"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Son başbakana son sorular

Ahmet BATTAL
07 Temmuz 2018, Cumartesi
Türkiye’nin şimdilik son başbakanı Binali Yıldırım giderayak Anadolu Ajansı’na konuşmuş.

Konuşmasının bilhassa darbeciler ve Gülen cemaati hakkındaki kısmı sorgulanması gereken bazı bilgiler ve yorumlar içeriyor. Önce metni:

***

“Türkiye sürekli bu meseleyle de yatıp kalkmamalı. Tamam bunu … darbeye katılanlar en ağır şekilde cezayı almalı, Cumhurbaşkanımız ölçüyü koydu; İbadet, ticaret, ihanet.  İhanet tarafı, tamam. Ticaret tarafı bağlantı tamam. Ama ibadet tarafındakilerin bu işte bir taksiratı yok. Bunların ayıklanması lâzım. 

“Ama bunun örgütün ilişkileri şeffaf olmadığı için ve kayıt dışı bir örgüt olduğu için kolay olmuyor. Bunda ne kadar dikkat etsek muhtemeldir bir takım yanlışlar, hatalar olabilir. Bunu telâfi etmek için daha fazla gayret göstereceğiz. 

“Nitekim şeyi kurduk, itiraz inceleme komisyonu kurduk. Kanunu çıkardık. Bütün bu dosyaların tamamını, ister yargılanan, ister hüküm giymiş olsun, ister açıkta olsun, ister ihraç edilmiş olsun. Hepsinin dosyalarını topladılar. Çok mükemmel bir çalışma yaptılar. Bir itiraz geldikçe bakıyorlar, hakikaten haklıysa iade veriyorlar. Değilse reddediyorlar. 

“Ama ne getiriyor bu? Hukukî yolu açmış oluyor. Şimdi OHAL’de olduğu için hukuk yolu kapalı. Onunla açılmış oluyor ve bu şekilde mahkemelerde, idarî yargıda, adlî yargıda haklarını arıyorlar. Mağduriyet gideriliyor. 

“Tabiî bunun çok fazla gündemde kalması, dediğim gibi, bizim hedefimiz değil. Bir an önce şu kararların çıkıp bu dosyanın kapanması ve işlerin normale dönmesi en büyük arzumuz. Çünkü dolaylı olarak birçok kesim etkileniyor. 

“Bu fetocular şöyle de bir cambazlık yapıyorlar: Başkalarını da işin içine çekmek için yalan yanlış beyanlar yaparak... Aynen bu işi şeyde de yaptılar Ergenekon, Bayloz’da da. Esasında o girişimler yok değil, var. Ama fetocular orada da maalesef işi abarttılar.”

***

Şimdi cevabını hakikaten arzu ettiğimiz bazı sorular soralım:

“Taksirat”, “kusurlar” demek olduğuna göre “İbadet tarafındakilerin bu işte bir taksiratı yok” ne demektir? 

Diğerlerinin, yani ticaret ve ihanet tarafı dediğiniz katmanlarda olanların ceza alması için taksiratı, yani kusurları yeterli midir? Terör örgütüne ancak kasten ve iradî olarak üye olunabileceği yolundaki çok keskin ceza hukuku prensibinden haberiniz var mıydı? 

Haberiniz yok idiyse, böyle önemli bir konuda konuşmak, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin son başbakanı olmak isteyen sizin gibi biri için yanlış olmadı mı? 

Terör örgütüne üyelik suçundan hakkında dâvâ açılmış olan ve büyük çoğu ceza alan/almakta olan yaklaşık yetmiş bin kişi var. Bir cemaatin terör örgütüne dönüştüğü varsayılan ihanet ve ticaret kısmı bu kadar büyük olabilir mi? Dünya üzerinde, tarihte veya bugün bunun bir örneği daha var mı? 

Bir sanığın üye olduğu yapının “darbe planlayan bir terör örgütü” olduğunu bildiğini ve buna rağmen ve bile bile üye kalmaya devam ettiğini savcının ispat etmesi gerekmez mi? 

Bu kastı ve bilinci ispat edilemeyen cemaat mensuplarına ceza vermenin, aynen konuşmanızda örnek verdiğiniz Ergenekon dâvâsında olduğu gibi, bir süre sonra bu dâvâların tümünü boşa çıkarmasından ve hatta darbeci hainlerin bile cezasız kalmasından endişe etmiyor musunuz?

Bu endişeyi gidermenin yolu bilhassa ceza dâvâlarında “masumiyet karinesi”ni ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkesini uygulayarak tam adaletli olmak değil midir?

Bu ilkeyi hâkimlere de hatırlatmayı düşünür müsünüz?

Okunma Sayısı: 5617
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-2

    7.7.2018 14:12:00

    Sorulara devam ediyoruz. 5. On binlerce insanı aşından -hatta eşinden- ederek, "ağaç kökü yesinler" demek, toplumun bir kesimine duyulan öfkenin arka planını ele verirken hiç mi vicdan muhasebe yapmadınız? 6.Herkesin bildiği "masumiyet karinesi, suç ve cezanın şahsiliği, şüpheden sanık yararlanır" gibi evrensel hukuk kaidelerini yargıya çiğnetmek ve yargıyı sopa gibi kullanmak, şer'i ve medeni hukukun hangi maddesinde yazılıdır? 7. TC. Mahkemelerini baskı altına alarak keyfi ve hukuksuz kararlar aldırırken, aklınıza hiç Mahkeme-i Kübrâ geldi mi? 8. Cepleri yaktığınız gibi yürekleri de yakarak ülkeyi yangın yerine çevirdiğinizin farkına yeni mi vardınız? 9. Hainlerin kahraman, kahramanların hain haline getirildiği bu süreçte, vatan ve millet için endişe duymadınız mı? 10.ve son soru:Bunları söylemek, giderken mi aklınıza geldi?

  • Gündüz Alp

    7.7.2018 13:51:51

    Sayın Battal, bizim de bu ülkenin vergi veren bir vatandaşı olarak, aslında başbakanlık sıfatını 16 Nisan referandumuyla çoktan kaybetmiş olan son başvekile sorulacak önemli sorularımız vardır:1. Sivil bir oluşumu "terör örgütü" ilan etmek, siyasilerin mi yoksa bağımsız ve tarafsız yargının mı görevidir? 2. Sivil bir oluşumu üç katmana ayırmak, bu katmanlara isim vermek ve bu isimlere göre muamele etmek, ettirmek CB'nın görevi midir? 3.Adli yahut idari bir işleme tabi tutmadan veya mahkeme sonucunu beklemeden, insanları "terörist, darbeci, hain" ilan etmek, yaftalamakla "lekelemek" hukuki, insani ve vicdani midir? Değilse bu niçin yapılmıştır? 4. Ergenekon ve Balyoz girişimleri aslında var idiyse, öncesinde "savcı" olup sonra da "kumpas" demek (kandırmaca değilse) ne anlama gelmektedir?

  • Ozkan

    7.7.2018 12:20:24

    Neyi telafi ediceksiniz binali bey. Insanlar 2 yılda perişan oldu. Aileler dagıldı, cocukların ne olduğu belli değil. Bu sureçte kederden dertsiz hastalıklara yakalananlar, ebedi aleme intikal edenler... ne güzel demiş atalarımız öfkeyle kalkan zararla oturur. O öfkeyle siz gunler icersinde insanları terorist ilan edip isinden attiniz ve hemen hapislere attiniz... ne diyeyim artık, hesap mahkeme i kübraya kaldı...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı