"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AKP, Liderlik ve Ceza Kanunu

Ahmet BATTAL
25 Ağustos 2018, Cumartesi
Türk Ceza Kanunu’nun “Siyasî hakların kullanılmasının engellenmesi” başlıklı 114. maddesinde şöyle bir hüküm var:

***

(1) Bir kimseye karşı;

a) Bir siyasî partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasî partinin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasî partiden veya siyasî parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya,

b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya,

Zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasî partinin faaliyetlerinin engellenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

***

Demokratik hakların merkezinde bulunan “siyaset yapma hakkı”na yönelik engellemelerin cezalandırılması demokrasinin de bir gereğidir. Bu hüküm bu sebeple fevkalâde yerinde ve faydalı bir ceza hükmüdür. 

Ancak başka birçok ceza hükmü gibi bu hükmün de hâkimlerce hakkıyla uygulanabilmesi için yargının yürütmeden bağımsız olması şarttır. 

Meselâ yukarıdaki hükme göre bir belediye başkanını istifaya zorlamak suçtur.

Bunu o başkanın üyesi olduğu partinin genel başkanı da yapsa yine de bu bir suçtur. 

Bunu yapan genel başkan aynı zamanda başbakan ya da cumhurbaşkanı da olsa sonuç değişmez: Bir seçilmişi istifaya zorlamak yine suçtur. Ama bu suçu takip edecek ve hesabını soracak savcı bulmak Türkiye’de kolay değildir. 

Amerika’da kolaydır. Avrupa’da da kolaydır. Ama Türkiye’de zordur ve gittikçe daha da zorlaşmaktadır. Sebebi bellidir. Demokraside geriye gidişin zirvesindeyiz. 

Çare nedir? 

Çare sandıktır. 

Çare milletin tenvir ve irşat edilmesidir. 

Bu tenvir yapılabilirse “ben yaptım oldu”ların hesabı sorulabilir. En azından siyaseten sorulur. Hukuken hesaplaşma da ardından gelir. Yöntemi ve önceliği yanlıştır, ama bu da bir adalettir. 

O halde muhalefet sıkı çalışmalıdır. Yaklaşan yerel seçimde, keyfîliklerin hesabı önce siyaseten sorulmalıdır. 

Okunma Sayısı: 2718
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İ.Seyda

    25.8.2018 23:12:38

    Ahmet hocam, Çok önemli bir konudan de söz ediyorsunuz Bir de kişinin seçme / seçilme hakkı konusunda bir değerlendirme bekliyoruz. Anayasa, kimse siyasi tercihinden dolayı kınanamaz diyor ama bizdeki uygulama ve yaklaşımlar hakkında ne diyorsunuz?

  • Demokrat

    25.8.2018 11:03:27

    Muhalefete muhalefet eden sözde milliyetçi ve sözde vatansever payandalarla mı?Hepsi tuluat tiyatrosu.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı