"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tanıl Bora’nın “Cereyanlar”ında Demokratlık

Ahmet BATTAL
01 Mart 2017, Çarşamba
Tanıl Bora “unvansız” bir akademisyen. Ama Cumhuriyet tarihinin ortalamasıyla bakacak olursak, bizce, unvan sahibi olmak için gerekli akademik yeterlilik açısından, “profesör” unvanını kabul etmesi tenezzülü olur.

“Şah” ya da “şeyh” eseri ise, “Türkiye’de Siyasî İdeolojiler” alt başlıklı “tuğla” kitabı “Cereyanlar”.

Kitap, İletişim armalı 2017 baskı ve henüz (!) ikinci baskıda.

Dile vukûfiyeti ve kaynaklara nüfuzu muhteşem. Kompakt cümlelerini okurken yoruluyorsunuz. 

Kitapta, Osmanlı’dan Cumhuriyete, Türkiye’deki ideolojilerin ve ideolojik siyasetin tarihçesi, aktörleri ve bu güne katkısı adına ne ararsanız var. Uzmanına ve meraklısına tam bir başucu kitabı. 

Tanıtalım. Bölümler şunlar:

- Geç Osmanlı Zihniyet Dünyası

- Modernleşme, Batı ve Batıcılık

- Kemalizm

- Milliyetçilik

- Türkçülük ve Ülkücülük

- Muhafazakârlık

- İslâmcılık

- Liberalizm

- Sol

- Feminizm

- Kürt Ulusal Hareketi

Yeni baskılarında neleri de görmek isteriz?

1. Milliyetçilik bölümünde (242) “2000’lerde ara ara Recep Tayyip Erdoğan’ın da başvurduğu” söylenen ve “Said Nursî’nin terminolojisini çağrıştırmakla beraber” (266) “Millî Görüş’ün an’anevî kalkınmacı hamasetinin kalıbı” (267) olarak tarif edilen “müspet milliyetçilik” kavramının, kitapta yer verilmiş olmayan “müspet milliyet”ten farkını ve bilhassa Bediüzzaman’a ait bir kavram olan “müsbet fikr-i milliyet”in “vatanseverlik”le ve “hamiyet-i milliye” ile ilişkisini yeni baskılarda görmek isteriz. 

Bir de Kürt milliyetçiliği bahsinde, Bediüzzaman’ın, bağımsız Kürdistan ve Ermenistan konusunda anlaşan Bogos Nubar Paşa ve Kürt Şerif Paşa’ya yazdığı ve Sebilürreşad’da yayınladığı açık mektubundaki “Kürtlük dâvâsı pek manasız bir iddiadır” hükmünü de içeren reddiye hakkında da bilgi görmek isteriz.

Risaleleri kaynağından anlayabildiğine ve Ahmet Yıldız’ın “Ne Mutlu Türküm Diyebilene”sini (İletişim-2001) bölüm sonu kaynakçasına koyabildiğine göre…

2. “Nur Hareketi” alt başlığının “İslâmcılık” bölümünde yer alması, -başka uygun bir bölüm olmadığı- için, bir yönden doğru olabilir. Ama “Nurcular”ın kendilerini “İslâmcı” olarak anmadıklarını ve hatta bunu reddettiklerini hesaba katarak konuya buna dair bir izahla başlamak “tarif edilenin kendisini tarif etmesine hürmet”in bir gereği olsa gerektir. 

Yardımcı olalım. Nurcular, kökünde iman esasları bulunan İslâm’ı ve ona hizmetin bir versiyonu olan “Nurculuk”u, ideoloji olarak görmedikleri gibi, ideoloji benzeri bir cereyan olarak da görmezler. Hele “siyasî bir cereyan” olarak, asla! 

Zira “Nurcular”dan sâdır olan ve “siyasete temas ediyor” zannedilen tavsiyeler, esasen “tarafça” konuşmalar-yazmalar değil, “müberra ve münezzeh bir makamdan” verilen Kur’ân derslerinden ibarettir.  

Bu arada yeri gelmişken belirtelim. Bu kısımda Risalelerden tam bir vukufiyetle faydalanılmış ve atıflar da yerli yerinde. Sadece “keşke şunu da söyleseydi” diyebileceğimiz türden bazı eksikler var. İki örnek: 

Risalelerdeki “verimli muğlaklık onun cazibesini arttırır” hükmü (427) belki maksadını aşmış.

Bir de yanlış bir hükümle “takipçilerinin oluşturduğu toplumsal-politik hareket, milliyetçilik bahsinde Said Nursî’yi ciddî biçimde tahrif etmiştir” deyip, delil olarak da, yine çok yanlış biçimde, aslında “Kürt/Kürdistan” olan ibarelerin, “sonradan” yani başkalarınca, “Doğu/Doğulu” olarak değiştirildiğini nakletmesi veya Bekir Berk gibi eski hayatında milliyetçi bazı Nurcuların sonraki tutumlarına yer vermesi konunun müzakereye muhtaç olduğunu gösterir. 

3. Demokratlık nerede? 

Kitapta İslâmcılık ideolojisinin içinde AKP var. Liberalizm’in ve diğer bazı ideolojilerin içinde Demokrat Parti ve Adalet Partisi var. Ama kitapta bir ideoloji olarak “demokratlık” yok. 

Kitapta Demokratların kökü olan Prens Sabahattin’in (Ahrar Fırkasının), takipçileri Menderes’in ve Demirel’in adı sık sık geçiyor. Özal’ın adı da –ilginçtir- bilhassa İslâmcılık bahsinde sık yer buluyor. Ama kitapta bir bölüm ya da kısım olarak “demokratlık” ve “demokratlar” yok. 

Gerçek hayatta olmadıkları için mi? Hayır.

Kayda değer olmadığı için mi? Asla!

Cevabı belli: Demokratlık bir ideoloji değildir ki ideolojiler kitabında ona da bir bölüm açılsın. 

Demokratlık bütün ideallere açık ve ideolojileşmiş dinler dahil bütün ideolojilerin devleti ele geçirme gayretine kapalı bir cereyandır. Olsa olsa “soft ideoloji”dir. Kitapta bir bölüm olarak yokluğu, hayatta varlığının delilidir. 

Bu da aslında, Nurcularla Demokratlar arasındaki ilişkinin, Bora’nın zannettiğinin aksine, sadece “klientalist bir ilişki” (430) olmadığını ve bir ideoloji takip etmeyen Nurcuların bir ideoloji olmayan Demokrat Cereyan’a desteğinin ilkesel sebebini göstermektedir. Daha net ifadelerle tarifini ise, kitabın yeni baskısında okumak isteriz. 

Bunun için de önce, yazarın, Mustafa Akyol’dan (Özgürlüğün İslâmî Yolu’ndan) ve başka kaynaklardan, “nur-topuz ikilemi”ni -belki tekrar olur, ama- okumasını tavsiye ederiz. Elbette sadece tavsiye…

Zira Bediüzzaman, “neden cereyanlarla ve siyasetli cemaatlerle ilişki kurmuyorsun” sorusuna, mealen, “ihlâsı muhafaza etmek için”, “şefkat etmek ve zulüm ve zarar etmemek için”, “Kur’ân hakikatlerini alet ettirmemek için” diyor ve ekliyor: 

“En iyi çare, cereyanların kuvveti yerine, inayet ve tevfik-i İlâhiyeye dayanmaktır.” 

Bu tavsiyelerin ayrıntılarını ve daha fazlasını Sayın Bora’ya anlatmak için biz her daim hazırız.

Okunma Sayısı: 2340
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı