Hastalık yapan mikropları, sabahtan akşama kadar lânet okuyarak, parlak, hamasi nutuklar atarak önleyemeyiz...
Sağlık ekipleri, doktor vs. yetiştirerek, bataklıklar kurutarak, üniversite ve tıp fakülteleri açarak ve kaliteli bir eğitim vererek önleyebiliriz; öyle değil mi?
Yoksa, üniversite ve hastaneleri kapatarak, bilâkis hastalığı azdırırız!
Üniversiteleri, okulları kapattınız, öğretmenleri attınız, hastaneleri taradınız, size göre şüphelileri attınız! Yerine kimi koyacaksınız? İnsanları muayene, tedavi, ameliyat edecek doktorlar gitti. Tanıdığım kaç doktor götürüldü, tanıdığım birçok hasta bekliyor!
Üniversite, okul kolay mı açılıyor; doktor, öğretmen, öğretim elemanı kolay mı yetişiyor?
Yapılması gereken şey; şüphelileri sessiz, sedasız takip ve kontrol etmekti. Vaveylaya verip toplumu biribirine sokmayacaktınız.
Yapacağınız şey, Uhuvvet, İhlâs Risalelerini, Münâzarât, Hutbe-i Şamiye ve Divan-ı Harb-i Örfiyi toplumun bütün katmanlarında, özellikle öğrencilere okutmaktı!
Okula ders olarak koymanız şart değil. Ama, ona giden kanalları açarsınız, teşvik edersiniz, medrese-i Nuriyeleri rahat bırakırsınız… Ve eğer samimiyseniz, televizyon kanallarında, siyasî gevezelikler, adavet ve öfke söylemleri değil; uhuvvet ve kardeşlik programlar yaparsınız.
Tekrarlayalım: Hastalıkları; lânet okuyarak, hamasi nutuklar, sloganlar atarak önleyemeyeceğimiz gibi; terörü de önleyemeyiz. İmanî, ilmî, fikrî altyapı inşa ederek, uhuvveti, kardeşliği, yardımlaşmayı, dayanışmayı ihya ederek önlersiniz.
İşte çağın tabibinin terör ilâçlarından birisi:
“Hürmet, merhamet, haramdan çekinmek, emniyet, serseriliği bırakıp itaat etmektir.
“Risale-i Nur hayat-ı içtimaiyeye baktığı zaman, bu beş esası kuvvetli ve kudsî bir surette tesbit ve tahkim ederek, âsâyişin temel taşını muhafaza ettiğine delil ise, bu yirmi sene zarfında Risale-i Nur’un, yüz bin adamı vatan ve millete zararsız birer uzv-u nâfi haline getirmesidir.”1
Unutmayalım: Siyaset topuzu böyle bir zamanda kalbi ıslâh etmez.
Dipnot:
1- Bediüzzaman Said Nursî, Şuâlar, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1999, s. 307.