"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mızrak ucu mottolar

Ahmet BATTAL
09 Ağustos 2018, Perşembe
Eğer birinin elinde size dönük mızrak varsa dikkat edin.

Sizin ona karşı koymanıza engel olmak için o mızrağın ucuna bir kutsal yerleştirmiş olabilir. 

“Bana vuran bu kutsala vurmuş olur” diyerek kutsalı tekeline almış demektir. Bu, meşhur bir kötüye kullanma hali.

Ama ilginç bir kutsal suiistimali biçimi daha var: 

Bazıları ortak kabuldeki prensip cümlelerini–ki buna galiba “motto” da deniyor–hasmının aleyhine kullanmaya çalışıyor ve çoğu zaman da başarıyor.

Meselâ “zulme rıza zulümdür” cümlesini alalım.

Bu cümle “zulme razı olmak da, zulmü bizzat yapmak gibi, bir tür ya da bir seviyede zulümdür” anlamına geliyor. 

Doğru bir ifade. Ama doğru yerde ve doğru kişiye karşı kullanıldığında bir anlam ifade ediyor.

Meselâ bir ortamdasınız. Masum olduğuna inandığınız birinin haklarını savunuyorsunuz. Sohbet şöyle gelişiyor:

***

“Onun bu suçla ilgisi yok, haksız yere suçlanıyor.”

“Evet, o suçu işlememiş, ama yine de o bir zalim.” 

“Neden zalim oluyor?”

“Zalim arkadaşının zulmüne rıza göstermiştir de o yüzden zalim. Zira zulme rıza zulümdür ve zulmeden de zalimdir.”

“Arkadaşının suçlu olduğunu ve onun da arkadaşının suçunu onayladığını biliyor musun?”

“Bilmiyorum, ama arkadaş kalmaya devam ettiğine göre öyle tahmin ediyorum.”

“Bu tahmin senin bu konuda hüküm vermene yetecek bilgiye mi dayanıyor?”

“Hayır, sadece tahminime göre öyledir.”

“Senin hakkında da böyle varsayımla hükmetseler iyi olur mu?”

“Ama benim zulmeden arkadaşım yok!” 

***

Gördüğünüz gibi, bu sohbetin karşı tarafı, girdiği hatalı yoldan çıkmak istemiyorsa, sonuçta kendisini temize çıkardığı gibi, tüm arkadaşlarını da temize çıkarıyor. 

Kişi bir kere kendisini beğenmeye başlarsa kusurunu örtmek için etrafındakileri de beğenmeye başlar. 

Böylece hayalî bir cephe oluşur: İyiler ve doğrular cephesi.

Bunun bir adım sonrası ise karşıya bir cephe koymak ve ona da bir isim bulmaktır: Şer ve zulüm cephesi.

Artık tek bir şey kaldı: Mızrağın ucuna herkesin kabul edeceği doğruları takıp onunla saldırmak…  

Dikkat, düşman sağdan geliyor!

Okunma Sayısı: 2167
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp

    9.8.2018 12:50:37

    Sayın Battal, o kadar çok aydınlatıcı ve uyarıcı yazılar yazdınız ki, hâlâ aynı yerdeyiz. En büyük motto :"Dindar iktidar!" O kadar ki buna ölümüne sahip çıkılmalı ki "devlete ve bekasına" sahip çıkmış olalım. Muhalif ve muarız olmak hainliğe eşdeğer bir cürüm kabul ediliyor. Kutsal yer değiştirince, kandırmak ve "düşmanın sağdan gelmesi" o kadar kolay oldu ki. O günkü tek adam tek partinin yapamadığını, bugünkü tekçi sistem, hem de halka 16 Nisan'da ve 24 Haziran'da onaylatarak yaptı. Ben buna "milletin sağdan kündeye getirilmesi" diyorum. Safdiller topluluğu da "motto" korosuna katılınca, gerçekler ters yüz edildi, "zulme rıza zulümdür" sözü de zalimler için değil mazlumların hak ve hukukunu savunanlar için kullanılmaya başlandı. Ne zaman mazlum ve mağdurlardan bahsetsek hemen "haklısın ama...zalimlere arka çıkmamak gerek" diyerek, zalimi mazlum, mazlumu da zalim yerine koyuyorlar. Allah(cc) akıl, fikir, iz'an, insaf versin. Yazınız için teşekkürler.

  • Demokrat

    9.8.2018 08:10:44

    Aynen..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı