"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cimrilik toplumları yok eder

Ali FERŞADOĞLU
10 Eylül 2018, Pazartesi
Cimri, kendisine ihsan, ikram ve emânet edilmiş mal-mülk ve servetten, karşılıksız olarak isteyenlere hiçbir şey vermeyendir.

Cimrilik öyle bir hastalıktır ki, cimri kendisine karşı bile hasistir. Cimri, cömerdin de düşmanıdır.

Kâinat ve içindeki varlıklar, lisân-ı hal ve fiilleriyle mütemadiyen bir cömertlik örneği sergilerler. Bağ, bahçe, tarla, ağaç ve hayvanlara kadar, her şey bir ikram ve cömertlik âbidesi kesilir. Allah’ın ni’met, ikram ve ihsanlarını bir tablacı gibi, cimrilik göstermeksizin bize sunuyorlar.

Cimri, etrafındakilerin yaptığı ikram ve ihsanlardan da müthiş bir azap duyar.

Ayrıca cimrilik, kıskançlık, düşmanlık, haset, kin gibi duyguları üzerine çeken bir mıknatısa benzer. Birçok kötülüğü de üzerinde toplar.

Allah (cc), cimrilere, “Elini boynuna bağlayıp cimrilik etme” 1 diye seslenirken, bir başka âyet-i kerîmesiyle de daha şiddetli bir ikazda bulunur: “Allah’ın lütûf ve ihsanıyla onlara verdiği şeyde cimrilik edenler, bu cimrilikleri kendileri için hayırdır sanmasınlar. Bu onlar için bir şerdir.”2

Peygamberimiz (asm) ise yukarıdaki âyeti şöyle tefsir eder:

“Kesenin ağzını bağlama, senin de rızkın bağlanır. Cimrilikten sakınınız. Çünkü sizden öncekileri cimrilik yok etti. Onları kan dökmeye, helâli haram görmeye sevk etti.” 3

Cimriler akıl ve eğitim özürlüsü kişilere benzer. Akıllı insanlar ise cömertlikle kendilerini ve mallarını koruma altına alırlar.

Batı insanı ile dinine bağlı bir Müslümanı bu konularda kıyas etmek mümkün değildir. Ancak, onların hayatı menfaat üzerine döndüğünden, menfaatlari olmayan hiçbir şeye yatırım yapmadıkları gibi, çıkarları bulunmayan hiçbir kişiye veya işe yardım da etmezler. Onun içindir ki cimrilik, onların hayat felsefelerinin bir parçası haline gelmiştir. Müslümanlar ise her türlü yardım, iyilik ve merhametle mükellef olduklarından, hayatlarında cimriliğe yer yoktur, olmamalıdır.

Dipnotlar: 

1- İsrâ Sûresi, 29.

2- Âl-i İmrân Sûresi’nin 180. Âyeti.

3- Ebû Davud, Zekât: 46; Müsned, 2: 160, 195.

Okunma Sayısı: 929
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı