"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mızrak ucu mottolar-2

Ahmet BATTAL
11 Ağustos 2018, Cumartesi
Zalimin ıslah olup zulümden vazgeçmesi için duâ etmek ile zalimin zulmünü alkışlamak ve zulmetme faaliyetindeki başarısı için duâ etmek farklı şeylerdir. Elbette, aklı başında hiç kimse, hele hele vicdan sahibi olduğunu varsaymamız gereken dindar insanlar, zulmü bile bile alkışlamaz, hatta zulmü kolay kolay görmezden de gelemez.

Son yazımızda “zulme rıza zulümdür” mottosunu kötüye kullananları anlattık. 

Bugün de benzer bir suiistimali ele alalım. 

“Zalimle bir arada olamam” ya da “zulmün olduğu yerde ben olamam” diyenlerin durumu da –maalesef- genellikle bir suiistimale işaret ediyor.

Dünyevî ya da dinî ve bilhassa da siyasî sebeple bir taraf tutmuş olan kişiler, eğer tarafgirlik hastalığına da yakalanmışlarsa, bu hastalıktan kurtarılamadıkları sürece, tuttukları tarafın karşı tarafındaki kişileri ve grupları kolaylıkla zalimlikle itham edip Cehenneme göndermeye teşebbüs edebiliyorlar. 

Hatta bazıları, bir zamanlar içinde oldukları herhangi bir sosyal gruptan ayrılış/kopuş gerekçelerini açıklarken de bu yanlışı yapıyorlar: “O grubun içinde şu kişi var ve o bir zalim, ben zalimle bir arada olamam” diyorlar. 

Böyleleri, bir kişinin bir fikri ya da bir hareketi sebebiyle o kişinin dahil olduğu bütün bir grubu yaftalamak ve hatta damgalamak yoluna gidiyorlar. Halbuki suç ve ceza şahsîdir ve öyle de olmalıdır. 

Evet, zulüm büyük günahlardan biri. Ama insan günahsız olmaz. 

Zira bu dünya zıtların bir arada olmasıyla kurulmuş. Zalimle mazlûm çoğu zaman bir arada. 

Hem, şimdinin zalimleri, çoğu zaman, bir önceki dönemin mazlûmlarından çıkıyor. Hem de, geleceğin zalimleri de çoğu zaman bugünün mazlûm ve mağdurlarından doğuyor. 

O halde “zalime taraftar olmamak” demek, olsa olsa, zalimin zulmüne taraftar olmamak demek olabilir. 

Zalimin ıslah olup zulümden vazgeçmesi için duâ etmek ile zalimin zulmünü alkışlamak ve zulmetme faaliyetindeki başarısı için duâ etmek farklı şeylerdir. 

Elbette, aklı başında hiç kimse, hele hele vicdan sahibi olduğunu varsaymamız gereken dindar insanlar, zulmü bile bile alkışlamaz, hatta zulmü kolay kolay görmezden de gelemez.

Ama herkes, kendince bir maslahata binaen taraftar olur veya sessiz kalır.

Meselâ “ne yapsın canım, başka çaresi yok” der. 

Ya da “keşke yapmasaydı, ama madem zulmetti, bunda da bir hayır vardır” diyerek hayra yormaya çalışır. 

Bütün bunlar bir yere kadar anlaşılabilir tercihlerdir. Yanlıştır, ama anlaşılabilirdir. 

Ama taraftar olduklarının her türlü zulmünü görmezden gelmek ve hele karşısına aldıklarının en ufak hatasını da en büyük zulüm ve günah gibi görüp külliyyen ademe mahkûm etmek ya da karşısına aldıklarının Cehenneme gitmesini dilemek, adalete de zıttır, hakkaniyete de.

Zira adalet her şeyden önce zulmü doğru tarif etmekten geçer. 

Okunma Sayısı: 2075
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı