"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ahir zamanda iman hizmeti

Ali ATAÇ
29 Temmuz 2018, Pazar
Aşağı yukarı bir asırdır Müslümanlar bir türlü doğru dürüst kendini ifade edemedi, ya da ifade edilmesine fırsat verilmedi.

Etmek istediler ise de; hep yalan yanlış ve ön yargılarla önlendi. 12 Eyül 1980’den sonrası, bir ara malûm bir akıl tarafından Kur’ân Müslümanlığı; yani peygambersiz ve hadîssiz İslâmiyet modası çıkarılmak istendi. 28 Şubat 1997’den sonrası ise, ‘Bediüzzaman’sız Nurculuk’ örneği sergilendi. Nihayet gele gele günümüzde ise, artık iş, “İslâmsız İslâmcılık”a dayandı. İlim adamlarının tesbitiyle “bugünkü Türkiye’sindeki İslâmcılık çoğunlukla gelenekten, irfandan kopuk ve aşırı politize olmuş bir dinî anlayışı netice vermiştir” (Prof. Dr. Şenol Durgun). Siyaset ve diyanet alanları arasındaki dengeler bozulmuş ve birinin diğeri aleyhine gelişmesine ya da ilgi alanına müdahalesi sonucunu vermiştir. 

Bunun yanında öteden beri dinî gelişmeleri sağlamaya katkıda bulunmak isteyen ve halkın önünü açmak için samimî ve dürüst çaba sarf eden insanların da önüne çeşitli engel konulunca ister istemez dinde fıtrî gelişmeler halkın beklentilerinin gerisinde kalmıştır. 

Üstadın çok kıymetli talebesi merhum Zübeyir Gündüzalp, ‘Konferan’da şöyle diyor: “Evet, fen bütün hızıyla ilerlemektedir. Maneviyatta yükselmekte de, bununla muvazidir. Maddî alanda bir saatlik yolun bir saniyeye indirildiği bir devri yaşıyoruz. Maneviyat sahası ise, daha sür’âtli ve daha vüs’atlidir. Eski zamanda yarım asırda elde edilebilen ilm-i hakikat, şimdi kısa bir zamanda kazanabiliyor; belki de daha az müddette aynı semere ve netice hâsıl oluyor. 

Cenâb-ı Hakk’ın rahmet ve keremiyle, bu asır Müslümanlarına ve insanlarına lütuf buyurduğu bu kadar selâmetli ve kolayca elde edilebilecek İslâmî bir maarifin, imâni bir neticenin mevcudiyetini işiten ve aklı başında olan her insan, hususan her Müslüman, bu zengin servete malik olmak için Nur Risaleleri’ne büyük bir sadâkat ve sevgi ile çalışmaktan nasıl geri kalabilir?”1

Yoksa böyle acı bir gerçek ve açmazların karşısında tıpkı Bediüzzaman Said Nursî’nin Münâzarât’ta dediği gibi; “Ey Türkler ve Kürtler! Acaba şimdi bir miting yapsam, sizin bin sene evvel ki ecdadınızı ve iki asır sonraki evlâtlarınızı şu gürültühane olan asr-ı hazır meclisine dâvet etsem, acaba sağ tarafta saf tutan eski ecdadınız demeyecekler mi, “Hey miras yedi yaramaz çocuklar! Netice-i hayatımız siz misiniz? Heyhat! Bizi akim bir kıyas ettiniz, bizi kısır bıraktınız.”

Hem de, sol tarafında duran ve şehristan-ı istikbalden gelen evlâtlarınız, sağdaki ecdatlarınızı tasdik ederek demeyecekler mi ki: 

“Ey tembel pederler! Siz misiniz şu şanlı ecdadımızla bizi rapteden rabıtamızın hadd-ı evsat-ı? 

Heyhat! Ne kadar hakikatsiz ve karıştırıcı ve müşağabeli bir kıyas oldunuz.”2 sözü ve tehdidine masadak olabiliriz.

Dipnotlar:

1- Konferans, s. 103-104.

2- Eski Said Dönemi Eserleri s. 262.

Okunma Sayısı: 983
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı