"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zayıflığın kurbanı olmak

Ahmet Said Aydil
29 Ağustos 2023, Salı
Günümüzün Kolombiya ve Meksika'sında uzun yıllar hüküm sürmüş Azteklerin inancına göre evren sürekli olarak yok olma tehdidiyle karşı karşıyaydı ve hatta daha önce defalarca yok olmuştu.

Her yok oluş ve yeniden doğuş döngüsü, evrenin dayanıklılığını zayıflatıyordu ve bu da bir sonraki yok oluşun daha hızlı gerçekleşebileceği anlamına geliyordu.

Buna ek olarak Aztekler güneşin hayat kaynağı olduğuna inanmaktaydı. Bu sebeple de güneşin güçlü ve genç bir tanrının diğer tanrılarca kurban edilmesi sonucu yaratılması gerektiğini kabul ediyorlardı. Ancak güneşin en son yaratılış sürecinde her nasılsa bir tür karmaşa yaşanmış ve güneşin yaratılması için daha zayıf bir tanrı kurban edilmişti. Güneşin bu zayıflığı ve eskimiş evrenin kırılgan yapısı Aztek topluluğunu büyük bir yanlışa sevk etti. Her günün yeniden doğmasını ve evrenin devamını sağlamak için insan kurban etmenin gerekliliğine inanmaya başladılar.

Bu batıl inanç, Aztek toplumunda oldukça yaygındı ve derinlemesine kök salmıştı. Bu “ibadet” halkın gözünde o kadar önemliydi ki, insanlar kurbanlık olmayı neredeyse gönüllü bir şekilde kabul ediyorlardı.

Şimdi bunları neden anlattık?

Anlattıklarımız her ne kadar kulağa barbarca ve cahilce gelse de günümüzde maalesef bu ve benzeri davranışların söz konusu olduğunu düşünüyoruz, hem de "medeni" dünyada bile.

“Hadi canım oradan sen de" dediğinizi duyuyoruz.

Ancak, düşününce katılırsınız ki, kırılgan sistemler ve zayıf kurumların ürettiği etkisiz politikalar, beraberinde getirdiği yıkım sonucunda, genellikle, gözlerden uzak olsa da insanların hayatlarının genel anlamda zarar görmesiyle sonuçlanıyor.

Bu, Azteklerdeki gibi direkt fiziksel can kaybı olarak tezahür etmese de zayıf sistemler ve yetersiz kurumlar beceriksizlikleriyle insanların hayatını adeta birer kurban gibi sunarak felaketlere yol açabiliyor.

Zayıf politikaların ve kırılgan kurumların, ekonomik krizler, zarar verici depremler ve işsizlik gibi etkenlerle birleşmesi sonucunda aileler dağılıyor, çocuklar açlıkla mücadele etmek zorunda kalıyor, tıbbi yardıma muhtaç olan hastalar bu ihtiyaçlarını karşılayamıyor; bu durum hırsızlık ve şiddet olaylarının da artmasına zemin hazırlıyor.

İşte burada, tıpkı Azteklerin güneşi gibi zayıf, liyakatsiz ve umursamaz kurumlar ve bireyler, isteyerek veya istemeyerek, adeta modern zamanlardaki insanların hayatlarını birer kurban gibi sunuyorlar.

Bu durumun en acı yanı ise, bizim de Aztek halkı gibi bu kısır döngüyü son derece içselleştirmiş olmamız ve dini, milli veya siyasi duygularla bu sistemi desteklememiz ve neredeyse isteyerek, içtenlikle bu sistemin birer kurbanı olmamız.

Peki yok mu hiç ümit?

Var. Çözüm için kendimize şu soruyu sorsak yeter: "Neden dünya herkese terakki (ilerleme) dünyası olsun da yalnız bizim için tedenni (gerileme) dünyası olsun?”

İkinci dünya savaşı felaketinden, o süreçte kurban edilen hayatlardan ve sonrasında aklı selim olanların kurup geliştirmeye çalıştığı AB projesinden sıkça söz ediyoruz. AB’nin de en büyük başarısı olan meşveret ve şura kültürünü bünyesinde yerleştirmiş toplumlarda liyakatsizlik kaynaklı zayıflık devamlılık arz edemeyeceği için insan haklarını kurban vermek de gerekmeyecektir.

Türkiye için de AB projesi her şeyden önce demokratikleşme, hukuk devleti haline gelme yani güçlenme projesidir. Girmek veya girebilmek en önemsiz detaydır. Önemli olan ana hedeftir.

Okunma Sayısı: 1641
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    29.08.2023 04:47:37

    Tebrikler ahmet Said Aydil Kardeş. Yazılarını büyük bir zevk ve ilgiyle okuyor ve takip ediyorum. Gazete yönetimimizin yazar kadrosunu gençleştirme projesinin çok güzel meyvelerini görmekten büyük mutluluk duyuyor ve istikbale daha bir ümitle bakıyoruz. Cenab--ı Hak, emsalinizi çoğaltsın inşaallah. Gençlerin önü açılınca ne cevherler çıkacak daha. Tekrar tebrikler, dualar...

  • Said Yazar

    29.08.2023 04:43:14

    Teşekkürler Tebrikler

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı