"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Öğrenci evine devlet giremez!

Ahmet BATTAL
10 Ağustos 2017, Perşembe
Mahremiyet ihlâlinin –mümkün- üç hali:

1. Devlet işlenmiş bir suçun sanığını kovalayan savcı olur ve kovuşturma için gerekirse polisiyle jandarmasıyla evinizin yatak odasına bile girer.

2. Devlet hâkim olur ve meselâ girdiği evin salonunda öldürülen hırsızın ölüm şeklinin gerçekten de meşrû müdafaa kapsamında olup olmadığının keşfi için önceden haber verip evinize girer.

3. Devlet icra müdürü olur ve evinize girer. Hatta evde olmasanız veya kapınızı açmasanız bile gerekirse muhtarın da yardımıyla ve çilingir marifetiyle gerekirse zorla girer. Ve borçlu olmanıza rağmen ödemediğiniz borcunuza karşılık paranızı ve malınızı haczeder.

Bunların dışında eviniz mahreminizdir.

Evinizi nasıl kullandığınız devleti ilgilendirmez: Suç işlemiş değilseniz...

Evinizde kaç kişi kaldığınız devleti ilgilendirmez. Kanun kaçaklarını saklamadığınız sürece.

Kaç kişi olduğunuz komşuları da ilgilendirmez: Onları rahatsız etmedikçe...

Kaç kişi olduğunuz, kiracıysanız ev sahibini de ilgilendirmez: Kontratta sayıya sınır koymuş ve siz de bu sınırı kabul etmiş iseniz o başka mesele...

Evinizde, komşularınızın ya da arkadaşlarınızın çocuklarını -elbette ana babalarının bilgisi ve izni ile- ağırlamanız ya da onları herhangi bir konuda eğitip bilgilendirmeniz de devlet dahil kimseyi ilgilendirmez. Zira ev sahipliği ve ağırlama suç değildir. Eğitmek ve öğretmek de. (Ama bu işi kurumsallaştırırsanız elbette kamusal denetime tabi olmalısınız. O ayrı mesele).

Eviniz varmış. Ne mutlu. Evinizi dilediğinize kiraya verebilirsiniz. Vergisini tam verin yeter. Devlet gerisine karışamaz. Kiracı kanun kaçağı çıksa bile sizi ilgilendirmez.

Yetişkin insanlarsınız. Dilediğiniz evi kiralarsınız. Dilediğiniz kadar evi kiralar ve dilediğiniz gibi kullanır ya da kullandırırsınız.

Meselâ biz, Ankara’da çeşitli semtlerde evler kiralayıp öğrencilere kiraya veren ya da bedelsiz kullandıran bazı Ali Abiler tanıyoruz. Rahatlar. Çünkü bu işi “meslek” ya da “ticarî faaliyet” olarak yapmıyorlar, suçlu ya da kabahatli değiller. Aksine memlekete faydaları dokunuyor.

Ancak bazı istisnalar da var:

1. Siz insanlara evinizi gecelik kiraya veriyorsanız, bu işin adına ne derseniz deyin, otel işletiyorsunuz demektir.

Bu halde hem belediye ruhsatı ve hem de emniyet ve vergi kaydı gerekir. Çünkü güvenliği ilgilendiren bir ticarî faaliyet yapıyorsunuz. Otel işletmeciliğinin güvenlik standartlarına uyacaksınız. Defter tutacaksınız, vergi vereceksiniz. Emniyete gecelik bildirim yapacaksınız vs. vs.

Yoksa ruhsatsız otelinizi devlet haklı olarak kapatır.

2. Sahibi olduğunuz ya da sahibinden toptan kiraladığınız binanızı müstakil odalara ya da mini dairelere dönüştürüp, dayayıp döşeyip öğrencilere dönemlik kiraya veriyorsanız, yine yurtçuluk, pansiyonculuk ya da apart-otelcilik türünden “ticarî faaliyet” yapıyorsunuz demektir.

Bu halde de vergi kaydı açtıracaksınız. İşletme ruhsatı alacaksınız. Oda büyüklüğü, yatak sayısı, yemek hizmeti standardı vs. vs. ruhsat için gereken standartları uygulayacaksınız. Ayrıca haberli-habersiz denetimlere hazır olacaksınız.

Aksi halde devlet gelir, kaçak işletmenizi kapatır.

Bunların dışında, devlet, evinizi kime nasıl kullandırdığınıza karışamaz. Denetim bahanesiyle evinizin mahremiyetini ihlâl edemez.

Ya da devlet, öğrencilerin kendi bekâr evlerinde veya öğrenci evlerinde kaç metrekarelik odalarda kaç kişi olarak kaldığını denetleyemez. Her yetişkin, kendi imkânına ve anlayışına göre dilediği şekilde oda ve ev seçer.

Aklınızdaki soru şu:

O zaman Yeni Asya’nın “Öğrenci evlerine 28 Şubat kuşatması” manşetiyle verdiği haber neydi?

Elcevap: Haberin girişinde “evini öğrenciye kiralayacak ev sahipleri Millî Eğitimden izin ve ruhsat almak zorunda” bilgisi yer alıyordu. Haber bir ajans haberi idi ve bir meslek birliğinin başkanının beyanatına dayandırılmıştı.

Haberde bahsi geçen Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin (R.G. yayın tarihi: 6/5/2017) güncel biçimini resmî İnternetten www.mevzuat.gov.tr adresinden sizin için inceledik.

Yönetmelik yetişkin öğrencilerin kiralayıp oturacağı evleri ya da yetişkin kişilere kiraya verilecek evleri ilgilendirmiyor.

Yönetmelik sadece kamu kurumlarının öğrenci barındırma hizmetlerinde uyacakları standartları ve özel sektörün ticarî amaçla veya vakıf ve derneklerin hayır ve yardım amacıyla öğrencilerin barınmasına yönelik kuracakları barınma “kurum”larını düzenliyor.

Bu kurumlar dört türlü: Öğrenci yurdu, öğrenci pansiyonu, öğrenci apartı ve öğrenci stüdyo daireleri.

Kurum niteliği taşımayan yani kurumsallaşmış olmayan öğrenci evleri bu kapsamda değiller.

Kurumsallaşmada en önemli şart aleniyet. Yani işletmecilik yapmak ve kurumun kapısına tabelâ/ilân ve reklâm asmak. Bu işi “iş olarak” yapan kişi elbette ruhsatını da alacak, denetime de hazır olacak.

Yoksa üç beş öğrencinin bir araya gelerek genellikle ikinci el eşyalarla oluşturduğu bekâr evi ya da bir hayır ve himmet sahibinin bağışlarla dayayıp döşeyip öğrencilere kullandırdığı öğrenci evi bu Yönetmeliğin kapsamında değil ve dolayısıyla kamusal denetime de tabi değil.

Kötü niyetli birileri –haberde de yer verildiği üzere- yönetmelikteki bazı hükümleri esnetip bir tür emrivaki ile bazı evlere “denetim” adı altında baskın yapabilir mi?

Burası Türkiye ve şartlar olağanüstü! Uyanık olmak lâzım.

Yani bazıları, mahkemeden alınmış bir arama izni de göstermeden, kanunsuz ve yetkisiz biçimde, “siz de bizim denetim alanımızdasınız” diyerek, bazı evlerin kapılarından içeri dalmaya kalkabilir.

Elbette onlara “dur, burası mahrem bir alandır” diyecek olan birileri bulunur ve bulunmalıdır.

Ama o işgüzar kişi OHAL’e sığınır ve polisi de yanına alarak gelirse konunun OHAL Kanunu ve KHK’ları ile ilgisinin olmamasına rağmen maalesef o kişinin önünde durmak zor. Çünkü “hukuk devleti” bitmiş ve “polis devleti” başlamış demektir.

Elbette şartlar olağana döndüğünde işler de normale döner.

O halde “muhtaçlar için ev açma hizmeti”ne devlete muhtaç olmadan ve devletle karşı karşıya gelmeden devam etmek isteyenler “OHAL’den çıkmayı isteme hizmeti”ne de devam etmeliler...

Okunma Sayısı: 5440
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı