"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Duânın frekansı kayarsa

Ali FERŞADOĞLU
12 Mayıs 2018, Cumartesi
Her bir duygu ve hasletimiz potansiyel bir enerji kaynağıdır. Onları, düşünce, iman ve duâmızla harekete geçirebilir, yükseltebilir, yönlendirebiliriz.

Dimağdan akan her düşünce, ağızdan çıkan her söz izn-i İlâhî ile tecessüm eder, yayılır, havada yazılır. 

Duâ aynı zamanda enerji aktarımıdır. Aslında duâlarımızla biri birimizi besleriz!

Duâlarımız veya sarfettiğimiz herhangi bir söz, gider hedefini bulur, sonra bize döner. Yüzlerce lâtif radarlar olan hislerimize çarpar.

Ne var ki, bozuk iklim şartları; havanın televizyon, radyo, telsiz ile benzeri cihazların görüntü ve sesi iletmesine engel olduğu gibi; manevî iklim şartlarının bozukluğu, yani nefsî arzular, düşünceler; habis, pis ruhlar, kötü enerji, insî-cinnî gibi parazitler de ruhumuzun voltajını düşürür, kalbimizin görüntü ve ses almasına mâni olur, duâlarımızın etkisini azaltır.

Teller koparsa, sigorta atarsa, kalpte, zihinde bir arıza meydana gelirse, dünyevî bir parazit olursa duâlarımız hedefine ulaşmaz.

Duâ, ihlâs, yani, halis / samimî/ içten / riyasız / karşılıksız, bağlanarak ve gönülden yapılırsa tesiri o nisbette büyük olur. Hele iç bütünlüğü yakalayıp kendini o işe verirse, yaydığı dalgalar daha pürüzsüz bir şekilde hedefine ulaşır.  “En büyük bir kuvvet”, güç kaynağı ihlâstır. Ruhu kemalat neticesinde duygu ve duyularının enerjisini kontrol edebilme mahareti gösteren evliyanın kerameti (olağanüstü, harika hali) olduğu gibi, halis niyetin ve samimiyetin, ihlâsın dahi kerameti vardır. (Barla Lâhikası, s. 15.)

Görüntü ve sesleri alabilmemiz için televizyon cihazının antenlerini UHF, VHF kanallarına çeviririz. Aksi halde görüntü ve ses alamayız. İşte, ihlâsımız derecesinde duâlarımızla, ruh / duygularımızın antenlerini İlâhî hakikatlere çevirmemiz, fıtrî kanunlar kanallarıyla bağlantıya geçeriz. 

Formülümüz gayet basittir: 

• Bilgi hazinemizin kapasitemizi artar, kendimizi iman hakikatlerine motive edebilirsek; 

• Duâlarımızla düşüncelerimizi bir noktaya odaklaştırır, konsantre olabilirsek; 

• Ruh gücümüz, biyomanyetik alan ve beden enerjileri arasında ilgiyi kurabilirsek; 

• Potansiyel halinde ruhumuza yerleştirilen duygu, yetenek, biyo-psiko-fizyo-elektro-manyetik güçlerimizi zikir, fikir, şükür, eğitim ve terbiye ile tekâmül ettirebilir, ortaya çıkarabilir ve geliştirebilirsek; 

İşte o zaman duâlarımız daha tesirli olur.

Okunma Sayısı: 2864
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı