"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“İman ettim” demek yetmez, araştırmalı ve sorgulamalıyız

Ali FERŞADOĞLU
02 Kasım 2018, Cuma
Müslümanların göz ardı ettiği en önemli şey, “İmanın araştırarak, inceleyerek, akıl yürüterek, delil ve belgelere dayanarak sorgulamakla” elde edilebileceği hususudur.

 Bu dünyaya gönderilişimizin asıl ve en büyük gayesi, “İbadet, yani, ibadetin en birinci mânası olan Allah’a iman, ma’rifetullah ve muhabbetullah.

 Rabbimizi arar ve O’nu tanımaya çalışırken; doğru vasıtalar, metotlarla doğru yollarda ilerlemeliyiz. Yol doğru, vasıta yanlış ise hedefe ulaşamayız.

 Vasıta doğru, yol yanlış ise, yine hedefimize varamayız.

 Bu arada, “Gayba iman ederiz; olur biter!” denebilir.

 Ne var ki, Kur’ân-ı Azimüşşan, tahkikî imanı araştırarak, inceleyerek, tahkik ederek, sorgulayarak kazanmamızı emreder. 

Birkaçının meali şöyledir: 

 “Ey iman edenler! Allah’a, Resulü’ne, Resulü üzerine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaplara hakkıyla iman edin.” 1 

 “İmanlarını bir kat daha arttırsınlar diye mü’minlerin kalplerine güven indiren O’dur” 2

İman esaslarını araştırarak / inceleyerek kabul etmek başka bir şey, Müslüman olmak / teslim olmak başka şeydir. 

Dolayısıyla dilde / ağızda / sözde dolaşan imanı, Kur’ân’ın tanımladığı şekilde kalbe indirmeliyiz: “Bedeviler dedi ki: ‘İman ettik.’ De ki: ‘Siz iman etmediniz; ancak İslâm, teslim olduk, deyin. İman kalplerinize henüz girmiş değildir.” 3 âyeti de, İslâmiyet’i kabul etme, teslim olma ile imanın farklı olduğunu belirtir.

Zaten âyet, “delil” demektir. Kur’ân’ın ibareleri âyet olduğu gibi, yaratılan her şey kevnî bir âyettir: “İnsanlar devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?” 4 “Kesin olarak inananlar için yeryüzünde âyetler vardır.” 5 “Ölü toprak onlar için mühim bir delildir. Biz ona yağmurla hayat verdik ve ondan dane çıkardık. İşte onlar bundan yerler.” 6

 Kur’ân pek çok âyette gözlemi, tahkiki, tetkiki, araştırmayı, akletmeyi ve tefekkürü dikkate verir, hatta emreder. 

Ve Hz. İbrahim (as) diliyle bize akıl ve kalp ile mutmain olma dersi verir:

 “Hani İbrahim, ‘Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster’ demişti. ’İnanmıyor musun?’ deyince, ‘Hayır (inandım), ancak kalbimin tatmin olması için…’ demişti. ‘Öyleyse dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir...’ 7

Dipnotlar:

1- Nisâ Sûresi, 136. 2- Fetih Sûresi, 4. 3- Hucurât Sûresi, 14.  4- Gaşiye Sûresi, 17-20. 5- Zâriyât Sûresi, 20. 6- Yâsîn Sûresi, 33. 7- Bakara Sûresi, 260.

 

Okunma Sayısı: 887
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ALP

    2.11.2018 09:00:18

    Tahkikî olmayan taklid tahrib eder, İdraksiz ikra (mukallid yapar) ikrah etdirir, Tahkikîdir En Sevgilimiz(SAV)'in teşvik ettiği, Selâm Selâm Selâm Vesselâm,...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı