"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Krizleri Kemalizm çıkarıyor; kabahatı siyasetçilere atıyor!

Ali FERŞADOĞLU
06 Temmuz 2018, Cuma
Siyaset/yönetim, dış politika, hülâsa sosyal hayat; baştan ayağa yasaklarla örülü darbeler anayasasına göre dizayn edilmiştir. Yani, anayasa, kanun, tüzük, vs. politikacı/yönetici, makam sahibi, ilim adamları dahil herkesin elini kolunu bağlıyor.

Günümüz siyasetini Deccalizm/Süfyanizm, Kemalizm, vahşi kapitalizm kurgulamıştır. Siyaset oyunun kuralları İslâmca, Müslümanca değildir.

Siyaset/yönetim, dış politika, hülâsa sosyal hayat; baştan ayağa yasaklarla örülü darbeler anayasasına göre dizayn edilmiştir. Yani, anayasa, kanun, tüzük, vs. politikacı/yönetici, makam sahibi, ilim adamları dahil herkesin elini kolunu bağlıyor.

Bu müstebit rejim herkesi kullanıyor. Komünistleri, milliyetçileri, hürriyetçileri, dindarları! Gayet tabiî olarak, Demokratlar, bu normlara göre değil, hürriyet kanunlarına göre icraat yapmaya çalışıyor. (Ki, maddî-manevî kalkınmanın, ilerlemenin, gelişmenin yüzde 90’ının altında hürriyetçilerin/Demokratların imzası bulunuyor.) O zaman da ortalama her on senede bir darbe ile uzaklaştırılıyorlar. Ve sistem tekrar müstebit Kemalizmin çizgisine çekiliyor. 

İktidarda olan “dindar siyasalcılar” ise, işi bilmediklerinden icraatı müstebit Kemalizm sisteminin normlarına göre yapıyor. O zaman da dindarlıklarını kaybediyorlar. Ve bu seferde bütün kabahat dine, dindarlara yüklenip, fatura onlara ödetiliyor. Böylece müstebit Kemalizm rejimi kendisini aklıyor!

İşte Bediüzzaman’ın, “Toplumun yüzde 60-70’i tam mütedeyyin (takva ehli) olmadıktan sonra iktidar olmaya çalışmasın” demesinin hikmeti budur! (Emirdağ Lâhikası, s. 386.)

İkinci bir sebebi de, vahşi kapitalizmle, müstebit Kemalizm ile siyasetle mücadele edilip başarılı olunamaz. Zira, günümüz siyasetini vahşi kapitalizm ve müstebit Kemalizm kurgulamıştır. 

Onların kurallarıyla, futbol sporunun ifadesiyle, “deplasmanda” onlara mukabele edilemez, başarılı olunamaz! Ki, bu, hadis-i şeriften istihraç edilen bir stratejidir:

“...”O zamana yetiştiğiniz zaman, siyaset canibiyle onlara galebe edilmez; ancak manevî kılınç hükmünde i’caz-ı Kur’ân’ın Nurlarıyla mukabele edilebilir” tavsiyesine müracaatla, Ankara’da teşrik-i mesai edemeyeceği için, kendisine tevdî edilmek istenen mebusluk, Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiye gibi Diyanetteki azalığı, hem Vilayat-ı Şarkiye Vaiz-i Umûmiliği tekliflerini kabul etmez.” (Bediüzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayat, s. 131.)

Bu sebeple Bediüzzaman, Van’a gider, inzivaya çekilir. İman-Kur’ân nurları Risale-i Nur’la mücadele etmenin metod, formül, ölçü, prensip ve stratejilerini geliştirmeye koyulur.

Okunma Sayısı: 2980
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı