"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Orada bir altyapı projesi var uzakta...

Adnan NACİR
09 Ocak 2018, Salı
Bir zamanlar, ülkemizde yapılması en kolay işlerden biri müteahhitlikti. Çok fazla bilgi ve tecrübe gerektirmemesi, sermaye kullanılmadan yapılabilmesi ve bol kazancı sayesinde tercih edilen mesleklerden biriydi. Bu işin okula veya eğitime de ihtiyacı yoktu üstelik.

Bir müteahhit kabaca şöyle iş yapar; yolda giderken gözüne takılan bir arsanın sahibini arayıp bulur ve o arsayı değerlendirecek bir inşaat projesi yapabileceğini söyleyerek mal sahibine kat karşılığı vermeyi teklif eder. Ardından inşaat malzemesi satan bir yerle yine kat karşılığı anlaşma yapar. Arsa ve malzemeyi bulduktan sonra inşaat işini yapacak bir ekip bulur ve onlardan da kat karşılığı iş yapmalarını ister. İşin sonunda arsası, malzemesi ve parası olmadan ayrıca inşaat işiyle kendini yormadan kendine bir veya bir kaç daire elde etmiş olur. Yaptığı iş sadece organize etmek ve takip etmek. Proje daha tasarım aşamasındayken cafcaflı, üç boyutlu maketler ve çizimler yapıp bunları kullanarak peşin parayla daireleri satmaya başlarsa anında eline para da geçecektir.

Günümüz şartlarında işler bu kadar kolay dönmüyor artık, müteahhitler tarafından ödenecek harçlar ve masraflar arttı, yeterlilik belgesi, sermaye gibi şartlar geldi, kısaca eski cazibesi kalmadı. Yani anlayacağınız bu bir yatırım tavsiyesi değildir.

Hükümetle arası iyi biriyseniz şöyle iş yapma ihtimaliniz olabilir; altyapı projelerinin ihalelerini maliyetinin üstünde rakamlarla alabilirsiniz. Paranız mı yok, hiç dert değil. Hazine size kefil olup ve öncelikli olarak devlet bankalarından borç alabilirsiniz. Millete hizmet (!) maksadıyla yapılan projelere de hazine kefil olsun bi’ zahmet. Bankalar o kadar parayı yutdışından bulur muhtemelen, ama sorulduğunda devletin değil özel şirketin borcu olduğu söylenir. 20-30 sene kadar işletme hakkını elinizde bulundurursunuz, ancak yeterli gelmeyebileceğini düşünen devletimiz bir de işletme garantisi verir. Proje havaalanı ise belli bir sayıda yolcunun kullanması, hastane ise günlük/aylık hasta sayısı, köprü ise günlük geçiş sayısı hakkında garanti verilir. Hiç kullanım olmasa bile sabit bir asgarî kazancınız olacağı bilgisiyle yıllarca rahat edersiniz. Vergi borçlarınız uzlaşmaya açık biri olduğunuz için silinebilir meselâ. Tabiî, bunlar hep ihtimal...

Diyelim bu ülkenin vatandaşı değilsiniz, yine dert değil. Zamanında 20 milyar dolar paha biçilen bir kamu kurumunu 5 milyar dolar gibi “tele-komik” bir fiyatla alabilirsiniz. Korkmayın, paranız yoksa ülkemizin bankaları size kredi verecektir. Memleketinizde işler kesat mı gitti? Borcunuzu ödemeyebilirsiniz. Bu arada geçen sürede bu işletmeden elde ettiğiniz kâr da 15 milyar dolara yaklaşabilir, inanın, bu konuda arıza çıkarmayız.

Son yıllarda yapılan bazı projeler için hazine tarafından verilen asgarî kullanım garantileri şöyle; Yavuz Sultan Selim Köprüsü 135 bin, Avrasya Tüneli 68 bin 500, Osman Gazi Köprüsü 40 bin günlük araç geçişi. Hazine arazilerinin üzerine kurulan ve özel şirketlerin yönetimi/işletmesine devredilen kamu hastaneleri için devletin şimdiden 27 milyar dolar tutarında bir yükümlülük altına girildiği ve % 70 oranında doluluk garantisi verildiği söyleniyor. Vatandaşı hasta ederek verilen garantilerin tutturulması ve böylece devletin cebinden ek bir masraf çıkmaması için canla başla çalışan hükümetimizin bu çabaları takdire şayandır. Adeta “vatandaşı hasta etmeseydik de bu şirketleri mi besleseydik?” demektedir. Zaten bunu eleştirenler de ya dış mihrakların adamı veya teröristtir afedersiniz...

15-20 hatta bazı projelerde 25 yıla varan sürelerde işletimi kapsayan bu garantileri görünce ister istemez akla “orada bir altyapı projesi var uzakta, gitmesek de, geçmesek de onun parası bizim borcumuzdur” dizelerini getiriyor.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Harun Karacan, geçen hafta “Türkiye bugünlere 2002 yılından sonraki süreçte Cumhurbaşkanımız ve genel başkanımız Recep Tayyip Erdoğan vasıtasıyla buraya geldi. Türkiye’nin elde etmiş olduğu imkânlardan dolayı hepimizin borcu var, hepimiz şapkamızı önüne koyup 2019 seçimlerinde Cumhurbaşkanımızın nasıl elini rahatlatabiliriz bize düşen görev bu” dedi. Tam olarak hangi bağlamda ve niyette söylediğini bilmiyorum, ama hazine garantileri sebebiyle bütün vatandaşlara taalluk eden ve yıllarca sürecek bir borcumuz var, onu biliyorum. Borçlar konusu gündeme gelmişken hatırlatayım dedim.

Okunma Sayısı: 984
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı