"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Asya okumazsam...

Ahmet Cemil Çökren
05 Mart 2018, Pazartesi
Geçenlerde Nur Ener Kılınç’ın tahliye olduktan sonra gazeteye gelip Kâzım Güleçyüz ile görüşmesi sırasında çekilen fotoğrafta dikkatimi masanın üzerindeki diğer gazeteler çekti.

Nur Talebesi olarak bizlere, gazetemizde çalışan yazarlar sayesinde dünyadaki gerçek-yalan haberler, ayrılıp ve filtrelenip Risale-i Nur süzgecinden geçerek her gün önümüze müsbet bir şekilde getirilmektedir.

İhlâs Risalesi’nin ikinci düsturunun sonundaki; “Bu sırrın sırrı şudur ki: Hakikî, samimî bir ittifakta her bir ferd, sair (diğer) kardeşlerin gözüyle de bakabilir ve kulaklarıyla da işitebilir. Güya on hakikî müttehid adamın her biri yirmi gözle bakıyor, on akılla düşünüyor, yirmi kulakla işitiyor, yirmi elle çalışıyor bir tarzda manevî kıymeti ve kuvvetleri vardır.”

Evet dedim, işte bu! Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nden imanî ve içtimaî konularını gazetemden öğrenmekteyim. Bütün yazarlarımızın gözleri ile görüyor, akılları ile düşünüyor, kulaklarıyla işitiyor ve elleriyle çalışıyorum. Çünkü ben YENİ ASYA okuyorum.

YENİ ASYA okumazsam, yazarlarımızın yaptığı bütün bu işleri benim yapıp, aileme ve çevreme aktarmam gerekiyor. Ayrıca hiç kimse, hem bütün imanî meseleleri, hem siyasî gündemi, hem meclis gündemini, hem ekonomiyi, hem ilmihali bilgileri, hem içtimaî konuları tam bil(e)mez. Sonuçta hataya, kandırılmaya ve aldatılmaya çok müsait olur, “anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz!”.

Ve ikinci düsturun haşiyesinde: “Evet sırr-ı ihlâs ile samimî tesanüd ve ittihad, hadsiz menfaate medar (kaynak) olduğu gibi; korkulara hattâ ölüme karşı en mühim bir siper, bir nokta-i istinaddır (dayanak noktası). Çünki ölüm gelse, bir ruhu alır. Sırr-ı uhuvvet-i hakikiye (gerçek kardeşlik sırrı) ile rıza-yı İlâhî (Allah rızası) yolunda, âhirete müteallik (yönelik) işlerde, kardeşleri adedince ruhları olduğundan biri ölse, “Diğer ruhlarım sağlam kalsınlar; zira o ruhlar her vakit sevabları bana kazandırmakla manevî bir hayatı idame ettiklerinden ben ölmüyorum” diyerek, ölümü gülerek karşılar. “Ve o ruhlar vasıtasıyla sevab cihetinde yaşıyorum, yalnız günah cihetinde ölüyorum.” der, rahatla yatar.” denildiği gibi, bu hizmete emeği geçenler ahirete intikal etsede günah cihetinde ölür, sevap cihetinde yaşarlar.

Bu vesile ile ahirete intikal etmiş bütün yazarlarımıza başta Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri ve talebeleri, Zübeyir Gündüzalp, Mustafa Nezihi Polat, Şaban Döğen, Halil Uslu ve diğer abilerimizin ruhlarına Fatiha gönderelim, Allah hepsine rahmeti ile muamele etsin. Amin.

Okunma Sayısı: 1817
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı