"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AİHM yargısına saldırı

Ahmet BATTAL
29 Kasım 2016, Salı
Gündemdeki darbe ve “darbeci örgüt” davaları ile ilgili olarak yazdığımız son yazının sonunda da söylemiştik:

Bu davalarda ve idari işlemlerde “kritik eşik” çoktan aşılmış durumda. Dolayısıyla, yakın gelecekte, Türk vatandaşlarının önemli bir kısmı iç hukuk yollarına başvurarak hakkını alamadığı düşüncesiyle AİHM’e başvuracak. 

Ve kuvvetle muhtemeldir ki davacıların büyük ekseriyeti; gecikmiş de olsa, tazminat biçiminde de olsa, iade-i itibar elde etmek şeklinde de olsa, bir biçimde haklarını oradan alacaklar. 

İşte bu muhtemel sonucu şimdiden öngören ve bundan memnun olmayan ya da olmayacak olan birileri, bir dalavere ile AİHM’nin yargı yetkisini kaldırmaya çalışıyor. 

Bu maksatla yapılan ciddi bir algı operasyonu var. Bunun da sonucunda ülkemizin ve devletimizin uluslar arası bağlantıları konusunda hiç olmadığı kadar belirsizlikler var. (Hatta 1960 ve 1980 ihtilali dönemlerinde bile ilişkiler bu kadar belirsiz ve kırılgan olmamıştı.) 

AB, NATO, Birleşmiş Milletler, -üye olduklarımız, üye olabileceklerimiz... Hepsi ile ilgili çok ciddi fırtınalar estiriliyor. Bu fırtınalara basın alet ediliyor ya da gönüllü alet oluyor. İktidar destekli çakma sivil toplum kuruluşları da buna çanak tutuyorlar. 

Hükümetin ne dediği belli değil. Evet diyen de var, hayır diyen de.

Başbakanın kim olduğu da tam belli değil. 

Cumhurbaşkanının ne dediği ise kahvehanelerde başka, lobilerde başka anlaşılıyor!

İşte bütün bu uluslar arası belirsizliklerin ve çalkantıların bizce en önemli sebebi AİHM’i de Türkiye düşmanı gibi gösterip gözden düşürmek, dışlamak ve böylece önemsizleştirmek ve gözden çıkarmak. 

Düşünün, AB’den daha eski ve daha geniş bir çatı örgüt durumunda olan Avrupa Konseyi 1949’da kurulmuş. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) 1950’de imzaya açılmış, 1953’te yürürlüğe girmiş. Taraf ülkelerin AİHS’e uyumunu denetlemek amacıyla bir de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) oluşturulmuş.

Türkiye, Avrupa Konseyinin kurucu üyeleri arasında. Ancak Türkiye AİHS’in yargısal denetim sürecine dahil edilmesi amacıya bireysel başvuru hakkını 1987’de ve AİHM’in zorunlu yargı yetkisini 1990’da güç bela kabul etmiş. 

Bu adım aslında Türkiye’deki insan hakları ve hukuk devleti alanında çok önemli bir başarı. 

İşte şimdilerde birileri, bir punduna getirip Türkiye ile AİHM arasındaki bağı koparmayı istiyor. Bunun için de batılı kurumların Türk halkının zihnindeki olumlu imajını yıkmaya çalışıyor.  

Biliyorlar ki bunların hepsi bir biçimde birbiriyle ilişkili ve hatta birbirine bağlı kurumsal yapılar. Bu yüzden de hepsine birden vuruyorlar. 

Biliyoruz ki, bu vuruşlardan sonuç almaları çok da kolay değil. 

Aslında bize bağlı. Biz AİHM’e sahip çıkmazsak elimizden gitmesi çok kolay olabilir. Tarih şahittir. 

Ardından ne gelir? Doğu-batı kamplaşması. Savaşlar, kaoslar, anarşi ve... Kıyamet desek?

Okunma Sayısı: 3710
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Adnan

    29.11.2016 00:41:26

    Bide hocam bu AİHM neden söz konusu müslümanlar olunca adaleti bilmiyorlarmış gibi davranıyorlar suriye Filistin arakan vb ülkelerdeki müslüman kardeşlerimizi görmüyorlar adamların tek derdi mültecilerin AB geçmesini engellemek bence hocam üstad bediü zaman zekat ve sadakanın terkinde 2 müthiş konu acıyor ya biri benim karnım doysun ben rahat yaşayayım diğerleri ölüyorsa bana ne, diğeride sen çalış ben yiyeyim işte hocam yaklaşık 3yy dır batının İslam coğrafyasına bakışıda budur hocam hükümeti ve cumhurbaşkanımızı çok eleştiriyorsunuz bence cumhurbaşkanımız haklı bu benim düşüncem bende sizin öğrencinizim sizi eleştirdim bize eleştiriyi siz öğrettiniz bir saygısızlığım olduysa özür dilerim sizi çok seven öğrenciniz ellerinizden öperim selam aleyküm.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı