"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Olağanüstü kitap fuarından bisikletle olağanüstü ışık ihlâli sorgusuna!

Ali FERŞADOĞLU
15 Kasım 2017, Çarşamba
Ülkemizde, 21. asra yakışmayan tuhaf şeyler oluyor...

Geçtiğimiz Pazar günü, TÜYAP Kitap Fuarın’da imza günümüz vardı. Cumartesi baskıdan çıkan ve ertesi gün fuara yetiştirilen Olağanüstü Hallerimiz isimli kitabımızı imzaladık.

Fuarda bu yıl daha bir kalabalık, daha büyük bir ilgi vardı…

Diğer olağanüstü haber de şu: Kitap imzalamaya gelen İsa kardeşimiz din dersi öğretmeni idi. Haksız, hukuksuz, kanunsuz 12 ay hapis yattı; çıktı. Hanımı da hemşire. İkisi de meslekten ihraç edilmişler. Bulunduğu hapiste ilgililer Risale-i Nur sokmuyordu. Yazarımız H. Muharrem Okur’un girişimleri ile külliyat almış. Dersler, müzakereler, cevşen, Kur’ân okumaları… Şu garabeti de anlattı:

“Yan koğuştan bir kardeşimiz ısrarla Risale-i Nur kitaplarından istedi. Bunlar bizim üzerimizde zimmetli olduğu için vermemiz yasaklandı, dedim. Kardeşimiz çok halis idi ki, çıkmamıza bir ay kala beni o koğuşa verdiler… Bir ay sonra çıktım, Külliyat’ı da ona bıraktım.”

21:45’te Yenikapı-Yalova seferi yapan feribatı bindik. Herkesın başı önünde, somurtuyor. Dayanamadık, “Böyle küs küs oturamayız!” deyip yol arakadaşlırımızla sohbet etmeye başladık. Haksızlıklardan, zulümlerden, işkencelerden, adaletsizliklerden, hırsızlıklardan, yolsuzluklardan, krizlerden, terörden, ülkemizin içine çekilmek istendiği savaş bataklığı vs’den konuştuk… Muhatabım taşeron. Ortağı genç komiser, ayrılmış emniyetten; özel sektöre geçmiş. Kitaplarımı ve Yeni Asya’daki yazılarımı takip ediyormuş. Hararetli sohbetimize dayanamayan yanımdaki adam kalkmış gitmiş! Gemiden indim, kenarda bağladığım bisiklete bindim, şehrin içine girdim, birisi kulağında telefon, “Çek, çek yana! Ben polisim!” dedi. Kimliğini gösterdi. “Işıkları ihlal ettin, nereden geliyorsun!” “Allah Allah, bisikletle ne ışığı, ne ihlali, ışık yok ki! Kim demiş!”

“155’i aradılar. Ver kimliğini… Süresiz basın kartını uzattım. Arkadaşına, “Sen burada kal!” deyip arkadaki arabasına geçti, sordu, soruşturdu. Işık ihlaline bu ne soruşturma! Arkadaşı, “Bir şey yok, şimdi gelir! Gazetecisin ha, bu kitaplar senin mi? Yeni Asya’da mı çalışıyorsun!” derken arkadaşı diğeri, “Bir şey yok, buyurun kartınızı, hayırlı akşamlar!”

Işık, mışık yok da, ışık ihlalinde gizi polisin kimlik araştırması, soruşturması neyin nesi?

Korkunun dağa taşa sindiği, sindirilmek istendiği bir ülkede yaşıyoruz. Resmi dairelerde, kamu alanlarında nerede ise bizden başka konuşan yok! Millet korkunun ve sessizliğin mezarına gömülmek isteniyor.

Ama bir beklentim var: Fransa’da OHAL kalktığına göre, laiklik ve benzeri mevzularda ona sıkı sıkıya bağlı ülkemde fazla kalamaz; kalkar inşaallah!

Okunma Sayısı: 958
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı