"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hedefe ulaştıran ihlâs ve hakikat yolu

Ali FERŞADOĞLU
12 Ocak 2017, Perşembe
İhlâsın sırrı, keramet değil, hakikat yoluna sevk etmesidir. Hakikat yolu ise, gayet kısa ve gayet yüksektir. Harikaları az, fakat meziyetleri, özellikleri çoktur. Keşif ve keramet ise az görünür.1

Bu metodu takip eden büyük zatlar, peygamberî sohbetin yansıması, cazibesi ve iksiriyle tarikatteki “seyr u süluk” denen metafizik âlemdeki manevî seyahat ve gözlem gibi büyük daireyi aşmaya mecbur değiller. Bir adımda ve bir sohbette, zahirden hakikate geçebilirler. Yani eserden müessire, san’attan san’atkâra ulaşabilirler. 

Ki, zahirden/görünüşten, dış yüzeyden hakikate, öze geçmenin iki metodu var:

1- Tarîkat yoluna manevî seyahat ve gözlemle derece alarak gerçeğe ulaşmak. 

2- Doğrudan doğruya, tarikat berzahına uğramadan, İlâhî lütufla gerçeği yakalamak... İşte, sahabe, Tâbiîne (sahabileri görüp ders alanlara) has, yüksek ve kısa yol budur. 

Bu iki metodun farkını şu misalle daha iyi kavrayabiliriz: Tarikat berzahına girenler için kara veya deniz yolu taşıtlarıyla uzun, yorucu, maceralı yolculuk yapmaları gibidir. Birçok renkli olaya şahit olunur, pek çok heyecanlı mesele ve tehlikeyle karşı karşıya kalınır. “Vahdetü’l-vücud” diye de isimlendirilen duygusal meşrep, aslında eksik mertebedir. Fakat zevkli, neşeli olduğundan, seyr u sülukta (manevî seyahat ve gözlemde) o mertebeye girdikleri vakit, çoğu çıkmak istemiyor, orada kalıyor. Onu da “en son mertebe” zannediyor.2 Sahabe metodu ise direkt olarak uçağa binip hakikate ulaşmaktır. 

Risale-i Nur, mükemmel bir ruh/duygu nefis terbiyesi eseri olmak ve yüce duyguları geliştirmekle beraber, -ki, bunlar harika ve olağanüstü hallere sebeptir- bu durumların görülmemesinin iki sırrı vardır: 

• İhlâs. Çünkü dünyada muvakkat zevkler, kerametler tam nefsini mağlûp etmeyen insanlara bir maksat olup, uhrevî/sonsuz hayattaki ameline bir sebep teşkil eder, ihlâsı kırar. Çünkü amel-i uhrevî ile dünyevî maksatlar, zevkler aranılmaz; aranılsa, ihlâsın sırrını bozar.

• Kerametler, keşfiyat, tarikatta süluk eden ami ve yalnız imanı taklidi bulunan ve tahkik derecesine girmeyenlere, bazan zayıf olanları takviye ve vesveseli şüphelilere kanaat vermek içindir. Halbuki Risale-i Nur’un imanî hakikatlerine gösterdiği hüccetler / deliller / belgeler, hiçbir cihette vesveseye meydan vermediği gibi, kanaat vermek cihetinde kerametlere, keşfiyata hiç ihtiyaç bırakmıyor.3

Buna rağmen, Risale-i Nur’da bol ve harika keramet ve olağanüstü durumlara rastlanır. 

Bunun sebeplerini de bir sonraki bölümde ele alalım... 

Dipnotlar:  

1- Bediüzzaman, Kastamonu Lâhikası, s. 186, 200.

2- Bediüzzaman, age. s. 84. 

3- Bediüzzaman, Emirdağ Lâhikası, s. 76.

Okunma Sayısı: 1217
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • khk magduru

    12.01.2017 00:33:15

    Yazilarinizi ilgiyle takip ediyorum abi. Barekallah...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı