"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur’da ibadet (2)

Ahmet DEMİRDÖĞMEZ
20 Ocak 2019, Pazar
Risale-i Nur, insanın fıtrî ve aslî vazifesinin ibadet olduğunu her daim belirtmektedir.

Geniş manada ibadet: Allah’ın sevgisini ve rızasını kazanmak niyetiyle O’nun sevdiği güzel fiil ve davranışlarda bulunmak ve yasakladığı, sevmediği düşünce, söz ve davranışlardan sakınmaktır.

İnsanın aslî vazifesi olan ibadetin veya ubudiyetin muhtevasını Risale-i Nur kısaca şöyle hülasa etmiştir: “İnsanın vazife-i asliyesi, nihayetsiz makasıda müteveccih vezaifini görüp, acz ve fakr ve kusurunu ubudiyet suretinde ilân etmek ve küllî nazarıyla mevcudatın tesbihatını müşahede ederek şehadet etmek ve nimetler içinde imdadat-ı Rahmaniyeyi görüp şükretmek ve masnuatta kudret-i Rabbaniyenin mu’cizatını temaşa ederek nazar-ı ibretle tefekkür etmektir.”1 Bunun biraz daha öz ifadesi, zikir, fikir, şükürdür.  

Evvelki yazımızda, ibadetin iki cihet olduğundan bahsetmiştik, şöyle ki: “İnsan, şu kâinata geldikten sonra “iki cihetle” ubudiyeti var: “Bir ciheti; gaibane bir surette bir ubudiyeti, bir tefekkürü var. Diğeri; hazırane, muhataba suretinde bir ubudiyeti, bir münacatı vardır.” 2 Namaz, niyaz, oruç ve benzeri ibadetlerin yanında, gaibane bir surette olan tefekkürî ibadetin unutulmaması gerekmektedir. İnsanın bu âlemdeki her şeyin İlâhî bir terbiyeden geçtiğini, hepsinin Hâlıkının ve Malik’inin bir olduğunu düşünmesi yani tefekkür etmesi gaibane bir ibadettir. 

Bu düşünce neticesinde Allah’ın birliğini tasdik etmesi ve O’na itaatte bulunması ise hazırane bir ibadettir.

 Gerçi İbadetlerin bir nevi fihristi olan namazda gıyabane ibadetin bir nüvesi vardır. Fakat Mü’min olan bir insan, gıyabane bir ibadet olan tefekkür ibadetini meslek haline getirmeli ve onda terakki etmelidir. Çünkü “Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın ısrarla “Düşününüz” “düşünsünler” “düşünmezler mi?” “Düşünen bir topluluk için âyetler, deliller vardır” gibi âyetlerle emrettiği tefekkür mesleğine teşvik ettiği ve “Bir saat tefekkür bir sene ibadet hükmünde” olduğunu hadis-i şerif beyan edip, tefekküre azim teşvikat yaptığını”3 görmekteyiz.

 Bu durumda hem kâinat kitabını okumak, hem de Kur’ân’ı okumak, onun hakikatlerini Risale-i Nur gibi eserlerle tefekkür etmekle bu ibadet ifa edilmiş olunacak ve Marifetullahta terakki edilecektir. Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin ifadesiyle, “Risale-i Nur’daki bütün o tefekkürat, âyât-ı Kur’ânîyenin lemaatı olduğundan, âyâtın bir hassası olan usandırmamak ve halâvetini muhafaza etmek hassasının bir cilvesi, o tefekkür âyinesinde temessül etmiştir. Risale-i Nur’un eczalarındaki kuvvetli ukde-i hayatiye ve parlak nurlar, o silsile-i tefekküratın lem’alarıdır.” 4 

“Risaleler aynı zamanda erkân-ı imaniyeden bahsetmekle hem iman, hem ilim, hem marifetullah, hem zikir olduğundan; okuması dahi bir nevi ibadettir” 5 İşte İnsan, ancak bu iki cihet “ibadat ve tefekküratla hakikî insan olur, ahsen-i takvimde olduğunu gösterir. İmanın yümnüyle emanete lâyık, emin bir halife-i arz olur.” 6 İnsanın bu üstünlüğü kendisinin ve ibadetinin çok cami ve küllî olmasındandır. 

Evet, “İnsanın bütün hayvanat üstünde, kâinatın en müntehab ve bahtiyar bir misafiri ve Sahib-i Kâinat’ın en mahbub ve makbul bir abdi ve sair zîhayatlar üstündeki tefevvuku ve rütbesi ise; yüksek seciyeleri ve cem’iyetli istidadları ve küllî ubudiyetleri ve geniş vücudî daireleri itibariyledir” 7 diyen Risale-i Nur, İnsanın ve ibadetinin küllîliğine dikkat çekmektedir. Çünkü insan, “insaniyet cihetinde, abdiyeti içinde bir sultan ve cüz’iyeti içinde bir küllî, küçüklüğü içinde bir âlem ve hakareti içinde makamı büyük ve daire-i nezareti geniş bir nâzırdır” 8 Hem “çok geniş bir ubudiyetle mükellef bir abd-i küllîdir”9 Sair mahlûkat ve mevcudatın kendi çapında ibadetleri vardır. Fakat insanın ibadeti küllidir, umumidir. Bütün kâinatı içine alan bir niteliktedir.

Dipnotlar: 1- Sözler, 362. 2- age. 367. 3- Lem’alar 464. 4- age. 464. 5- Mesnevî-i Nuriye, 283. 6- Sözler, 368. 7- Şuâlar, 247. 8- Sözler, 366. 9- Şuâlar, 242.

Okunma Sayısı: 1640
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı