"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AKP “Devlet Partisi” mi oldu?

Ahmet BATTAL
12 Nisan 2018, Perşembe
AKMHP cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan beş gün önce Denizli’deki parti mitinginde şunları söylemiş (Kaynak, partinin resmî sitesidir. Ancak Erdoğan bunları metinden mi okumuş yoksa irticalen mi söylemiş anlayamadık):

“Tek bayrak... Bayrağımıza alternatif asla öyle paçavralar, maçavralar... Hani işte bu CHP Hakkâri’de toplantı yapıyor. Bir tane Türk Bayrağı yok ve o toplantıyı da ismini vermeyeyim malûm parti var ya o partinin desteğiyle yapıyor. Çünkü oralarda bu tür mitingleri yapmak yürek işi yürek. Bu iş kürekle olmaz, yürekle olur. Doğru dürüst oralarda teşkilât kuramıyorlardı. Fakat biz kurduk, partimizi bombaladılar, A4’le, yıktılar, yenisini yaptık. Öbür tarafta yıktılar, yenisini yaptık. Şehitlerimiz oldu, devam ettik. Niye? Çünkü biz bu işe dâvâ olarak baktık ve biz bu yolda bu dâvâda asla taviz vermeyeceğiz.” 

Bu konuşmadan bazı sonuçlar çıkar: 

1. Parti toplantısında Türk Bayrağı asma / asmama meselesi 

Önce, “Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun”un “Propaganda yayınlarına ilişkin yasaklar ve propagandada kullanılacak dil” başlıklı 58/1. maddesini aynen verelim:  

“Propaganda için kullanılan el ilânları ve diğer her türlü matbuat üzerinde Türk Bayrağı ve dinî ibareler bulundurulması yasaktır.”

Neymiş? Siyasî mitingde Türk Bayrağı kullanmak kanunen zaten yasakmış. 

O zaman Erdoğan neden Kılıçdaroğlu’na böyle yükleniyor? Kanunu mu bilmiyor, yoksa milletin bu kanunu bilmediğini mi biliyor!

2. CHP’nin “adı verilmek” istenmeyen başka partilerle miting yapması meselesi 

AKP’nin HDP ile birlikte yaptığı açılımları ve ortak mitingleri balıklar bile unutmadı!

Bu meselede ayrıca yukarıdaki kanun hükmünün ikinci fıkrasındaki “Siyasî partiler ve adaylar tarafından yapılacak her türlü propaganda, Türkçe’nin yanı sıra farklı dil ve lehçelerde de yapılabilir” izni dikkat çekici olabilir. Üstelik bu hüküm 2.3.2014 tarihinde 6529 sayılı kanunla değişip bu hale gelmiş! 

Yani birileri tuzak kurmuş, birileri de avı yakalamış oluyor. Bu durumda başka birileri de pişirip yiyecek!

3. Oralarda bu tür mitingleri yapmanın “yürek işi” olması meselesi

İyi de, ülkemizin bazı yerlerinde, üstelik güvenlik endişesi sebebiyle ancak “yürekli olanlar” miting yapabiliyorsa, bu durum muhalefetin değil iktidarın ayıbı sayılmaz mı? Bununla muhalefete yüklenmek de neyin nesi?

Üstelik, -her nedense- adı verilmeyen o parti güneydoğuda örgütlenmeye ve propaganda yapmaya CHP’den ve hatta AKP’den daha yürekli ya da hazırlıklı ise bu neyi gösterir?

4. “Biz yapabiliyoruz” meselesi 

AKP miting yapabiliyor ve teşkilât kurabiliyor, ama CHP bunları yapmak istemesine rağmen yapamıyorsa bu ayıp kime aittir?

CHP miting yapmak ya da teşkilât kurmak istediğinde güvenliği sağlayamayan devlet, aynı şeyleri AKP yapmak istediğinde güvenliği sağlayabiliyorsa bu ne demektir? 

AKP’nin güvenlik kuvvetleri mi var? O zaman CHP’nin de ayrı güvenlik kuvvetleri mi olsun? 

Ya da daha iyi bir soru: Devlet kimin olsun? Sadece AKP’ye oy veren kesimin mi? 

Başlıktaki sorunun cevabına gelince:

AKP Devlet Partisi oluyor ve hatta oldu bile. 

Devlet Bahçeli’nin partisi de bir zamanlar güneydoğuda miting yapamadığı için Erdoğan’ın diline düşmüştü. 

Şimdi ve yakın gelecekte MHP’nin ve AKP’nin birleşerek neyi nasıl yapacağını ise hep birlikte göreceğiz. 

Okunma Sayısı: 4473
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Nedim

    12.4.2018 15:15:54

    Akp mi devlet partisi oldu,devlet mi akp oldu bilmiyorum.Ama sonuc cok kotu oldu.Ve bu gidis degismedikce bu kotu durum,ulke ucurumun dibine cakilana kadar devam eder.

  • Gündüz Alp-2

    12.4.2018 11:14:34

    Bu ülke ve millet, devletçi partilerden de devletçi zihniyetten de çok çekmiştir. Artık aklını başına devşirmeli ve hürriyetçi demokrasinin yönetim anlayışını benimseyen demokratlara taraftar olmalı, ülkemizin hür, medeni ve demokrat dünyada hak ettiği yer almasını sağlamalıdırlar. Bunu yapacak olan da bu ülkenin hür ve demokrat bireyleri, ittihat ve ittifakları olacaktır. Hariçten bir baskı olmaksızın bunu becerebilmeliyiz. Yaşadığımız çağ da özelliği de bunu istemektedir. Hâlâ bir asır öncesinde kalmış demode model ve sistemlerle, ülkenin maddi-manevi kalkınmasına çalışmak, ülkenin geleceğini ve kaynaklarını heder etmektir. Buna hakkımız yoktur. Toplumsal barışı ve huzuru tahrip eden, toplumu ayrıştıran,kayıkçı kavgalarını acilen bırakmak zorundayız. OHAL hukuk ve demokrasiyi katletmişken, "OHAL'i kaldırmak cinayettir" diyenlere odaklanmak gerek.

  • Gündüz Alp

    12.4.2018 10:53:17

    Sayın Battal, halk partisinin altı okuna mukabil siyasal İslamcı iktidarın dördüne (rabia) "tek adam, tek partiyi" de ilave edince o da "altı" parmaklı bir devlet partisi oluyor. 16'ncı iktidar yılında devletçi ve statükocu bir partiye evrilen iktidar partisi, kuruluşunda deklare ettiği hedef ve programıyla bizleri şaşırtsa da geldikleri nokta itibariye (hedef ve ideoloji bakımından) şaşırtmadılar. Şaşıranlara ve "dindar iktidar" argümanına can simidi gibi sarılanlara şaşmak gerek. İktidara gelerek toplumu tepeden dizayn etmeyi ideolojisinin temeline koyan bir siyasal düşüncenin ve yönetim anlayışının, iktidarı elde ettikten sonra devletçi ve statükocu bir yapıya evrilmesi normal değil mi? Aksi olsaydı anormal olurdu. Dini-milli ne varsa siyasetinde alet olarak kullanan iktidar partisi, OHAL'i bile "yerli-milli" argümanlarla besleyerek, cici ve şirin bir tarzda halka takdim ediyor ki, devamı mümkün olsun.

  • Murat

    12.4.2018 09:08:29

    Çok iyi. Maşaallah elinize aklınıza yüreğinize sağlık.

  • R.Kalyoncu

    12.4.2018 08:59:16

    Memleketin herhangi bir bölgesinde bir siyasi partinin serbestçe miting yapamaması ayıbının, asayişi teminden sorumlu iktidara ait olduğu tesbiti elbette doğrudur. Ancak, değerli Hocamızın herhalde dikkatlerinden kaçmış olmalı; 58/1 maddesinden "Siyasî mitingde Türk Bayrağı kullanmak yasaktır." hükmü çıkmaz. Yasağın sadece "Propaganda için kullanılan el ilanları ve diğer her türlü matbuat üzerinde Türk Bayrağı" kullanımı ile ilgili olduğu çok açık..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı