"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cehalet, sahih hadislere “Uydurma” damgası vurdurur!

Ali FERŞADOĞLU
28 Kasım 2017, Salı
Baştan ayağa mu’cize olan Kur’ân ayetleri veya hadis-i şeriflerin istikbale bakan haberleri, rakamlara dayalı ihbarları, şifreleri vardır.

Bunlara vakıf olmayanların, inceliklerini bilmeyenlerin, anlamayanların, “Ayette ve hadiste böyle bir şey yoktur” demeleri çok tuhaftır. “Yok!” demek bir izah, bir ispat değil, bir inkar, bir nefiydir. Nefiy, ispat edilemez. 

Hele hele, böyle hadislere, “Uydurmadır!” damgası yapıştırmaları, cahilce bir yaklaşımdır.

Tıp, fizik, kimya, astronomi, matematik, biyoloji, botanık, zooloji, jeoloji gibi fen ilimlerinin kuralları, formülleri, ince hesapları vardır. Herkes bunları bilemez, göremez, anlayamaz. Hatta, tıp ilmi o kadar dallanmış budaklanmış ki, bir alt dalında uzman olan, diğerlerinde gabidir, yabancıdır. 

Astrofiziği, izafiyet teorisi, kuantum fiziğini anlamayan bir astronomi dersleri öğretmeni, “Ben de fizikçiyim, bunları anlamıyorum, bilmiyorum, bunlar uydurmadır” iddiasında bulunması ne ise, ayet ve hadisteki ince sırları, ebced-cifir hesaplarını anlamaması, inkâr etmesi de odur.

Mesela, bir hadis-i şerifte mealen şöyle buyuruluyor: “Dünya öküz ve balık üzerindedir.”1

Mealine ve tercümesine bakanlar, hakikaten “Süt denizinin içinde büyük bir balık, balığın üstünde bir öküz, öküzün boynuzları arasında dünya duruyor. Biri bir haram işledi mi, cehennem ateşinden bir alev fışkırır, su kaynar, balık kızarır, öküz titrer, deprem olur, dünya yerinden oynar!” şeklinde anlaşılmış ve acaip şekillerde tasvir edilmiştir. 

Bu hadisin anlamı ne olabilir?

Bediüzzaman, “Hocalar diyorlar: Arz öküz ve balık üstünde duruyor. Halbuki arz, muallâkta bir yıldız gibi gezdiğini coğrafya görüyor. Ne öküz var, ne de balık!” şeklindeki suali harika bir surette cevaplandırır ve akli, mantıki, ilmi (teknik, coğrafi, astronomik, ekonomik) izah ve ispatını yapar.2 

İşte Bediüzzaman, Kur’ân’ın herbir harfinin bile çok derin ve engih manalarının olduğunu veciz bir şekilde şöyle anlatır.

Dipnotlar:  

1- Hakim, Müstedrek, 4:636; Münziri, Tergip ve Terhip, 4:257 2- On dördüncü Lem’a

Okunma Sayısı: 969
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı