"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ramazan Ayı bire bin veren tarla gibidir

Adil SÖYLEMEZ
02 Haziran 2017, Cuma
RAMAZAN SOHBETLERİ

Şehr-i Ramazan, hikmet, rahmet ve bereket ayıdır. Bu ayda nimetlerin kıymeti daha çok anlaşılır. Ramazan orucu, insanı terbiye etmekle beraber aklı ve kalbi tefekküre sevk eder. Ramazan orucu, nefsi emmarenin izole edilmesini sağlayan bir terbiye halidir. Elini, gözünü, dilini ve kulağını haramlardan uzak tutan insan, bu tefekkür haliyle birlikte kâmil insan olma sürecinde ilk adımını atar. Yani biz orucu değil, oruç bizi tutar aslında. 

Oruç ibadeti, insanı bütün günahlardan beri tutar. Gıybet, dedikodu, yalan, haset ve kıskançlık gibi nefsi emmarenin emrettiği bütün kötülüklere karşı insanı koruyan bir kalkan görevi görür. Oruç ibadeti, bu özelliğiyle içimizdeki kirleri rahmet yağmurlarıyla yıkar ve kalplerimizi tertemiz kılar. İşte orucun rahmet ve hikmetlerinden birisi de budur. 

Bu mübarek ayda bir iyiliğe bin sevap verilir. Rahmeti sonsuz olan Yüce Allah (cc), bu ayda kullarını bağışlamak için bu imkânı kullarına bağışlamıştır. Böylesine bir müjdeye muhatap olan kullar, Cennet hayatını kazanabilmek adına şevkle Rablerine boyun eğerler. Allah’ın (cc) rahmeti bu ayda kulların üzerine sağanak sağanak yağar. Bu rahmet sağanaklarıyla kalplerini temizleyen mü’minler, bu rahmetin serinliğiyle serinleyip günahların hararetinden kendilerini korumuş olurlar. 

Peygamber Efendimizin (asm), ‘’Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise Cehennemden kurtuluştur’’ dediği Şehr-i Ramazan, bu müjdelerle mü’minlere ümit kaynağı olur. Ramazan ayı, mü’min için hasat zamanıdır. Hz. Peygamber Efendimiz (asm) Ramazan ayının mü’minin hasadı olduğunu ‘’Recep ayı tohum ekme, Şaban ayı sulama, Ramazan ayı ise hasadı toplama zamanıdır’’ hadisiyle müjdelemiştir. 

Nice nimet, bereket, rahmet ve mağfiret müjdelerinin verildiği Ramazan ayına bu şuurla yaklaşmalı, hazırlığımızı buna göre yapmalıyız. Bu mübarek aydaki rahmet meyvelerini toplayarak bu nimetlerle hayatımızı süslemeliyiz. Geçmiş günahlarımızdan tevbe istiğfar ederek Rabbimizin affına mazhar olmalıyız. Böyle yaptığımız takdirde Ramazan-ı Şerifi hakkıyla eda edebilmiş ve şerefine nail olmuş oluruz inşallah. 

Okunma Sayısı: 1679
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı