"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünya barışını medeniyet-i hâzıra bozuyor!

Ali FERŞADOĞLU
04 Eylül 2018, Salı
1 Eylül Dünya Barış günü münasebetiyle (3)

Dünya; iman, ibadet, ahlak, hak ve hürriyeter, beşeri münasebetler buhranı dolayısıyla sosyal, siyasi ve ekonomik krizler ve kaoslarla çalkanıyor. Bilim-teknoloji ve maddi imkânları da yerinde olan ülkeler de bunların neticesinde sıkıntılı, huzursuz ve mutsuz.

Her taraftan yükselen vaveylalar, iniltiler, feryad u figanlar; insanlığın acil olarak “dünya barışı” servisine kaldırılması gerektiğini gösteriyor. Tedavinin yapılabilmesi için öncelikle hastalığın doğru olarak teşhis edilmesi, sonra da doğru bir tedavinin uygulanması lazım değil mi?

Dünya çapında bir ruhiyatçı/psikolog ve içtimaiyatçı/sosyolog olan, dünyanın ve Avrupa’nın da bütün felsefelerini içleyen Bediüzzaman “dünya barışını” bozan “medeniyet-i hâzırayı/günümüz medeniyetini” şöyle teşhis eder. 

“Medeniyet-i hâzıra (günümüz medeniyeti), beş menfi esas üzerine teessüs etmiştir:

1. Nokta-i istinadı kuvvettir. O ise, şe’ni (gereği, neticesi) tecavüzdür. (Dayandığı nokta kuvvettir, güçtür. Dolayısıyla güçlü olan insan hak ve hürriyetlerine saldırırır.)

2. Hedef-i kastı menfaattir. O ise, şe’ni tezâhumdur. (Birbirine sıkıntı, zahmet vermektir. Mesela, menfaat üzerine dönen canavar siyaset, çıkarı için en yakınlarına, akrabalarına, din kardeşlerine ve insanlığa verdikleri zahmet ve sıkıntılar bunun en bariz örnekleridir…) 

3. Hayatta düsturu cidaldir (çarpışmadır). O ise, şe’ni tenâzudur. (niza, tenazu; İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf ve çekişme, demektir.)

4. Kitleler mâbeynindeki rabıtası (arasındaki bağı), âhari (başkasını) yutmakla beslenen unsuriyet ve menfi milliyettir. O ise, şe’ni müthiş tesâdümdür. (Tesadüm, büyük kavga, arbede. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma, müsademe, çatışması)

5. Cazibedar hizmeti, hevâ ve hevesi teşcî (cesaret verme, cesaretlendirme, yüreklendirme) ve arzularını tatmindir. O hevâ ise, insanın mesh-i mânevîsine sebeptir. (mesh-i manevi, manevi olarak bozma, ahlak ve karakter bakımından bozmak ve hayvanlaştırmak)1

İşte medeniyet-i hazıra-ki hakim olan bugünkü medeniyet demektir ve ve bu ‘şimdilik böyle, ileride değişecek anlamındadır-bu felsefe ve anlayışta olduğundan insanı birey, aile ve toplum olarak çatışma, zahmet, sıkıntılara soktuğundan dünya barışını da bozmuştur.

Okunma Sayısı: 615
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı