"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

TEO.G (TEO Dayı Geldi) gidiyor-2

Ahmet BATTAL
23 Eylül 2017, Cumartesi
Son yazımızı TEOG hikâyesinden kinayeyle şöyle bitirdik:

“Uyuyun çocuklar. Sabah (uyanınca) okursunuz. Yoksa hep uyursunuz. Tatlı rüyalar, hadi canlar hadi, pış pış...”

Bazı okuyucularımız ulaşıp hatta telefonla arayıp tebrik ettiler. Cesaretlendik. Gerisini de yazalım da tam olsun. 

Bu TEOG hikâyesi gerçekten masal ya da fıkra gibi. Ama biz bu fıkranın yaşanacağını biliyorduk. Defalarca da yazmıştık. Zira AKP’nin tıyneti bu. Yani sabıkası yeni değil. 

İşte size bir örnek:

Sene 2011. Eğitimde 4+4+4 projesi tartışılıyor.

Ankara’da, havaalanında, devlet protokolüne tahsis edilmiş olan bekleme salonunda, bir grup kıdemli eğitimci uçak beklerken sohbet ediyorlar. (Bu salona girebildiklerine göre hayli kıdemliler.).

İçlerinden biri Anayasa Mahkemesi üyeliği de yapmış olan bir akademisyen. 4+4+4 konusunu anlayamamış. Gerçekten ve samimî olarak anlamak için muhatabına soruyor: 

“Nedir bu 4+4+4 işinin aslı Hocam?”

Sorunun muhatabı; eski dekan, eski rektör, eski YÖK Başkanı, eski Millî Eğitim Bakanı ve eski TBMM Millî Eğitim Komisyon Başkanı, milletvekili bir profesör. 

Yani soru tam adamına sorulmuş. Öyle ya proje AKP’nin projesi. AKP’nin eğitim kurmaylarının en azından ana hatlarını bilmesi gereken önemli bir iş. Ve muhatap tam bir eğitim kurmayı. 

Ama cevap hiç de muhatabın kimliğine ve müktesebatına uygun değil: 

“Vallahi hocam, ben de öğrenemedim işin aslını, hem ben de bilmiyorum bu adamın kimden akıl aldığını.”

Hikâyenin özeti şu: Bilmesi gereken AKP’li bile, iktidarın en önemli eğitim icraatını, ana hatlarıyla bile bilmiyor!

Şimdi flashback yapalım ve on sene önceye yani 2001’e gidelim. 

AKP’nin kuruluşu aşamasında, sağdan soldan, ordan burdan, döküldürülüp toparlananlar arasında bu eski milletvekili ile birlikte AKP’ye kurucu olarak dâvet edilen ve fakat resmî kuruluş aşamasında iken vazgeçen biri  vardı: Meral Akşener. 

Ayrılma gerekçesi özetle şuydu: “Fazilet’ten gelen çekirdek kadro bizim gibileri vitrine koyuyor, ama kendileri içerde ayrıca iş çeviriyor. Ben vitrin süsü değilim ve olmam”. 

Vazgeçenin Millî Eğitim meselelerindeki tutumunu ayrıca izlemek ve belki de yardımcı olmak lâzım. Bu ayrı mesele. 

Ama ayrılmayıp vitrinde kalanın hal-i pür melali yukarıdaki cevabında saklı. Ve diğer vitrin item’ları da en azından bu gün aynı durumda. 

Ve aslında o cevap Türkiye’nin son on altı yılını da özetliyor: Bilmesi gerekenler bilmiyor. Bilmemesi gerekenler biliyor!

Şimdi de backoğluback yapalım ve 2001’den bu güne gelelim. 

İşte önümüzde TEOG mevtası.

Devlet politikaları konusunda kimin ne bildiğini ve kimin bilgisinin ne zaman işe yarayacağını bilen bir Allah’ın kulu var mı aranızda? 

Ve geleceğe gidelim: …(Yazamıyoruz zira zurnadan bu ses geldi!)

O zaman soru: Geleceğimizle ilgili olarak koyacağımız üç noktaların sayısını arttırmalı mıyız? Haaayııııır.

O zaman bu yazı da böyle bitmeli: 

Uyku bes. Uyanın ey muhibbân-ı dinûvatan. 

Okunma Sayısı: 2545
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı