"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Seyr-u sülukun çağdaş formülü

Ali FERŞADOĞLU
01 Ağustos 2017, Salı
Ruhî bir eğitim ve terbiye ile tekâmül neticesinde kazanılan bir meleke olan seyr u sülukun, aynı zamanda her çağın ilmî birikim, şart ve imkânlarına göre olması aklî bir zorunluluktur.

Eğer manevî seyahat ve gözlemi maddî vasıtalara benzetirsek; her devrin iletişim araçlarının teknolojisi, tekniği ne ise, mânâ âlemlerine olan seyahat de ona göre olmalıdır. Yani eskiden kağnı, at arabası, faytona biniliyor idiyse, şimdi son model otomobil, hızlı tren, ve uçaklara binilerek gerçekleştirilmelidir. Günümüzde menzil-i maksuda eski çağın vasıtalarıyla ulaşılamayacağı, en azından çok uzun zamanda ve zorluklarla varılacağı açıktır. 

Risale-i Nur, Bediüzzaman’ın seyr u sülukunun mahsulü, yani onun manevî seyir ve gözleminin meyvesidir. Dolayısıyla söyleyeceğimiz ilk şey, onun seyr u süluk anlayışı, imânâ, yani tevhide, birliğe odaklanmasıdır. Yani “Her şey O’ndan geldi, O’na dönecektir” hakikatini gözlemleyerek yaptığı manevî gezi ve O’na ulaşmanın yürüyüşüdür. 

Onun mânâ âleminde açtığı seyahat ve gözlemin metodunun birinci basamağı, imân esaslarının benimsenmesi ve özümsenmesi oluşturur. Tahkikî imânla gelişen bütün duyu duygu his ve latifelerle topyekûn bir gözlem/seyir ve seyahate çıkar.

Tasavvufun eski metodunda yalnız kalp işletilmiş, akıl geri plana itilmiştir. Bediüzzaman, “akıl ile kalbi” birleştiren, fen, sosyal ve manevî ilimleri harmanlayarak oluşturduğu tevhit-imân ekseninde bir seyr u sülukü (manevî gözlem ve seyahati) esas alır. Ki, kendi orijinal ifadesiyle bu; akıl ile kalb arasında açılan yeni berzahi bir yoldur.

Onun manevî seyahat ve gözlemde ortaya çıkardığı diğer belirgin bir özellik de, her biri bir isim ve sıfata (Esma-i Hüsna’ya) dayanan fen, sosyal ve manevî ilimlerin harmanlanmasıyla hâsıl olan yüksek tefekkür, ibadet, virt, zikirle akıl, kalp ve sair duyguların birlikte işletilip tekâmül ettirilmesidir. Bu anlamda Risale-i Nur’a bakıldığında baştan ayağa fikrî, ilmî, kalbî, yani duyu ve duygulara dayanan bir seyahat ve gözlem olduğu görülür. 

Okunma Sayısı: 1014
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı