"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye tarlasının yerli tohumu: Demokratlar

Ahmet BATTAL
12 Ekim 2017, Perşembe
Demokrat nedir ve nerededir” başlıklı yazımızın sonunda şu cümleler vardı: “Demokratlar için Türkiye tarladır. Seçmen yağmurdur. Demokratlar tohumdur.”

Bir okuyucumuzun sorusu üzerine konuyu açmak gerekti.

Türkiye’deki diğer siyasî cereyanlar gibi Demokratlık da iç içe üç halkadan oluşur:

İç halka: Çekirdek kadrodur, oyun kuruculardan ve fikir babalarından oluşur.

Orta halka: Aktif kadrodur. Partileşme, dernekleşme ve benzeri hareketlenmeler ile merkez ve taşra örgütlenmesi bu halkanın fedakârlığının sonucudur.

Dış halka: Aktif demokratların dost çevresinden oluşur. Bu çevre, fikirleriyle, gayretiyle ve reyleriyle bir kuvvet oluşturur. Demokratları iktidara taşır, iktidarda tutar, talepleriyle de icraatına yön verir.

Demokratların bütün siyasî rakipleri ise “demokrat” olmadıkları için, halka, yani meşru siyasî zemine değil, maalesef, hileye ve entrikaya dayanırlar. Demokratları tarla ya da bulut gibi görürler ve kendi cereyanları uğruna kullanmaya çalışırlar.

Hasımlarının demokratlar üzerindeki en önemli oyunu şudur: “Onlar mı demokrat, böyle demokrat mı olur” söylemleriyle yukarıda saydığımız üçüncü halkanın ikinci ve birinci halkaya olan itimadını ve ikinci halkanın da birinci halkaya olan güvenini zayıflatmak.

Kullanılan malzeme, elbette demokratların “hataları”dır. O hatalar abartılır, genelleştirilir, tekrarlarla büyük gösterilir. Özetle ve vecizce “armudun sapı, üzümün çöpü” bahane edilir.

Halbuki armuda sapı takan da üzüme çöpü veren de Allah’tır. Buna itiraz eden ise kaderin takdirine de itiraz etmiş demektir. Hem “hatasız dost arayan dostsuz kalır”. Ama hileye revaç veren siyasetle bu esaslı prensipler unutturulur.

Sonra ikinci aşama gelir: “Asıl demokrat onlar değil biziz” propagandaları başlar. Manipülasyonlarla önce demokratlığın kriterleri değiştirilir. Ardından da demokrat“mış” gibi yapanları hoş gösterecek yeni kıyafetler/gömlekler dikilir. Dinî motiflerle dolu yeni haplar yutturulur ve demok-ratların dostları bunlarla uyutturulur.

Böylece demokrat çekirdek kendi dostlarının gözünden düşürülür ve o dostlar çakma demokratlara yamanıp bağlanır.

Bu durum 1908’deki ikinci meşrutiyet denemesinde böyle oldu.

Ardından 1950’deki üçüncü demokrasi denemesinde de böyle yaptılar. Demokratları dindarların gözünden düşürmek için, gizli zındıklar, bürokrasideki CHP tiynetlilerin hatalarını iktidardaki Demokratlara malettiler. Başardılar da...

Her ihtilalin ardından biçilen demokratlar ilk fırsatta yeniden canlanmaya başladıklarında her seferinde kendilerine çeşitli saplar/kulplar taktırıldı. Gözden düşürtüldü.

En son 2001’de demokratların kıl payıyla seçim barajına takılması ile birlikte bu oyun yeniden sahnelendi.

Başta saydığımız üç halkadan birinci halka meclis dışı bırakıldı, lidersiz ve kadrosuz kalmış oldu. İkinci halka itilip kakıldı, parasız ve hedefsiz bırakıldı. Üçüncü halkaya da yeni liderler ve kadrolar gösterilip “aradığınız dindar-demokratlar bunlar” diye yutturuldu.

Bu hilenin tekrar etmemesinin şartı şu: Her bir demokrat kendi kendine inanacak ve diyecek ki “Ben başkalarının tarlasına akan su değilim, ben bu tarlanın has ve öz tohumuyum”.

O tohum kendisini tanıyacak, genetiğini koruyacak, ümidini artıracak, liderlerini bulacak, kadro hareketi haline gelecek ve yeniden milletin emrine girecek. Başka yolu yok!

Yeter ki siz teşvikkâr nurunuzla o tohumu sulayınız...

Okunma Sayısı: 1235
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Demokrat

    12.10.2017 20:45:18

    Hocam bununla ilgili bir kitap çalışması yapıyorum.Merkez sağ(demokratlar)ile Nurcuların bölünüp parçalanmasında bir paralellik görülüyor.Ne dersiniz?

  • zeliha

    12.10.2017 14:53:31

    inşaallah hocam benımde hemen inanasım geldi.Kolay degil biliyoruz ama Allah dilerse neler olmaz

  • Gündüz Alp

    12.10.2017 11:03:42

    Demek oluyor ki, en zayıf halka üçüncü (dış) halka olduğundan, "hileye revaç veren (menfi-GA) siyasetle" önce onları aldatılıyorlar. Şimdi olduğu gibi. Zira hareketi iktidara taşıyan ve tutan halka, bu (dış halka) olduğundan, algı operasyonu ve hipnoz faaliyeti de bu (dış) halka üzerinde yoğunlaşıyor. Şimdi olduğu gibi. Çareyi " O tohum.." diye başlayan son paragrafınızda ifade etmişsiniz. Yalnız teşvik edici nurların sahipleri " o (demokrat) tohumu sulamak"la beraber, "dindar"lığı kâfi ve vâfi görüp-göstererek, hem kendileri hem müntesipleri, dinî-millî motiflerle süslenmiş siyasetin hileli tuzaklarına düşmemeleri iktiza eder. Yazınız için binler teşekkürler.

  • Zübeyir

    12.10.2017 01:21:54

    Maşallah. Ahmet Abi, demokratlık meselesini çok veciz ve edebi bir dille anlatmişsiniz. Bu ifade tarzı orjinal ve dayanakları da çok sağlam. Konuyu da çok iyi acmissiniz. Tebrikler, kaleminize sağlık.

  • can

    12.10.2017 00:13:20

    Gayet güzel izah oldu Ahmet hocam. Teşekkür ederiz. Demek ki demokrat diye nitelendirilen halka iç içe girmiş üç gruptan müteşekkil. Ve birbirlerini elzem kılıyor. Kainat boşluk kabul etmediğinden , hususan üçüncü halka için bir ve iki tam manasıyla görülmediğinde , yerine yenileri "demokrat-dindar" namıyla ikame ediliyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı