Araştırmalar, çok yemek içmek değil, düzenli/ölçülü/dengeli beslenmek, az yemek ve uyumak gerektiğini ortaya koydu.
Az yemek yemeli, özellikle akşamları hafif yiyecekler atıştırmalı. Çünkü uyku esnasında metabolizma yavaşlar, vücut ısısı düşer. Bu, vücudun daha az yorulması ve uzun yaşaması demektir. Muhalif mânâsı şu:
Aşırı yemek, ömrümüzü kısaltıyor! Çünkü vücudun uyku esnasında dinlenmesi gerekir. Şayet, ağır ve çok yemek alınırsa, metabolizma harekete geçecek, yani dinlenemeyecektir. Halbuki, onun da dinlenmesi gerekir. Bundan ötürüdür ki, bir ayette mealen, “Geceyi sizin için bir dinlenme vasıtası kıldık” buyurulur. “Can boğazdan gelir” demiş atalarımız. Doğru. Ancak “Ölçü kaçarsa can boğazdan gider!” diyor ilim adamları. Aşırı yemek israf, israf aşırı kilo, aşırı kilo hastalıklar zinciri demektir.
Tıka basa yemek gerçek iştahı, lezzeti yok edip sağlığı tehdit ettiği gibi, zamanla hipertansiyona, asterosklaroza, diabete ve kanser gibi hastalıklara yol açmakta ve kötü rüyalara sebep olmaktadır.
•Az uyuyan, daha çok dinleniyor. Çok çalışan, tembelden daha çok yorulur zannedilir, ama daha rahat ediyor. Çünkü insanın fıtratı, hareket ve heyecan üzerine yaratılmıştır. Çok uyumak değil, stressiz/sıkıntısız az bir uyku daha çok dinlendirir.
•Yatmadan önce bir miktar tefekküri kitaplar okumalı.
•Mümkün olduğu kadar abdestli yatmalı.
•Beynimize, duygularımıza olumlu komutlar vermeli, güzel şeyler düşünmeli.
•Uyku pozisyonuna dikkat etmeli. Sağ omuz üzerine yatmalı.
•Çok sert, yamuk yumuk yataklarda yatmamalı.
•Deliksiz bir uyku uyumak için, stres ve sıkıntılardan arınmalı.
•Yatağa girdiğimizde dua etmeli, günü güzel İlahî hakikatlerle bağlamalı.