"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ölüm: Başka bir âleme geçiş kapısı... Ölüm iyiliği nedir?

28 Haziran 2018, Perşembe
Uzman Dr. Mehmet Emin Demirkol, hastalarda ölmeden önce görülen “ölüm iyiliği”nin sebeplerini araştırıyor.

Ölüm iyiliği nedir?

İngilizce kaynaklarda ‘terminal lucidity’ olarak yer alan bu durum, Türkçe’ye “ölüm iyiliği” olarak çevirilmiş. Kronik hastalıklarda, ölümden bazen dakikalar, bazen günler, bazen de haftalar önce, hastalığın şiddetinde beklenmedik bir azalma, hatta bazen tamamen normal hayata dönme hâli görülmesidir. Bu iyi hâl bazen de, özellikle hafıza kaybı olan hastalarda zihinsel algıların açılması, hafızanın kısa süreliğine geri gelmesi, konuşma ve motor becerilerinin geri geldiği şeklinde gözlemlenmiştir. 

Uzman Dr. Mehmet Emin Demirkol, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisine yazdığı makalesinde, “Ölüm iyiliği fenomeninin nörobiyolojisinin, nörokimyasal altyapısının aydınlatılması bu fenomenin görüldüğü hastalıklardaki iyilik hali dönemlerinin uzamasına, kronik hastalık döneminde hasta ve aile bireylerinin çektiği acıların hafiflemesine ve ölümden önceki son dönemlerin daha huzurlu geçirilmesine yardımcı olacaktır.” diyor.

2030 yılında her 10 ölümden 9’u hastanelerde olacak

Yapılan araştırmalara göre 2030 yılında her 10 ölümden sadece birinin evde gerçekleşeceğini söyleyen Dr. Demirkol, bu durumun ölüm iyiliği olgularına hekimler tarafından daha fazla tanıklık edileceğini ve daha fazla araştırılacağını ifade ediyor. Makalesinde, ölüm öncesi iyileşme hâlinin, Hipokrat, Plutarkos, Galen, İbnisina gibi dönemlerinin saygın bilim insanları tarafından da belirlendiğine ve son 250 yıldır literatürde bu durumu açıklayan örneklere de yer veriyor. 

Onk. Dr. Haluk Nurbaki de “ölüm iyiliği”ni doğrulamış

Merhum Onk. Uzmanı Dr. Haluk Nurbaki de, 1983 yılında yayımlanmış bir makalesinde, “ölüm iyiliği” ni doğruluyor ve şunları söylüyor: “35 yıllık doktorum. Son 20 yılımı kanserli hastaların tedavisiyle geçirdim. Ölüm ânı çok değişik ve özel bir andır. Ben bu ânı hastalarımda teferruatlı olarak izledim. Eğer ölüm kesin bir son olsaydı, bu hastalar yavaş yavaş sönecek ve önce zihni kabiliyetler kaybedilerek sıra ile bütün sistemler duracaktı. Hâlbuki bu gün tıp, ‘ölüm iyiliğini’ kesinlikle kabul ediyor.”

Ölüm anında ne olur?

Ölüm anında, önce zihinde akıl almaz bir gelişme olur. Kulaklar daha uzakları duyarken, gözler öteleri seyreder ve gözbebekleri, yeni bir gerçeğin seyrini ilân edercesine büyür. İnsan hafızası ise, olağanüstü bir netlikle, hayatın adeta hızlı bir bant şeridini sunar. Ve bütün iman sahipleri, ölürken o andaki bütün acılardan kurtulurlar. En güçlü ilâçlarla durduramadığımız acılar diner ve yüzler, bambaşka bir mutluluk havasıyla tebessüm eder. Hâlbuki insan sadece maddeden ibaret olsaydı, zihinler son anda tam manasıyla iflâs edecekti.

Ağır hastalardaki dayanılmaz koku kaybolur

Ölüm anındaki en hayret verici olaylardan biri de, ağır hastalardaki dayanılmaz kötü kokuların birdenbire kaybolmasıdır. Ben, özellikle kanserden ölen birçok hastamda, bu ani koku değişikliğine şahit oldum. Bir hastam, yemek borusu kanserine yakalanmış ve daha sonra ciğerlerine yayılan kanserin kokusu, dayanılmaz hale gelmişti. Bu hastanın kokusu, ölüm anına yakın (bir saat kala) tamamen kayboldu. Bu değişikliği, hastanın yakınlarıyla birlikte, ilmi bir zabıt halinde tesbit ettim.

Ağrılar ölüm anında kaybolur

En önemli tesbitlerimden biri de, kemik kanserine yakalanan bir hastamla ilgilidir. Bu hastam, aynı zamanda akciğer metastazları sebebiyle devamlı olarak oksijen almak zorunda idi. Bu hastam içinde bulunduğu zor şartlardan ötürü, ölürken Kelime-i Şehadet getirememe endişesi içindeydi. Bu hastam, ölümünden bir saat önce oksijen cihazını attı ve hiç bir nefes zorluğu çekmediğini söyledi. Ve daha sonra akıl almaz bir şekilde doğrularak ayağa kalktı. Ölümün yeni bir doğuş olduğunu açıkça dile getiren bu rahmetli hastamın da durumunu, ilmi bir zabıtla tesbit ettim. 

Ölmeden önce görülen bu iyileşmenin sebebi ne?

Saymakla bitmeyecek olan bu örneklerin pek çoğunu, sizlerde görmüş veya işitmiş olabilirsiniz. Ölüm anında, acaba zihinler neden yeni bir sefere çıkma zevki içinde netleşerek açılmaktadır? Ve neden bedene, yeni bir hayat tarzı gelmektedir?

Bunun izah tarzı, beyinde hücre faaliyetleri sona erer ve maddî hayat biterken, zihin dediğimiz bilgisayar programlarının, matematik bir gerçek olarak ruhun emrine girmesidir.

Başka bir Âleme geçişin mesajları

Ölümün insanlar için ebedî saadete açılan bir kapı olduğunu gösteren milyonlarca iman sahiplerinden biri de Ulubatlı Hasan değil miydi? Gördüğünde Fatih’i ağlatan o mübarek şehidin yüzü, kızgın yağlarla haşlanmıştı ve vücuduna saplanan oklara rağmen, acaba neden tebessüm ediyordu?

Eğer insan sadece maddeden ibaretse, Ulubatlı’nın yüzü neden ıztırapla buruşmamıştı?

Ulubatlı’nın ve milyonlarca iman sahibinin, ölüm anındaki o zarif tebessümleri, bambaşka ve nurlu bir âleme geçişin bizlere verilmiş olan mesajından başka bir şey değildir.

Okunma Sayısı: 3621
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı