştirme yapılamayacağının bir hikmeti anlaşılmış olur. ) 

İkincisi: Risale-i Nur akla uzak görünen meseleleri akla yaklaştırmak için temsil verme metodunu kullanarak bu noktada da Kur’ân’ın nuranî yolunu takip etmiştir. Bu hususta Üstad Hz. Barla Lâhikası’nda “Felilâllahilhamd, sırr-ı temsil dürbünüyle, en uzak hakikatler gayet yakın gösterildi. Hem sırr-ı temsil cihetü’l vahdetiyle, en dağınık meseleler toplattırıldı. Hem sırr-ı temsil merdiveniyle, en yüksek hakaika kolaylıkla yetiştirildi. Hem sırr-ı temsil penceresiyle, hakaik-ı gaybiyeye, esasat-ı İslâmiyeye şuhûda yakın bir yakin-i iman hasıl oldu. Akıl ile beraber vehim ve hayal, hatta nefis ve heva teslime mecbur olduğu gibi, şeytan dahi teslim-i silâha mecbur oldu.” demektedir.

Üçüncüsü: Risale-i Nur konuları ele alırken konuyu tam tamına izah etmiştir. Yani –haşa- ne fazla ne de eksik bilgi vermemiştir. Üstad Kastamonu Lâhikası’nda “Risale-i Nur hakaik-i İslâmiyeye dair ihtiyaçlara kâfi geliyor, başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor. Kat’i ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkiki yapmanın en kısa ve en kolay yolu Risale-i Nur’dadır.” diyerek bu konuya değinmiştir.

Dördüncüsü: Risale-i Nur “Batıl şeyleri iyice tasvir safi zihinleri idlâldir.”  hakikatini göz önüne alarak zihinleri dağıtmadan doğrudan sonuca ulaştırır.  

Beşincisi: Risale-i Nur’daki bazı cümleler ve içindeki münacatların çoğu âyet veya hadis mealinden alınmıştır.

İşte bütün bunlar ve daha da arttırılabilir delillerle Risale-i Nur’un lisan-ı şer’i ye uygun olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.

Okunma Sayısı: 768
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmet Kaya

    16.03.2017 08:54:31

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı