"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Avrupa demokrasisinden Türkiye demokrasisine ikaz

Ahmet BATTAL
04 Ekim 2018, Perşembe
Önceki günkü gazetelerde yer alan bilgilere göre 750 üyeli Avrupa Parlamentosu Türkiye’ye yapılan AB yardımlarında 70 milyon Euro tutarında kesinti yapan karar tasarısını 28’e karşı 544 oyla kabul etmiş. 74 üye de çekimser kalmış.

Türkiye gibi adaylık sürecindeki ülkeler için öngörülen bu malî yardımda bu sene kesintiye gidilmesinin gerekçesi de şuymuş: “Türkiye’nin demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti alanlarında ilerleme kaydedememiş olması”. 

Daha ilginci şu: Ezici bir çoğunlukla alınan karar metninde Türkiye’de temel hak ve özgürlüklerin kötüleşmesinden ve Türkiye’nin Avrupa değerlerinden uzaklaşmaya devam etmesinden kaynaklanan endişe de dile getirilmiş.  

En önemlisi de kararda, AB bütçesinden Türkiye’ye yapılacak kesintinin Türkiye’deki sivil toplumu kesinlikle etkilememesi uyarısında bulunan bir madde de eklenmiş. Yani Parlamento kesintiye rağmen Türkiye’deki sivil topluma yapılacak yardımın arttırılmasını istiyor.

***

Hepimiz biliyoruz ki AB bir “ilkeler, değerler ve kurumlar birliği”. Üye ülkelerin siyasî liderlerinin kişisel siyasî tercihlerinin ve karizmalarının bu birlik açısından bir önemi yok. 

Yine hepimiz biliyoruz ki beş yılda bir seçilen Avrupa Parlamentosu Avrupa ülkelerinin halklarını nüfus oranı üzerinden ve “ideale yakın” ölçüde temsil ediyor. Parlamenterler, kendi ülkelerindeki siyasî akımlar ve ekipler başta olmak üzere dış etkenlerden en az etkilenen insanlar durumundalar. 

Bu kişiler elbette baskı gruplarının bilgilendirmesine açıklar. Ama uyanıklar. Dolayısıyla Türkiye’den kaçan bazı kişilerin ve grupların Türkiye düşmanlığına dayalı propagandalarına ve algı operasyonlarına önemli ölçüde kapalılar denilebilir. 

Yani AP’nin bu kararını, “Türkiye düşmanı …öcülerin etkisi” veya “dış güçlerin işi” ya da “yabancı mihraklar Türkiye’nin iyiliğini istemiyor” diyerek geçiştirmeye imkân yok. 

Neticede karşımızda “Avrupa Sağduyusu”nu temsil ve teyit eden koca bir Avrupa demokrasisi var. Ve bu Avrupa demokrasisinin ölçtüğü demokrasilerden biri de Türkiye demokrasisi.

Ölçüm sonuçlarının günden güne kötüye gittiğini ve hatta ölümcül hale gelmekte olduğunu görmemek için kör olmak bile yetmez. Ama hele bu üzücü kararla birlikte her halde artık görünür olmuştur. 

Geriye tek kör nokta kalıyor: “Avrupa ve Avrupalılar bize zaten her zaman düşman olmuşlardır” diyenler. 

Onlara da şunu sormak lâzım: Düşman düşmanına neden demokratikleşme için para yardımı yapmak istesin ve sonra “hak etmiyorsun” diyerek vazgeçsin? 

Bazı dostlarımızın(!) cevabı net olacak: “Zaten bize düşman oldukları için bizi demokrasiye geçirmeye çalışıyorlar.”

Buna da bizden cevap net: Böyle düşman dostlar başına. Böyle dost da düşman başına. Pes!

Bu karardan sonra bir de bazı dostlar(!) şunu diyecek: Parayı devletimize değil de sivil toplum örgütlerine verdiklerine göre bu Avrupalılar devletle milletin arasını açmaya çalışıyorlar, demek kötü niyetliler! 

Buna cevabımız ne mi? 

Biz “hizmetkâr devletçiler” olarak niyet ettik bu “kutsal devletçi” dost(!)lara karşı perhiz yapmaya… Zira kıblemiz farklı. O yüzden pas! 

Okunma Sayısı: 1382
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı