"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fenadan bekaya geçmek için Risale-i Nur

Ahmet DEMİRDÖĞMEZ
11 Temmuz 2017, Salı
İnsanın en mühim ve büyük meselelerinden birisi, fâni ömrünü bâkileştirmektir.

Çünkü “bu dünya bir misafirhanedir. İnsan ise, onda az duracaktır ve vazifesi çok bir misafirdir.”1 Hem “Şu âlem çendan fânidir; fakat ebedi bir âlemin levazımatını yetiştiriyor. Çendan zaildir, geçicidir; fakat bâki meyveler veriyor, bâki bir zatın bâki esmasının cilvelerini gösteriyor.”2

Her vakit dalgalı, fırtınalı, durmayan, dönen, bozulan ve zevale doğru giden dünyanın bu hali karşısında her insan, “Madem her şey elimizden çıkacak, fâni olup kaybolacak. Acaba bâkiye tebdil edip ibka etmek çaresi yok mu?”3 deyip düşünmesi ve çare bulması gerekmektedir. Bu zamanda bu çare Risale-i Nur’da en güzel şekilde takdim edilmiştir. Bu sebeple, günümüz insanının bu hususta baş vurabileceği en doğru rehber Kur’ân’ın mânevi bir tefsiri olan Risale-i Nur Külliyatıdır. Çağımızın en müzmin dertlerine çareler ve devalar sunan Risale-i Nur, insanın bu en mühim meselesini de en güzel bir şekilde hal ve izah ederek, en kısa ve en selametli yolu göstermiştir. Evet, Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur yoluyla günümüz insanına çok parlak ufuklar açmıştır. “Ey insan! Senin iktidarın kısa, bekan az, hayatın mahdud, ömrünün günleri ma’dud ve her şeyin fânidir. Öyle ise, şu kısa, fâni ömrünü fâni şeylere sarf etme ki, fâni olmasın. Bâki şeylere sarf et ki, bâki kalsın.”4 diyen Risale-i Nur, fâniyi bâkileştirmenin yollarını da özetle şöyle izah etmektedir: “İnsana verilen kalp, sır, ruh, akıl hatta hayal ve sair kuvvelerin hayat-ı ebediyeye yüzlerini çevirerek, her biri kendine layık hususi bir vazife-i ubudiyet ile meşgul olmaktadır” (Sözler) anlaşılan şu ki, “İnsana verilen bütün cihazat-ı acibe, bu ehemmiyetsiz hayat-ı dünyeviye için değil; belki pek ehemmiyetli bir hayat-ı bakiye için verilmişler”5 Demek ki bâkileştirmek, insana emanet olarak verilen bu paha biçilmez cihazları sahib-i hakiki olan Cenab-Hak namına ve izni dairesinde istimal ve tasarruf etmek ve onun yolunda harcamaktır. “O vakit ömür dakikaları, adeta tohumlar, çekirdekler hükmünde zahiren fena bulur, çürür. Fakat alem-i bekada, saadet çiçekleri açarlar ve sümbüllenirler. Ve âlem-i berzahta ziyadar, munis birer manzara olurlar”6 Evet, “Biliniz ki mevcudat içinde en kıymetdar, hayattır. Ve vazifeler içinde en kıymetdar, hayata hizmettir. Ve hidemat-ı hayatiye içinde en kıymetdarı, hayat-ı fâniyenin hayat-ı bâkiyeye inkılab etmesi için sa’y etmektir. Şu hayatın bütün kıymeti ve ehemmiyeti ise hayat-ı bâkiyeye çekirdek ve mebde ve menşe olması cihetindedir. Yoksa hayat-ı ebediyeyi zehirleyecek ve bozacak bir tarzda şu hayat-ı fâniyeye hasr-ı nazar etmek; âni bir şimşeği, sermedî bir güneşe tercih etmek gibi bir divaneliktir.”7 

Kâinatın bir misal-i musağğarı olan insan, kendisine verilen binden fazla maddi mânevi cihazatını, kabiliyetlerini ve ömrünü bu dünya için heder etmemelidir. Risale-i Nur’un deyişiyle: “İslamiyet suyu ile imanın ziyasıyla, ubudiyet toprağı altında terbiye ederek, evamir-i Kur’ân’iyeyi imtisal edip cihazat-ı mâneviyesini hakiki gayelerine tevcih etmesi lazımdır”8 Çünkü “Yaşadığın ömürden dünyada göreceğin istifade ancak yüz sene olur. Bu yüz sene ömrünü yüz tane hurma çekirdeği farz edelim. Bu çekirdekler iska edilip muhafaza edilirse, ila maşallah semere verecek yüz tane ağaç olur. Aksi takdirde ateşe atıp yakmaktan başka bir istifadeyi temin etmez. Kezalik, senin o yüz senelik ömrün de, şeriat suyu ile iska ve ahirete sarf edilirse, âlem-i bekada ilelebet semerelerinden istifade edeceksin”9 “Demek ahsen-i takvim suretinde yaratılan insan, hayat-ı dünyeviyeye hasr-ı fikr etse; yüz derece sermayece hayvandan yüksek olduğu halde, yüz derece serçe kuşu gibi bir hayvandan aşağı düşer”10 “İnsandaki pek kesretli âlât ve cihazatın her birisinin ayrı ayrı hizmeti, ubudiyeti olduğu gibi, ayrı ayrı lezzeti, elemi, vazifesi ve mükâfatı vardır. Meselâ göz, suretlerdeki güzellikleri ve âlem-i mubsıratta güzel mu’cizat-ı kudretin enva’ını temaşa eder. Vazifesi, nazar-ı ibretle Sâni’ine şükrandır. Nazara mahsus lezzet ve elem malûmdur, tarife hacet yok. Meselâ kulak, sadâların enva’larını, latif nağmelerini ve mesmuat âleminde Cenab-ı Hakk’ın letaif-i rahmetini hisseder. Ayrı bir ubudiyet, ayrı bir lezzet, ayrı da bir mükâfatı var.”11  

Özet olarak Risale-i Nur, insana sermaye olarak verilen cihazatını, kabiliyetlerini ve ömrünü bekaya kalbetmesi için veriliş gayelerine göre kullanmalı ve Cenab-ı hakkın emirleri dairesinde hareket etmelidir. Çünkü “Sultan-ı Ezeli, bütün mevcudatı içinde biz insanları seçmiş ve emanet-i kübrayı bize vermiştir. Biz haşir yoluyla saadet-i ebediyeye müteveccihen hareket etmekteyiz. Dünyadaki işimiz de, o saadet-i ebediye yollarını temin etmekle, re’sul malımız (sermayemiz) olan istidatlarımızı nemalandırmaktır”12 Daha kısa ve sade izahı: yirmi dört altın hükmünde olan yirmi dört saatin bir saatini beş farz namaza ayırmak, sünnete ittiba etmek yani Peygamberimizin (asm) yolundan gitmek, feraizi işlemek, kebairi terk etmektir.13 Böylesi münkerat ve günahların kesretli zamanında bizlere Risale-i Nur’la en kolay ve selametli yolu gösteren Üstad Bediüzzaman hazretlerinden Allah ebeden razı olsun.

Dipnot:

1-Mesnevi-i Nuriye, 

2-Sözler, 

3-age, 

4-Mesnevi-i Nuriye, 

5-Sözler,

6-age. 

7-Barla Lahikası,

8-Sözler, 

9-Mesnevi-i Nuriye,

10-Sözler, 

11-age. 

12-İşaratü’l İ’caz,

13-Sözler.

Okunma Sayısı: 1240
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı