"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kardeşlik, yeniden; ama nasıl?

Ahmet BATTAL
03 Eylül 2023, Pazar
Öncelikle Diyanet İşleri Başkanlığının hutbe işleri ilgililerini ve bizzat Muhterem Başkanı tebrik ediyoruz.

Önceki gün camilerde hutbe makamında ve saatinde okunan metin yıllardır özlediğimiz ve beklediğimiz ve maalesef yeterince göremediğimizi düşündüğümüz türden bir nasihat oldu. Keşke her iki haftada bir aynı metin okunsa. 

Öncelikle linkini verelim:

https://www.diyanet.gov.tr/tr-TR/Kurumsal/Detay/35759/cuma-hutbesi-sakin-incitme-bir-cani

Başkasını yutmakla beslenen türden milliyetçiliği kökünden kesip atan hadis-i şerif ve ayet-i kerime ile başlayan hitap öncelikle en mühim sosyal yaramızı teşhis ve tedavi reçetelerini verdi. 

Camilerimiz ırkçılık belası ile malul zihinlerle dolu. Bunu sosyal hayatta ve siyasette de görebiliyoruz. 

Bu kısmı dinlerken çevremize baktık. Bazılarını boynu bükük ve mahzun gördük. Belki de mahcubiyetleri yüzlerine de yansımıştı. 

Ardından şu metin okundu:

“Cenâb-ı Hak Kur’an’da beş defa  ‘Hiçbir günahkâr bir başkasının günahını yüklenmez.’ buyurmaktadır. Kur’an-ı Kerim’i kendisine rehber edinen bir mümin, suçun şahsiliği ilkesini unutmaz. Aile, etnik köken, inanç ve mezhep gibi aidiyetleri kötülük işleyenle bir tutmaz. İşlenilen suçu genelleştirerek hiçbir masum cana kıymaz.”

Evet, suçun ve cezanın şahsiliği ilkesi bu ayetin en önemli manalarından biri. 

Hutbe makamındaki vaazda kavgaları kitleselleştirmeyi ve kan davalarını engelleyen bu ayet hatırlatıldı ve suçu genelleştirerek masumların canına kıyma işini yapan kişiler hakkıyla ikaz edilmiş oldu.

Ama bu ayet sadece cana kıymayı değil aynı zamanda bu gerekçeyle yapılan her türlü hak ihlalini de yasaklıyor. 

Dolayısıyla suçu genelleştirerek masumların hakkını ihlal eden ve bunu siyaset ve iktidar hatırına yapan adliye mensupları ve onlara bu yolu gösterip dayatan yüksek yargı mensupları da bu ayetin muhatabı.

Ve metni hazırlayanlar ve onaylayanlar dahil herkes biliyor ki yedi senedir “cemaat eşittir terör örgütü” formülü ile cezalar veriliyor. Bir cemaate mensubiyeti gösteren ve tek tek bakıldığında hiçbiri suç olmayan fiiller birleştirilip teröristliğin delili sayılıyor ve zulmediliyor. Üstelik Hür Dünya’nın ve AİHM’nin konuya bakış açısı da belli. 

Metni hazırlayanların, dinleyiciler arasında o cezaları veren hakim ve savcıların da olacağını hesaba katmış olmasını isterdik. Zira onların da vicdanı vardır ve belki ayet onları da harekete geçirip “biz ne yapıyoruz, gelin vazgeçelim” dedirtebilir.

Metnin devamında “Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırtınızı dönmeyin. Birbirinize kin ve nefret beslemeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun!” ayeti de okundu ve şunlar ifade edildi:

“O halde birbirimizin hak ve hukukuna saygı gösterelim. Farklılıklarımızı en büyük zenginliğimiz bilelim. Ülfet ve muhabbet bağıyla birbirimize bağlanalım. ‘Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin.’  ayetinde buyrulduğu üzere yıkıcı değil, yapıcı olalım. Ayrıştırıcı değil, birleştirici olalım.”

Bizim gibi memleketlerde cami cemaatinin farklılıkları kültürel ve siyasi farklılıklarıdır. 

Siyasi farklar ve bilhassa terörist damgasının rastgele kullanılması yüzünden kardeşin kardeşle bağının kesildiğini herkes biliyor. 

“Madem kardeşsiniz, öyleyse dargın kardeşlerinizin arasını düzeltin” manasındaki ayetlerin emrini bilhassa bu dönemde bu dindarlar arasında kim yerine getirecek?

Cami imamlarına ve din görevlilerine cemaati barıştırma vazifesini bu ayetler vermiş. 

Demek Diyanet İşleri Başkanlığına düşen, cami görevlilerinin bu emrin gereğini yerine getirmesi hususunda takipçi ve projeci olmak. 

Okunma Sayısı: 2405
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mustafa Torun

    3.9.2023 16:49:49

    Tövbe ederek mi başladılar?

  • A. Kılıç

    3.9.2023 13:14:06

    Hutbe kendi başına düşünüldüğünde gayet yerinde ve güzel. Ancak bu hafta iktidar siyasetinin de aynı dili kullanması ama hala adaletle ilgili hiç bir adım atılmaması, kullanılan kavram ve ikazlara karşı lakaytlığı netice vermez inşallah. Ümitle devamını ve icraatını bekliyoruz.

  • Zafer

    3.9.2023 12:00:44

    "Birbirinizi haset etmeyin,birbirinize sırtınızı dönmeyin,........."cümlesi âyet değil,hadis.Dalgınlığınıza gelmiş muhtemelen. Ben de sizin gibi hutbe hakkında biraz şaşırdım.Her cuma camiye gitmeden hutbeyi indirip okurum,acaba hutbe makamına uymayan cümleler var mı diye.Eğer varsa,cumaya gitmez,evde öğle namazını kılarım.Hutbe benim de ilgimi çent ve bi çok arkadaşa da gönderdim.Bu da iyi bir gelişme.Inşéallah sözden fiile de geçilir.

  • Ali Altuner

    3.9.2023 10:55:26

    "Zararın nersinden donersen kardır" Tebrikler.

  • Salih baş

    3.9.2023 07:16:10

    Sormak lazım hangi dağda kurt öldü

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı